Holguín, Erhürman ve Hristodulidis’i aynı masada buluşturacak.
Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisinin YENİDÜZEN ve Cyprus Mail röportajlarına baktığımızda, ya yeni bir başlangıcın ya da ciddi bir kopuşun eşiğinde olduğumuzu görüyoruz.
Holguín, başarısızlığın büyük zarar yaratacağını söylüyor. Yeni bir BM girişiminin olup olmayacağından bile emin değil.
Doğrusu, Nikos’un “19 maddelik öneri” iddiası pek de ciddiye alınmazken, Tufan hocanın dört maddelik “metodolojisi” de bir yöntemin ötesinde, ön şart gibi okunuyor.
Holguín’in önerisi ilginç: Ön koşulsuz müzakereye başlayalım, ilk gündem dönüşümlü başkanlık olsun. Anlaşılırsa devam edilsin, anlaşılmazsa süreç bitsin.
***
Tam da bu kritik görüşme öncesinde Hakan Fidan geldi.
Erhürman’la görüştü.
Ortak bir siyasi açıklama yapılmadı.
Fidan sonrasında sosyal medyadan bildik söylemi yineledi: Yan yana iki devlet, egemen eşitlik, eşit uluslararası statü…
Bu söylemi özellikle son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çok duyduk.
Herkes hangi adayın neyi savunduğunu biliyordu.
Kıbrıslı Türkler de tercihini yaptı.
Türkiye’nin mevcut iktidarıyla Kıbrıslı Türklerin ortaya koyduğu irade ve seçilmiş liderliği aynı noktada değil.
Bundan ürkmeye gerek yok.
İlk kez olmuyor.
Aynı düşünmek zorunda da değiliz.
Türkiye’nin enerji, güvenlik, Doğu Akdeniz, Avrupa Birliği ve Yunanistan’la ilişkiler üzerinden şekillenen stratejik hesapları var.
Belki iki devlet söylemi bu büyük pazarlığın da parçası.
Ama Kıbrıslı Türklerin önceliği başka olabilir.
Dünyayla buluşmak…
Kendi geleceğinde söz sahibi olmak…
***
Holguín’in Türkiye Büyükelçiliğini ziyareti de dikkat çekti.






