Grev gerekçelerine ilişkin yönetimden yazılı taahhüt istediklerini ancak taleplerinin karşılanmadığını belirten Tuğcu, terfi kararları nedeniyle polis ve Yüksek Seçim Kurulu’na şikayette bulunacaklarını açıkladı.
“Dört yıldır iş güvenliği risk analiz raporları imzalanmadı”
Grevin en önemli gerekçesinin, KIB-TEK çalışanı Arif Özkıraç’ın geçirdiği iş kazasıyla yeniden gündeme gelen iş güvenliği eksiklikleri olduğunu belirten Tuğcu, kurumda yıllardır gerekli önlemlerin alınmadığını söyledi.
İş güvenliği konusunda defalarca yazılı başvuru yaptıklarını ifade eden Tuğcu, dört yıldır hazırlanan risk analiz raporlarının KIB-TEK yönetimi ve Genel Müdür tarafından imzalanmadığını belirtti.
Tuğcu, “Dört yıldır raporların çıkmasına rağmen sorumluluktan kaçan yönetim ve KIB-TEK Genel Müdürü, iş güvenliği risk analiz raporlarını imzalamamıştır. Çünkü sorumluluğu almak istemiyorlar” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da defalarca yazılı başvuruda bulunduklarını kaydeden Tuğcu, Bakanlığın kuruma müfettiş göndermediğini söyledi.
Tuğcu, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı bir kere bile aramadığı gibi müfettişlerini de kuruma denetlemeye göndermedi. Çünkü çok iyi biliyor ki gönderirse KIB-TEK’te iş duracak” ifadelerini kullandı.
Bakanlık müfettişlerinin kuruma gelerek gerekli denetimleri yapmasını ve çalışanların iş güvenliğinin sağlandığına ilişkin rapor hazırlamasını istediklerini belirten Tuğcu, grevin dördüncü gününde de herhangi bir denetim yapılmadığını söyledi.
“Seçim döneminde istihdam yapılmaması için yazılı taahhüt istedik”
Grevin ikinci gerekçesinin seçim döneminde yapılabilecek istihdamlar olduğunu belirten Tuğcu, kuruma personel alınmamasını, ihtiyaç duyulan kadrolar için münhal açılarak sınav yapılmasını talep ettiklerini söyledi.
Bu konuda yönetimden yazılı taahhüt istediklerini ancak kendilerine yalnızca sözlü güvence verilebileceğinin söylendiğini aktaran Tuğcu, yazılı taahhüt verilmemesine tepki gösterdi.
Tuğcu, grevin bir diğer gerekçesinin ise seçim öncesinde gündeme gelen terfi ve görevlendirmeler olduğunu belirtti.
KIB-TEK yönetiminin daha önce terfi veya görevlendirme yapılmadığını açıkladığını, seçim yasaklarının başlamasına saatler kala da bu yönde herhangi bir gündem bulunmadığını duyurduğunu söyleyen Tuğcu, yönetimin terfilerin seçimlerden sonra yapılacağı yönünde prensip kararı bulunduğunu ifade ettiğini aktardı.
Ancak bu konuda da yazılı taahhüt verilmediğini belirten Tuğcu, yönetimle yapılan görüşmelerde kendilerine üç yüksek müdür muavini terfisinin gerçekleştirildiğinin söylendiğini açıkladı.
Tuğcu, “Dünkü toplantıda bize Ercan Turhanlı, Özgür Arıkan ve Yalçın Koçyiğit, üç tane yüksek müdür muavinine terfi verdiklerini isimleriyle söylediler” dedi.
Görüşme sırasında toplantıya katılan Yönetim Kurulu Asbaşkanı Onur Bey’e terfi kararlarını imzalayıp imzalamadığını sorduğunu anlatan Tuğcu, kendisinden “Benim haberim yok” yanıtını aldığını söyledi.
Mustafa Bey’in de annesinin rahatsızlığı nedeniyle toplantıya katılamadığının ve imza atmadığının kendisine aktarıldığını belirten Tuğcu, terfi kararlarını kimlerin imzaladığının açıklanmasını istedi.
Tuğcu, kararların beş kişi tarafından alındığı yönündeki açıklamalara işaret ederek, bu kişilerden dördünün UBP, birinin ise YDP üyesi olduğunu söyledi.
Terfi kararlarının hukuka aykırı olduğunu belirten Tuğcu, “Bu açıklamadan sonra hem polise hem de Yüksek Seçim Kurulu’na şikayette bulunacağız. Dosyamız hazırdır” dedi.
“Terfi mi yapıldı, görevlendirme mi? Kim doğru söylüyor?”






