Lefkoşa 15°USD50,16 ₺▲EUR55,94 ₺▼GBP67,02 ₺▼GRAM ALTIN6.556,39 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Sinirlioğlu’nun Genel Sekreterlik yolundaki Kıbrıs engeli!

Birleşmiş Milletler (BM) önümüzdeki yaklaşık bir buçuk ay içerisinde yeni bir Genel Sekreter seçecek… -*-*-Yeni Genel Sekreter 1 Ocak...

4 dakika okumaHaber: Serhat İncirli
Paylaş
Sinirlioğlu’nun Genel Sekreterlik yolundaki Kıbrıs engeli!

Yeni Genel Sekreter 1 Ocak 2027’ye kadar belirlenecek ve o tarihte resmi görevi belirlenecek… 

-*-*-

Şu ana kadar sekiz isim bu görev için yarışıyor… Ve içlerinden biri de Türkiyeli tecrübeli diplomat Feridun Sinirlioğlu…

-*-*-

Adaylardan beşi kadın… 
Kadın adaylardan Kosta Rika eski devlet başkan yardımcısı ve BM Ticaret ve Kalkınma (UNCTAD) Genel Sekreteri Rebeca Grynspan yarışın favorisi… 

-*-*-

Türkiyeli aday Feridun Hadi Sinirlioğlu, Kıbrıs meselesinin sadece Türkiye’de değil, tüm Dünya’daki en önemli “bilirkişi”lerinden biri… 
Şu anda AGİT Genel Sekreteri... 
Eski Türkiye Dışişleri Bakanı ve BM Daimi Temsilcisi…

-*-*-

BM tarihinde bugüne kadar hiç kadın Genel Sekreter olmadı. Sekiz adayın beşi kadın demiştik. Bölgesel rotasyon geleneği nedeniyle Latin Amerika ve Karayipler bölgesinden bir adayın seçilmesi beklentisi bulunuyor.

-*-*-

15 üyeli Güvenlik Konseyi’nde en az dokuz üye Genel Sekreter seçilecek kişiye onay vermeli… Beş daimi üye ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'nın veto yetkisi tabii ki belirleyici... Bir adayın bu beş ülkeden herhangi birinin vetosuyla karşılaşması seçilmesini engelleyebilir. Tayyip Erdoğan “Dünya 5’ten ibaret değil” diyor ya!
Genel Sekreter seçilirken o Dünya ne yazık ki 5’ten ibaret!

-*-*-

Çeşitli kaynaklara göre Rebeca Grynspan Güvenlik Konseyi'nin gayri resmî yoklamalarında öne çıkan isim… 

-*-*-

Geçtiğimiz günlerde, özel bir toplantıda Feridun Sinirlioğlu’na BM üyesi ülkelerin çeşitli temsilcileri sorular sordu…  

-*-*-

Soru soranlar arasında, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin BM Daimi Temsilcisi Maria Michael de vardı… 

-*-*-

Bu sorulardan ve yanıtlardan bahsetmeden önce şunu belirtmekte fayda var; çok net bir şekilde görülmüştür ki, Türkiye’nin devlet politikası olarak, Kıbrıs konusunda “cevap veremez” noktası çok fazla!

-*-*-

Büyükelçi Maria Michael, Sinirlioğlu'na geçmişte Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi sıfatıyla yaptığı bir açıklamayı hatırlattı. Sinirlioğlu’nun 19 Mayıs 2022 tarihli mektubunda, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1963 yılında hukuki bir varlık olarak sona erdiğini savunduğunu belirtti.

-*-*-

Ardından beş başlıkta açıklama istedi:

-*-*-

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tanıyor mu? 

-*-*-

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin BM üyesi devlet statüsünü kabul ediyor mu? (BM Genel Sekreteri çıkıp da ‘hayır tanımam, kabul etmem’ mi diyecek? Yani Beşiktaş – Omonia maçı gibi bakmakta fayda var diyorum… )

-*-*-

Ağustos 2023'te Pile'de BM Barış Gücü personeline yönelik saldırıları kınıyor mu?

-*-*-

Kapalı Maraş konusunda BM Güvenlik Konseyi kararlarını kabul ediyor ve uygulanmasını destekliyor mu?

-*-*-

Türkiye'deki işkence iddiaları, ifade özgürlüğü ve barışçıl gösteri hakkı konularında BM'nin kaygılarını paylaşıyor mu?

