Lefkoşa 27°USD49,22 ₺▲EUR55,21 ₺▲GBP65,11 ₺▲GRAM ALTIN6.519,06 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

“Yazılı taahhüdü verin, grevi hemen kaldıralım”

EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, KIB-TEK’te dört gündür devam eden grevin siyasi olmadığını, iş güvenliği, istihdam ve terfi uygulamalarına karşı başlatıldığını belirterek, KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’a tepki…

4 dakika okumaHaber: YENİDÜZEN
Paylaş
“Yazılı taahhüdü verin, grevi hemen kaldıralım”

Grev gerekçelerine ilişkin yönetimden yazılı taahhüt istediklerini ancak taleplerinin karşılanmadığını belirten Tuğcu, terfi kararları nedeniyle polis ve Yüksek Seçim Kurulu’na şikayette bulunacaklarını açıkladı.

“Dört yıldır iş güvenliği risk analiz raporları imzalanmadı”

Grevin en önemli gerekçesinin, KIB-TEK çalışanı Arif Özkıraç’ın geçirdiği iş kazasıyla yeniden gündeme gelen iş güvenliği eksiklikleri olduğunu belirten Tuğcu, kurumda yıllardır gerekli önlemlerin alınmadığını söyledi.

İş güvenliği konusunda defalarca yazılı başvuru yaptıklarını ifade eden Tuğcu, dört yıldır hazırlanan risk analiz raporlarının KIB-TEK yönetimi ve Genel Müdür tarafından imzalanmadığını belirtti.

Tuğcu, “Dört yıldır raporların çıkmasına rağmen sorumluluktan kaçan yönetim ve KIB-TEK Genel Müdürü, iş güvenliği risk analiz raporlarını imzalamamıştır. Çünkü sorumluluğu almak istemiyorlar” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da defalarca yazılı başvuruda bulunduklarını kaydeden Tuğcu, Bakanlığın kuruma müfettiş göndermediğini söyledi.

Tuğcu, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı bir kere bile aramadığı gibi müfettişlerini de kuruma denetlemeye göndermedi. Çünkü çok iyi biliyor ki gönderirse KIB-TEK’te iş duracak” ifadelerini kullandı.

Bakanlık müfettişlerinin kuruma gelerek gerekli denetimleri yapmasını ve çalışanların iş güvenliğinin sağlandığına ilişkin rapor hazırlamasını istediklerini belirten Tuğcu, grevin dördüncü gününde de herhangi bir denetim yapılmadığını söyledi.

“Seçim döneminde istihdam yapılmaması için yazılı taahhüt istedik”

Grevin ikinci gerekçesinin seçim döneminde yapılabilecek istihdamlar olduğunu belirten Tuğcu, kuruma personel alınmamasını, ihtiyaç duyulan kadrolar için münhal açılarak sınav yapılmasını talep ettiklerini söyledi.

Bu konuda yönetimden yazılı taahhüt istediklerini ancak kendilerine yalnızca sözlü güvence verilebileceğinin söylendiğini aktaran Tuğcu, yazılı taahhüt verilmemesine tepki gösterdi.

Tuğcu, grevin bir diğer gerekçesinin ise seçim öncesinde gündeme gelen terfi ve görevlendirmeler olduğunu belirtti.

KIB-TEK yönetiminin daha önce terfi veya görevlendirme yapılmadığını açıkladığını, seçim yasaklarının başlamasına saatler kala da bu yönde herhangi bir gündem bulunmadığını duyurduğunu söyleyen Tuğcu, yönetimin terfilerin seçimlerden sonra yapılacağı yönünde prensip kararı bulunduğunu ifade ettiğini aktardı.

Ancak bu konuda da yazılı taahhüt verilmediğini belirten Tuğcu, yönetimle yapılan görüşmelerde kendilerine üç yüksek müdür muavini terfisinin gerçekleştirildiğinin söylendiğini açıkladı.

Tuğcu, “Dünkü toplantıda bize Ercan Turhanlı, Özgür Arıkan ve Yalçın Koçyiğit, üç tane yüksek müdür muavinine terfi verdiklerini isimleriyle söylediler” dedi.

Görüşme sırasında toplantıya katılan Yönetim Kurulu Asbaşkanı Onur Bey’e terfi kararlarını imzalayıp imzalamadığını sorduğunu anlatan Tuğcu, kendisinden “Benim haberim yok” yanıtını aldığını söyledi.

Mustafa Bey’in de annesinin rahatsızlığı nedeniyle toplantıya katılamadığının ve imza atmadığının kendisine aktarıldığını belirten Tuğcu, terfi kararlarını kimlerin imzaladığının açıklanmasını istedi.

