Lefkoşa 16°USD50,16 ₺▲EUR55,94 ₺▼GBP67,02 ₺▼GRAM ALTIN6.556,39 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Berlin Duvarı'nın yıkılışının üzerinden 37 yıl geçti

Almanya'nın başkentini 1961-1989'da ikiye bölen ve "utanç duvarı" olarak nitelenen Berlin Duvarı'nın yıkılışının üzerinden 37 yıl geçmesine rağmen Alman vatandaşları, o döneme ait anılarını hala zihinlerinde canlı…

4 dakika okumaHaber: Kıbrıs Postası
Paylaş
Berlin Duvarı'nın yıkılışının üzerinden 37 yıl geçti

Berlin şehrini ve Almanya'yı 28 yıl boyunca ikiye bölen 156 kilometre uzunluğundaki Berlin Duvarı 9 Kasım 1989'da yıkıldı.

Berlin Duvarı'nın yıkılması, hem Almanya hem de Avrupa için dönüm noktası olurken Doğu Almanya'nın, yani Demokratik Almanya Cumhuriyeti (DDR) rejiminin sona ermesine giden süreci de hızlandırdı.

BERLİN DUVARI'NA GİDEN SÜREÇ

İkinci Dünya Savaşı'ndan mağlup çıkan Almanya, ABD, İngiltere, Fransa ve eski Sovyetler Birliği tarafından 4'e bölündü.

1949'da ABD, İngiltere ve Fransa'nın kontrolündeki bölgelerin yönetimleri birleştirilerek Federal Almanya Cumhuriyeti (BRD) kurulurken eski Sovyetler Birliği yönetimi altında bulunan bölgede de aynı yıl DDR ilan edildi ve Almanya ikiye bölündü.

1949-1961 yıllarında özellikle eğitimli ve kalifiye gençlerin de bulunduğu yaklaşık 3 milyon kişi, ekonomisi daha da kötüye giden Doğu Almanya'dan Batı'ya kaçtı.

DDR yönetimi bu kaçışları engellemek için 12 Ağustos 1961’de Berlin'de gizlilik içinde sınırı kapatma kararı aldı.

65 yıl önce 13 Ağustos sabahı Doğu Alman askerleri Sovyetler Birliği'nin yönetimindeki bölgeyi dikenli tellerle kapattı. Bu teller de kaçışları engelleyemeyince 17 Ağustos gecesi 3,6 metre yüksekliğindeki Berlin Duvarı örülmeye başlandı.

BERLİN DUVARI, SOĞUK SAVAŞ'IN SİMGESİ OLDU

Doğu Almanya'dakilerin Batı Almanya'ya (Federal Almanya Cumhuriyeti) kaçmasını önlemek amacıyla 1961'de örülen 156 kilometre uzunluğundaki beton duvar, 20. yüzyılda Soğuk Savaş'ın simgesi olarak varlığını yıllarca sürdürdü.

Duvarı aşmaya ve Batı Almanya'ya ulaşmaya çalışan 138 kişi hayatını kaybetti ancak duvarın yıkıldığı 9 Kasım 1989'a kadar da 5 bin 75 kişi engeli aşıp Batı'ya kaçmayı başardı.

Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesi, her yıl 3 Ekim'de düzenlenen resmi törenlerle kutlanıyor. Resmi tatil olan 3 Ekim'deki törenlere tüm devlet erkanı katılıyor. 1938'de Nazilerin Yahudilere ait ev, iş yeri ve sinagoglara saldırı düzenlediği 9 Kasım, tarihe Kristal Gece olarak geçtiği için birleşme günü olarak kutlanmıyor.

"Demir perde" olarak da anılan Berlin Duvarı ülkede yaşayanlarda derin izler bıraktı. Duvarın kalıntıları kentin bazı yerlerinde ziyaret edilebiliyor.

"İLK BAŞTA GERÇEK OLDUĞUNA İNANAMADIM"

Berlin Duvarı'nın yıkılışının 37. yıl dönümü öncesinde Berlin'deki Duvar Anıtı'nı ziyaret edenler, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Tekerlekli sandalyeyle Duvar Anıtı'nı ziyaret eden Andrea-Barbara Czeskleba, duvarın 1989'da yıkılmasını büyük sürpriz olarak nitelendirerek, "Ama çok sevindirici bir sürprizdi çünkü geçmiş yıllar boyunca DDR'deki insanlara hep üzülmüşümdür ve orada akrabalarım da vardı, onları ziyaret etmiştim. Bunu (duvarın yıkılmasını) gerçekten harika bulmuştum. İlk başta gerçek olduğuna inanamadım ama bunu çok memnuniyetle karşıladım" dedi.

