Yazılı açıklama yapan Bayraktar, Güney Kıbrıs’ta temel tüketim ürünlerine yönelik KDV indirimi ve sıfır KDV uygulamalarının hayata geçirildiğini hatırlatarak, Kuzey Kıbrıs’ta da benzer adımların atılması gerektiğini söyledi.
Hayat pahalılığıyla mücadelenin yalnızca maaş artışları, düşük faizli krediler ve vergi yapılandırmalarıyla sağlanamayacağını dile getiren Bayraktar, “Hayat pahalılığıyla mücadelede yalnızca gelirleri artırmak değil, vatandaşın ödediği fiyatları ve piyasanın maliyetlerini de aşağı çekmek önemlidir.” dedi.
Kuzey Kıbrıs’ta hayat pahalılığıyla mücadelenin ağırlıklı olarak asgari ücret artışları, işletmelere düşük faizli kredi sağlanması ve vergi ile sosyal sigorta borçlarının yapılandırılması üzerinden yürütüldüğünü söyleyen Bayraktar, bu uygulamaların geçici rahatlama sağlasa da hayatı ucuzlatmadığını savundu.
“Asgari ücret yükselirken gıda, elektrik, akaryakıt, tüp gaz, kira ve diğer işletme giderleri de aynı ölçüde veya daha hızlı artıyorsa vatandaşın gerçek alım gücü yükselmiyor.” diyen Bayraktar, işletmelerin artan maliyetlerini satış fiyatlarına yansıtmak zorunda kaldığını, bunun da maaş, maliyet ve fiyat artışları arasında sürekli tekrarlanan bir döngü yarattığını kaydetti.
-“Kapıları kapatmak çözüm değil”
Güney Kıbrıs’ın temel tüketim ürünlerinde vergileri düşürmesinin, kendi halkının alım gücünü korumanın yanı sıra Kuzey Kıbrıs ekonomisi üzerindeki baskıyı artırma amacını da taşıyabileceğini ileri süren Bayraktar, fiyat farklılıklarının Kuzey’deki tüketicilerin harcamalarını Güney’e yönlendirdiğini savundu.