-*-*-

Sinirlioğlu, soruları tek tek yanıtlamadı. Bana göre zaten yanıtlayamazdı… Kıbrıs meselesinde BM Şartı'nın çalışmalarına rehberlik edeceğini söylemekle yetindi… Yani, “sevmesek de hoşlanmasam da yapacak bir şeyim yok, öpe öpe Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kabul ediyorum, tanıyorum” demek istedi ama demedi!

-*-*-

Sadece, "Birleşmiş Milletler Şartı, Kıbrıs meselesi de dahil olmak üzere, bir sonraki Genel Sekreter olmam halinde çalışmalarımı yönlendirecektir" dedi… 

-*-*-

Politis gazetesinin haberine göre, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliğini ve BM üyesi devlet statüsünü açıkça tanıdığını söylemedi. Pile, Maraş ve Türkiye'deki insan haklarıyla ilgili sorulara da ayrı ayrı yanıt vermedi. 

-*-*-

Yunanistan'ın BM Daimi Temsilcisi Aglaia Balta, 2019 Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı'nı gündeme getirdi.

-*-*-

Yunanistan temsilcisi, Türkiye ile Libya'nın karşılıklı veya bitişik kıyılarının bulunmadığını, Girit ve On İki Ada'nın deniz yetki alanlarının göz ardı edildiğini, mutabakatın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu öne sürdü…

-*-*-

Balta, Sinirlioğlu'na geçmişte Türkiye adına savunduğu bu anlaşmayı, şimdi dile getirdiği uluslararası hukuka bağlılık ilkesiyle nasıl bağdaştırdığını sordu.

-*-*-

Politis’e göre, Sinirlioğlu bu konuyu da geçiştirdi, yanıtlamadı… Mutabakatın hukuki esasına girmedi. Türkiye'nin adayı olduğunu ancak toplantıya Türkiye temsilcisi olarak katılmadığını belirtmekle yetindi… 

-*-*-

AGİT Genel Sekreterliği'ne seçilmesinde Yunanistan'ın da desteğinin bulunduğunu hatırlattı. Yunan yetkililerle kurduğu çalışma ilişkilerini örnek göstererek bağımsız ve tarafsız bir uluslararası görevli olabileceğini söyledi. (Destekleyin beni da korkmayın der gibi)

-*-*-

Dolayısıyla Türkiye-Libya mutabakatının hukuki geçerliliğine ilişkin doğrudan bir yanıt vermiş olmadı… 

-*-*-

Sinirlioğlu’na İmamoğlu’nu, Hamas’ı, Filistin, Gazze, insan ve kadın haklarını da sordular… 

-*-*-

Aklıma takılan önemli bir soru; “… Türkiye'nin adayı olan bir diplomat, BM Genel Sekreteri seçildiğinde Türkiye'nin Kıbrıs politikasından bağımsız hareket edebilecek mi?”

-*-*-

Yani bu kardeşimiz, bir yandan yıllardır, Türkiye'nin iki devletli çözüm politikasını hararetle savunacak ancak öte yandan BM Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs'la ilgili kararlarını uygulamakla yükümlü olacak!!!

-*-*-

Mümkün mü?
Değil!
Sırf bu yüzden seçilme şansı yok bence!

-*-*-

Düşük bir ihtimal ama diyelim ki Sinirlioğlu BM Genel Sekreteri oldu!
Kıbrıs'ta yeni bir müzakere süreci söz konusuyken tanınmış tek devlet Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, iki toplumlu iki kesimli federasyon tezini ve kendi devletinin iki devletli çözüm önerisini nasıl ele alacak?
Elleri yanmaz mı?

-*-*-

Sinirlioğlu’nun kesinlikle şansı olmadığı açık… 
Haaa Türkiye, Kıbrıs başta olmak üzere, birçok konuda “engelli” veya “arızalı” olmasaydı kazanır mıydı?
Yine kazanmazdı ancak şunu da sormak lazım; “Türkiye, özellikle Kıbrıs sorunu nedeniyle, gerçekten çok ciddi anlamda sıkıntılı mı?”

-*-*-

Cevap veriyorum: Adeta çıkmazdadır!

-*-*-

Kendi çıkarları da en az zarar görecek şekilde Kıbrıs sorununun çözümüne öncülük etmesi halinde, tecrübeli ve değerli bir diplomatı, yukarıdaki terletici sorular karşısında elbette verecek çok yanıt bulabilirdi!

sinirli.jpg

Bu yazı toplam 65 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler