Holguin Politis’e verdiği özel röportajda 5+1 formatında gayri resmi genişletilmiş görüşme düzenlenmesinin üç şarta bağlı olduğunu açıkladı.
Şartlardan birinin "liderlerin doğrudan ve düzenli görüşmeye devam etmesi" olduğunu belirten Holguin “bu tamamen onların elinde. Bunu yapmaya hazır olduklarına ilişkin her işareti kutluyorum” ifadesini kullandı.
Holguin ikinci şartın "liderlerin olası Güven Yaratıcı Önlemleri (GYÖ) tayin etmesi” olduğunu belirterek “bu olmazsa olmazdır” dedi.
Holguin, üçüncü şartın ise “liderler ve grupları Kıbrıs sorununun özü ve çözüm metodolojisi üzerinde çalışması” olduğuna işaret etti.
Politis Genel Sekreter Antonio Guterres’in adayı ziyaretinden birkaç gün sonra Holguinle yaptığı söyleşiyi “Beşli Konferansın Çağrılması İçin Üç Ön şart… Maria Angela Holguin’in Politis’e Söyleşisi” başlığıyla manşetten verdi.
Gazeteye göre Holguin “barış çabalarının geleceğinin liderlerin elinde olduğuna” inanıyor. “GYÖ’lerin ve paralelinde özün ve metodolojinin ilerleme sağlanabilmesi için gerekli ön şart olduğuna” vurgu yapıyor.
-“İlerlemedeki en büyük engel ötekinden korku ve siyasi irade eksikliğidir”
Şu andaki asgari gerekliliğin iki liderin sürekli ve doğrudan görüşmesi ve ilerlemeye niyetli olduklarına dair göstergeler olduğunu kaydeden Holguin, "Liderler sadece konuşmak değil, önümüzdeki günlerde somut eylemlerde bulunurlarsa, birçok şeyde engelleri kaldırabilirler. İlerlemedeki en büyük engel ötekinden korku ve bütün müdahillerdeki siyasi irade eksikliğidir.” diye konuştu.
Holguin iki lidere, Genel Sekreter’in 5+1 formatında görüşme düzenlenebilmesi için tayin ettiği GYÖ’ler, öz ve metodolojide ilerleme sağlanması için doğrudan ve düzenli görüşme çağrısı yaptı. “Öz ve metodolojinin paralelinde GYÖ’ler ilerleyebilmemiz için özlü ön şarttır” dedi.
Maria Angela Holguin Genel Sekreter’in genişletilmiş bir görüşme düzenlemek için bütün tarafların onayını aldığını hatırlatarak “yeniden başarısızlığa uğrama riski olursa 5+1’i düzenlemeyecek. Böyle bir şey sürece zarar verebilir.” dedi.
-“BM’nin yakınlaşmalar belgesi tarafların istediğini seçeceği bir tercih listesi değil”
BM’nin birkaç aydır BM arşivleri temelinde ve bütün konularda, Crans Montana’ya kadar varılan yakınlaşmaların doğru kaydı için çalıştığını ve oluşacak belgeyi liderlere vereceğini söyleyen Holguin “yakınlaşmalar tek ve birbirine bağlı bir bütünü oluşturur. Bir unsuru izole ederseniz her şey ayrışabilir. Hatırlayalım; yönetim, güvenlik ve garantiler, toprak ve mülkiyet birbiriyle derinden bağlantılıdır. Bir konudaki bir yakınlaşma ancak bütün çerçevesinde değerini korur. Dolayısıyla (BM tarafından hazırlanacak liste tarafların istediklerini seçeceği bir tercih listesi değil.” ifadelerini kullandı.
Holguin, Genel Sekreter Guterres’in adayı ziyareti sırasında, bölgenin "istikrarsız doğasıyla" ilgili uyarısına katıldığını da belirtti. “Geniş bölgedeki enerji rekabeti, güvenlik gerilimleri ve değişken ittifaklara” dikkat çeken Holguin “bunlar, bu istikrarsız bölgede bir anda değişebilecek şeyler.” dedi.
Holguin, gazetenin Türkiye -AB ilişkileri ile ilgili sorusuna karşılık, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’la ilgili inisiyatifinin TC-AB ilişkilerinde olumlu adımlar atılmasına katkı koyabileceğini belirterek “bu da olası müzakereler için iyi olurdu. Konuyu yönetmek AB’nin yetkisinde olsa da müzakerelerin yapılması için bu dosyada ilerleme şarttır.” dedi.
-“Referandumda oy kullanacağına göre iki toplumun da geleceğini şekillendirecek düzenlemeleri bilme hakkı var”
"Sivil toplumun barış sürecine katılımının güçlendirilmesi tercih ya da müzakerelerden dikkat dağıtmak değil, aksine, gerekliliktir.” diye konuşan Holguin şunları kaydetti.
“2004 referandumundan çıkarılan derslerden biri de halkın doğru ve saygılı şekilde bilgilendirmenin önemidir. Her iki toplumun da ilerlemek istediğine derinden inanıyorum. Referandumda oy kullanmaları gerekeceğinden, her iki toplumun da, ortak geleceklerini şekillendirebilecek düzenlemeleri şeffaflıkla ve kesin olarak bilme hakkı vardır. İlerleme elde edebilmek için müzakerelere yönelik öz hazırlıkların ölçülü ve özel kalması gerekir; Kıbrıs'ta bu imkansız ve adada karşılaştığım en büyük zorluklardan biri bu. ‘Sızıntı’ olmadan müzakere yapılması fikri burada düşünülemez."
Görüşmelerin pratik düzeyde büyük ölçüde ve uzun zamandır görmediği kadar detaylı ilerlediğini kaydeden Holguin, "Basının teyit alınmadan yapılan spekülasyonların süreci baltaladığını ve her yeni bir teori ortaya atıldığında izahat ya da yalanlama yapmamın söz konusu olmadığını anlamasını isterim. Size söyleyebileceğim şudur ki, hazırladığım ya da taraflara sunduğum bir belge yoktur.” dedi.
-“Politis, 2008-2017 yakınlaşmalarını toparladı”
Gazete 2008’den 2027’ye kadar Kıbrıs sorununda varılan yakınlaşmaları “Kıbrıs Sorununda Yakınlaşmalar: Downer Belgesinden Crans Montana’ya Kadar… Guterres 2017’de Kapsamlı Bir Çözümün Özünün ‘Pratikte Mevcut’ Olduğunu Değerlendirdi Ancak Kapsamlı Paket Tamamlanmadığı için Yakınlaşmaların Hiçbiri Bağlayıcılık Kazanmadı” başlık ve spotları altında madde madde sıraladı.