Czeskleba, duvarın yıkılmasından sonra Chemnitz'te eşi ve kızıyla yaşayan kuzenini ziyaret ettiğini belirterek, kuzeninin ailesinin bir yandan seyahat edebildikleri için çok mutlu olduklarını ancak diğer yandan bir işte çalışmadıklarını ve neredeyse hiç paraları bulunmadığını söyledi.

Duvar Anıtı'nı ziyaret ettiğinde hala o dönemi hatırladığını ve sarsıcı bulduğunu dile getiren Czeskleba, "Genç bir yetişkin olarak DDR'de akrabalarımı ziyaret ettiğimdeki anılarım canlanıyor, gıda ve yatak çarşafları için nasıl kuyrukta bekledikleri, bize en iyisini sunmaya çalıştıkları ki bunu hiç yapmak zorunda değillerdi. Biz de DDR'nin paralarını harcamakta büyük zorluklar yaşadık çünkü ortada hiçbir şey yoktu. Ve bu hapiste olma hissi, bunların hepsi tekrar canlanıyor" diye konuştu.

Burada ayrıca DDR'nin nasıl göründüğünü de tekrar hatırladığını ifade eden Czeskleba, sınır geçişlerini de korkunç bulduğunu anlattı.

Czeskleba, duvarın yıkılmaması gerektiğini düşünenlere tepki göstererek, "Doğu Almanlara hala hakaret ediliyor ve 'Duvar hiç açılmasaydı, yıkılmasaydı, yeniden inşa etmek daha iyi olurdu' gibi sözleri sürekli duyuyorum. Bütün bunları çok kötü buluyorum çünkü nasıl olur da insanlar hapsedilebilir" ifadelerini kullandı.

"'BURADA BİR TERSLİK VAR' DİYE HİSSETTİK"

Bayreuth kentinde yaşayan Berthold Just da Berlin Duvarı yıkıldığında tesadüfen Doğu Almanya'da olduğunu belirtti.

Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) gençlik teşkilatı Junge Union ile Doğu Almanya'ya gittiklerini anlatan Just, "Gezi için uzun zaman önce başvurulmuştu. O gün hiçbir şey değiştirilemezdi ve bu yüzden Meiningen'e giriş yaparken bile 'Burada bir terslik var' diye hissettik. Bize DDR tarafından tahsis edilen rehber, otobüsün ön paneline iki eliyle vurarak, 'Sınır açılamaz, bu devleti lağvetmek olur' dedi. Ben de, bu konuda haklı olabileceğini düşündüm" şeklinde konuştu.

Just, daha sonra gün içinde insanların Berlin'de duvarın üzerinde oturduklarını televizyonda gördüğünü söyledi.

İki Almanya'nın yeniden tam olarak birleşmesinin biraz zorluk yaratacağını bildiğini ancak başarılacağına dair iyimser olduğunu aktaran Just, "Kısa sürede Doğu'da da iş bağlantılarımız oldu ve insanlara biraz güvenmek gerekiyordu. Elbette ara sıra bazı sorunlar çıkabilir ama genel olarak pek çok şeyin yoluna girdiğini söyleyebiliriz" dedi.

1980'li yıllarda Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde bir bakanlıkta çalışan Albert Harms da Düsseldorf'ta bakanlıktan dönerken geç saatlerde duvarın yıkıldığını radyodan duyduğunu aktararak, "Bu haber beni o kadar derinden etkiledi ki önce bunu sindirebilmek için otoyol kenarındaki bir otoparka girdim. Bu inanılmazdı" ifadelerini kullandı.

Kuzey Ren-Vestfalya'dan bir heyetle, Nisan 1989'da Doğu Almanya'ya gittiğini söyleyen Harms, "Bunun (Duvarın yıkılışının) gelecek iki nesil içinde gerçekleşmesinin bile mümkün olabileceğini düşünmüyorduk" diye konuştu.

Dönemin Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Johannes Rau'nun DDR'deki muhalefet ile temasta olduğunu anlatan Harms, bu nedenle DDR'de bir şeylerin olabileceğini bildiklerini ifade etti.

İki Almanya'nın ve halklarının bugün kısmen birleştiği söylenebileceğini dile getiren Harms, "Bazen de alanlarda ve elbette mevcut seçim sonuçlarından da anlaşıldığı üzere, bu alanlarda farklılıklar mevcut. Bu farklılıklar için de açıklamalar var. Ancak bana göre, (Eski Almanya Başbakanı) Willy Brandt'ın o zamanlar söylediği 'Şimdi birbirine ait olanlar birleşiyor' sözünün gerçekleşmesi, sanırım bir nesil daha sürecek. Bunu önümüzdeki on yıl içinde de göremeyeceğiz. Sanırım ondan sonra bir birlik sağlanmış olacak ancak süreç devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.

AA

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler