A+
A-
Kamuda örgütlü KTAMS, Kamu-İş, KTÖS, KTOEÖS ve Kamu-Sen, yaşanan facialar, iş kazaları ve afetler sonrasında kamu otoritesinin denetim ve gözetim sorumluluğunun sorgulanması gerektiğini belirterek, “Yaşam hakkını korumak devletin tercihi değil, asli görevidir” dedi.
Beş sendikanın ortak basın toplantısında yapılan açıklamada, kamu otoritesinin görevinin yalnızca izin vermek, ruhsat düzenlemek veya evrak kontrolü yapmak olmadığı vurgulandı. Riskli yapı ve tesislerin, iş yerlerinin, kara ve deniz ulaşım araçlarının, limanların ve yolcu taşımacılığının etkin ve sürekli şekilde denetlenmesi gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, bir izin veya uygunluk belgesinin verilmiş olmasının kamu otoritesinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, “Asıl mesele, yapılan denetimin gerçekten yeterli olup olmadığıdır” denildi.
“İhmal varsa sorumluluk da vardır”
Son dönemde peş peşe yaşanan facialar, afetler, iş kazaları ve kriminal olaylar karşısında “Bu can kayıplarının hangileri önlenebilirdi?” sorusunun sorulması gerektiği ifade edildi.
Sendikalar, olayların ardından risklerin önceden bilinip bilinmediğinin, gerekli denetimlerin yapılıp yapılmadığının, eksikliklerin tespit edilip edilmediğinin ve tespit edilen eksikliklerin neden giderilmediğinin araştırılmasını istedi.
İhmal olması halinde sorumluluğun yalnızca alt kademedeki çalışanlara yüklenmesinin kabul edilemeyeceği belirtilerek, sorumluluk zincirinin teknik, idari ve siyasi boyutlarıyla ortaya çıkarılması çağrısı yapıldı.
Silo ve gemi facialarına ilişkin çağrı
Sendikalar, Kumyalı’da bir kamu kurumuna ait silonun çökmesi sonucu bir emekçinin yaşamını yitirmesi ile Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep etti.
Kumyalı’daki olayla ilgili silonun bakım geçmişi, yapısal güvenliği, yapılan kontroller ve daha önce tespit edilmiş olabilecek risklerin kamuoyuna açıklanması istendi.