Tuğcu, kararların beş kişi tarafından alındığı yönündeki açıklamalara işaret ederek, bu kişilerden dördünün UBP, birinin ise YDP üyesi olduğunu söyledi.

Terfi kararlarının hukuka aykırı olduğunu belirten Tuğcu, “Bu açıklamadan sonra hem polise hem de Yüksek Seçim Kurulu’na şikayette bulunacağız. Dosyamız hazırdır” dedi.

“Terfi mi yapıldı, görevlendirme mi? Kim doğru söylüyor?”

KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’un terfi yapılmadığı, yalnızca görevlendirme gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasına da tepki gösteren Tuğcu, yönetim içerisinden farklı bilgiler verildiğini söyledi.

Tuğcu, “Gürsel Uzun, terfileri vermedim diyorsun. Toplantıda üyeler farklı sayı söylüyor, asbaşkanın hiç haberi yok. Sen mi yalan söylüyorsun, yoksa bizimle görüştürdüğün heyet mi yalan söylüyor? Bunların cevabını doğru olarak vermek zorundasınız” ifadelerini kullandı.

Yönetim Kurulu üyesi Ercan Turhan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya da değinen Tuğcu, Turhan’ın terfi kararlarını Yönetim Kurulu’nun alabileceğini ve sendikanın buna müdahale edemeyeceğini söylediğini aktardı.

Tuğcu, “Sendika terfi komisyonundadır, karışır” diyerek söz konusu açıklamaya tepki gösterdi.

“İş güvenliği malzemeleri ihalesi iptal edildi”

Gürsel Uzun’un iş güvenliği malzemeleri için ihaleye çıkıldığı yönündeki açıklamasını da eleştiren Tuğcu, söz konusu ihalenin teknik şartnamedeki yanlışlıklar nedeniyle iptal edildiğini söyledi.

Tuğcu, “Herhalde yaptıkları teknik şartnamenin yanlış olmasından dolayı ihalenin iptal olduğundan haberi yok” dedi.

İş güvenliği risk analiz raporlarının imzalanacağı yönünde kendilerine söz verildiğini ancak bunun da yerine getirilmediğini belirten Tuğcu, Uzun’a “İş güvenliğiyle ilgili raporu müdür imzalayacak dedin, neden imzalamadı? İşe kimseyi almadım diyorsun, neden yazılı taahhüt vermiyorsun?” sorularını yöneltti.

“Eylem siyasi değil, ekmek kavgasıdır”

Gürsel Uzun’un grevi siyasi olarak nitelendirmesine de tepki gösteren Tuğcu, EL-SEN üyelerinin farklı siyasi görüşlere sahip olduğunu vurguladı.

Tuğcu, “Bu emekçilerin her siyasi görüşten üyesi vardır. Konu siyasi değil, ekmek, iş güvenliğidir, yandaşlara yaptıklarınızdır” dedi.

Grevdeki çalışanlar hakkında soruşturma başlatılacağı yönündeki açıklamalara da tepki gösteren Tuğcu, “Ekmek kavgası için mücadele edenlere soruşturma başlatacağını söylüyor. Hodri meydan” ifadelerini kullandı.

“Yönetim Kurulu'nun değişmesini istediysen neden görevine devam ediyorsun?”

Gürsel Uzun’un göreve geldiğinde Yönetim Kurulu’nun değiştirilmesini istediği yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Tuğcu, Uzun’un Barış Tilki’nin görevde bulunmasının yasal olmadığını söylediğini ve yönetimin değişmesini talep ettiğini aktardı.

Tuğcu, “Senin ne işin var o zaman orada? Yanlışa yanlışla devam ediyorsun. Bizim iddiamızı teyit etti” dedi.

“Yazılı taahhüt verin, grevi hemen kaldıralım”

Yönetimle yapılan görüşmelerde dört maddelik taleplerinin tamamı için yazılı taahhüt istediklerini belirten Tuğcu, iş güvenliği raporlarının imzalanması, seçim döneminde personel alınmaması ve terfi yapılmaması konularında güvence verilmesi halinde grevi sona erdirmeye hazır olduklarını söyledi.

İlk görüşmede taleplerini gazetecilerin önünde, açık şekilde ele almayı önerdiklerini ancak yönetimin üst katta görüşmek istediğini anlatan Tuğcu, ikinci görüşmede de yazılı taahhütlerin sunulmadığını ifade etti.

Tuğcu, Gürsel Uzun’a doğrudan çağrıda bulunarak, “Sana söz veriyorum, korkma, bu kapıdan gel. Tek bir çalışan dokunmayacak. Bana yazılı taahhüt vereceksin, hemen şimdi ben de bu grevi kaldıracağım. Bu sözü veririm” dedi.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler