Lefkoşa 32°USD48,66EUR56,49GBP65,92GRAM ALTIN6.784,88 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Yüz Estetiğinde Biyostimülanlar: Amaç Daha Fazlası Değil, Daha İyisini Yenilemek

Estetik uygulamalarda son yıllarda önemli bir değişim yaşanıyor. Eskiden temel amaç yüze hacim vermek ve kırışıklıkları azaltmakken, bugün...

2 dakika okumaHaber: Dt. Simge Alıcı
Paylaş
Yüz Estetiğinde Biyostimülanlar: Amaç Daha Fazlası Değil, Daha İyisini Yenilemek

Peki biyostimülan nedir? En basit ifadeyle biyostimülanlar, cildin ve dokuların kendi yenilenme mekanizmalarını uyarmayı hedefleyen uygulamalardır. Amaç, yüze sadece dışarıdan hacim eklemek değil; kolajen üretimi, elastikiyet ve cilt kalitesini desteklemektir.

Yüzün hangi bölgelerinde kullanılır? Biyostimülan uygulamalar; kişinin ihtiyacına ve kullanılan ürüne göre yüzün farklı bölgelerinde değerlendirilebilir.

Yanak ve elmacık bölgesi:

Yaşlanmayla birlikte azalan kolajen ve cilt kalitesini desteklemek, daha sıkı ve sağlıklı bir görünüm elde etmek amacıyla uygulanabilir.

Çene ve çene hattı:

Ciltteki gevşekliğin azaltılması ve yüz konturunun daha belirgin görünmesinin desteklenmesi amacıyla kullanılabilir.

Nazolabial bölge:

Burun kenarından ağız köşesine uzanan çizgilerde, doğrudan çizgiyi “doldurmak” yerine cilt kalitesini ve dokusal desteği artırmaya yönelik yaklaşımlar tercih edilebilir.

Boyun ve dekolte:

İnce, elastikiyetini kaybetmiş ve güneş hasarı bulunan ciltlerde cilt kalitesini desteklemek amacıyla bazı biyostimülan uygulamalar değerlendirilebilir.

Göz çevresi:

Bazı biyolojik içerikler, uygun hasta seçimi ve doğru teknikle göz çevresindeki ince çizgiler ve cilt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik kullanılabilir. Ancak göz çevresi anatomik olarak hassas bir bölgedir ve her ürün burada kullanılmamalıdır.

Dolgu ile aynı şey mi?

Hayır.

Bu ayrım hastalar açısından oldukça önemlidir.Dolgunun temel amacı hacim ve şekil vermektir. Biyostimülan uygulamaların temel amacı ise kullanılan ürüne bağlı olarak dokunun biyolojik yanıtını ve cilt kalitesini desteklemektir.Bu nedenle biyostimülan uygulamalar çoğu zaman “yüzü şişirmek” yerine daha doğal bir yenilenme yaklaşımı olarak değerlendirilir.Ancak biyostimülanların tamamı aynı değildir. Bazıları kolajen sentezini uyarmayı hedeflerken bazıları cilt hidrasyonu ve kalitesini desteklemeye yönelik olabilir. Polinükleotidler, polilaktik asit ve kalsiyum hidroksilapatit gibi farklı materyaller farklı biyolojik mekanizmalarla çalışır.

Sonuç ne zaman görülür?

Biyostimülanların en önemli özelliklerinden biri, birçok uygulamada sonucun klasik bir dolgudaki gibi hemen ortaya çıkmamasıdır. Hedeflenen biyolojik süreçlerin zaman içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle sonuçlar kademeli olarak ortaya çıkabilir.

Bu nedenle biyostimülan tedavilerde “Bir seansta mucizevi değişim” beklentisi doğru değildir.Amaç çoğu zaman yüzün ifadesini değiştirmek değil; cildin daha kaliteli, daha canlı ve daha sağlıklı görünmesini desteklemektir.

Herkese uygulanabilir mi?

Hayır.Yaşlanma belirtileri, cilt yapısı, elastikiyet kaybı, yüz anatomisi ve kişinin beklentisi değerlendirilmeden herhangi bir biyostimülan uygulanmamalıdır.Ayrıca “biyostimülan” kelimesinin tek başına bir tedavinin güvenli veya etkili olduğunu göstermediğini unutmamak gerekir. Kullanılan ürünün içeriği, bilimsel kanıtları, uygulama bölgesi, uygulama tekniği ve uygulayıcının deneyimi büyük önem taşır.Estetikte artık hedef yalnızca daha genç görünmek değil; doğal görünümü koruyarak cildin ve dokuların kalitesini desteklemek.Belki de geleceğin estetik anlayışını en güzel anlatan cümle şu: Daha fazla değil, daha doğal. Daha belirgin değil, daha sağlıklı. Daha genç görünmekten önce, daha iyi yaşlanmak.

Bu yazı toplam 530 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler