Lefkoşa 31°USD48,26EUR56,11GBP65,45GRAM ALTIN6.887,06 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

2003’te rıhtıma çarptı, su aldı; 2018’de 29 kusur ve uygunsuzluk kayda geçti

Girne açıklarında 267 kişiyi taşıdığı sırada alabora olarak batan FİLO JET’in 26 yıllık geçmişine ilişkin resmi kayıtlar, mahkeme kararları ve teknik raporlar, geminin yıllar içinde geçirdiği kazaları ve tespit edilen…

10 dakika okumaHaber: https://www.yeniduzen.com/serap-sahin-198y.htm
Paylaş
2003’te rıhtıma çarptı, su aldı; 2018’de 29 kusur ve uygunsuzluk kayda geçti

2000 yılında üretilen ve geçmişte IRIS JET adıyla faaliyet gösteren geminin, Fransa’nın en yüksek adli yargı organı Cour de cassation’ın kayıtlarına göre 2003’te Taşucu Limanı’nda rıhtıma çarparak hasar aldığı, onarılmadan işletilmeye devam ettiği ve yaklaşık 10 gün sonra ciddi su girişi yaşanması üzerine seferden çekildiği; sonraki yıllarda çok sayıda hacizle Taşucu’nda kaldığı ve 2008’de 2 milyon 425 bin dolar değerle icradan satışa çıkarıldığı belirlendi.

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararına göre ise Türk Loydu’nun 2018’de gerçekleştirdiği denetimlerde gemide 29 madde halinde kusur ve uygunsuzluk tespit edildi; deneme seyrinde sancak ana makineden yoğun duman geldiği, makinenin istenen devire çıkarılamadığı ve ana makinelerin komple bakıma alınması gerektiği raporlandı. Mahkeme, eksiklikler giderilmeden geminin klaslanmasının ve Türk Bayrak Sicili’ne kaydedilmesinin mümkün olmadığı yönündeki bilirkişi değerlendirmesini benimsedi.

Gemi İnşaat Mühendisi Erdal Kılıç da gemiyi 2016’da yaklaşık 50 saat incelediğini, röntgen ve ultrasonik testler sonucunda “çok ağır yapısal hasar” ve belirtilenden daha geniş bir alanda deformasyon tespit ettiğini, tamiratın mutlaka klas gözetiminde yapılması gerektiğini bildirdiğini ancak gemi sahipleriyle anlaşamadığını söyledi.

Kılıç, geminin iki kez hasar aldığını ve onarımların ehil olmayan kişilerce yapıldığını ileri sürerken, Türk Loydu’nun daha sonra gemiye sertifikasyon vermesini de eleştirdi. Filo Denizcilik’in gemiyi 2024’te satın aldığı açıklanırken, polis FİLO JET’in son teknik kontrolünün 2 Haziran 2026’da Türk Loydu tarafından gerçekleştirildiğini, KKTC Liman Başkanlığı ve uluslararası sularda seyir için gerekli izinlerinin bulunduğunu, Meteoroloji Dairesi’nin de sefer günü hava şartlarını uygun olarak raporladığını açıkladı.

Uluslararası denizcilik veri tabanı Shippax: 2000 yılında Iris Catamarans tarafından üretildi

Shippax Database’in kayıtlarına göre FİLO JET’in değişmeyen gemi kimlik numarası olan IMO numarası 8962034.

Kayıtlarda geminin 2000 yılında Iris Catamarans tarafından inşa edildiği, 42,80 metre uzunluğunda ve 339 gros ton olduğu belirtiliyor. Geminin servis hızı 35 knot, yolcu kapasitesi ise Shippax kayıtlarında 320 olarak yer alıyor.

Shippax, geminin ticari işletmecisini Filo Denizcilik olarak gösteriyor.

1-572.jpg

Denizcilik arşivi Baixamar: Gemi La Rochelle’de üretildi, ilk adı IRIS JET’ti

Baixamar kayıtlarında IMO 8962034 numaralı gemi IRIS JET adıyla yer alıyor. Geminin Iris Catamarans Aigrefeuille tarafından Fransa’nın La Rochelle kentinde, 002 inşa numarasıyla üretildiği ve yapım yılının 2000 olduğu belirtiliyor.

Kayıtlara göre gemi 2001’de Iris Catamarans adına La Rochelle sicilindeyken aynı yıl Cape Balear S.L. adına Palamós siciline geçti. 2004’te Iris Catamarans adına Kingstown, 2017’de Irisjet Maritime Co. adına Pire siciline kaydedildi.

Baixamar ayrıca geminin 2020’de Panama sicilinde Kasteknik Denizcilik adına, daha sonra yeniden Pire sicilinde Irisjet Maritime Co. adına kayıt gördüğünü belirtiyor.

Fransa’nın en yüksek adli yargı organının kararı: 26 Ekim 2003’te Taşucu’nda rıhtıma çarptı

IRIS JET’in geçmişindeki en dikkat çekici olaylardan biri, Fransa’da görülen sigorta uyuşmazlığının Cour de cassation kararına yansıdı.

Karar dosyasındaki bilgilere göre IRIS JET, 26 Ekim 2003 tarihinde Taşucu Limanı’nda yanaşma manevrası sırasında iskele baş tarafından rıhtıma çarptı. Olay geminin seyir jurnaline de kaydedildi.

Dosyada geminin o tarihte Iris Catamaran’a ait olduğu ve Türkiye ile Kıbrıs’ın kuzeyi arasında yolcu taşımacılığında kullanıldığı bilgileri de yer aldı.

1631408a6f31e65f5be636933f1756d0-870x1000.jpg

Resmi kayıtlardaki kaza 2003, polisin açıkladığı tarih ise 12 yıl öncesi

Fransa’nın en yüksek adli yargı organı Cour de cassation’ın resmi kayıtlarına göre gemi, IRIS JET adıyla faaliyet gösterdiği 26 Ekim 2003’te Taşucu Limanı’nda yanaşma sırasında rıhtıma çarparak hasar gördü. Geminin onarım yapılmadan işletilmeye devam ettiği, hasarın ağırlaştığı ve 5 Kasım 2003’te ciddi su girişi yaşanmasının ardından seferden çekildiği mahkeme kayıtlarına yansıdı.

Ancak bugün Girne Kaza Mahkemesi’nde Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, “resmi olmayan ve araştırması süren bilgiye göre” geminin “12 yıl önce Türkiye’de kaza yaptığını, hasar aldığını ve tamir edildiğini” açıkladı.

Polisin verdiği süre yaklaşık 2014 yılına işaret ederken, ulaşılan resmi kayıtlarda doğrulanabilen kaza 2003 yılında gerçekleşti. Polisin sözünü ettiği 12 yıl önceki kazanın 2003’teki olaydan farklı bir kaza olup olmadığına ilişkin ise şu aşamada bir bilgi bulunmuyor.

Cour de cassation dosyası: Onarım yapılmadan işletilmeye devam etti, 5 Kasım’da ciddi su girişi yaşandı

Cour de cassation dosyasına yansıyan bilgilere göre 26 Ekim 2003’te meydana gelen çarpmanın ardından IRIS JET’in işletilmesine devam edildi.

Dosyada, geminin herhangi bir onarım yapılmadan 5 Kasım 2003’e kadar işletilmeye devam ettiği ve bu süreçte hasarın önemli ölçüde ağırlaştığı belirtiliyor.

5 Kasım 2003 tarihinde gemide ciddi su girişleri meydana geldiği ve bunun ardından geminin işletilmesinin kesin olarak durdurulduğu da karara yansıdı.

1440.jpg

T.C. Denizcilik Genel Müdürlüğü: “Üzerinde çok hacizler vardır”

IRIS JET’in sonraki dönemine ilişkin bir başka kayıt, Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün arşivinde yer aldı.

Liman başkanlıkları sınırları içerisindeki gemilere ilişkin resmi kayıtta IRIS JET, Taşucu’nda “terk edilmiş” statüsünde gösterildi.

Kayıtta geminin 2003 yılından beri Taşucu SEKA Limanı’nda bulunduğu belirtilirken, üzerinde çok sayıda haciz bulunduğu ve mahkemenin satış kararı doğrultusunda icra müdürlüğü tarafından satışının gerçekleştirileceği bilgisine yer verildi.

Resmi icra ilanı: 2008’de 2 milyon 425 bin dolar değerle satışa çıkarıldı

Silifke İcra Müdürlüğünün 12 Mart 2008 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan resmi icra satış ilanına göre IRIS JET, 2008 yılında icra yoluyla satışa çıkarıldı.

Resmi icra ilanında IMO 8962034 numaralı M/V IRIS JET’in tahmin edilen değeri 2 milyon 425 bin ABD Doları olarak belirtildi.

İlanda gemi Saint Vincent bayraklı ve Det Norske Veritas klaslı olarak gösterildi. Geminin 339 gros ton, 128 net ton, 42,80 metre uzunluğunda ve 346 yolcu kapasiteli olduğu kaydedildi.

İcra ilanında geminin inşa tarihi “200106” şeklinde yer alırken, Shippax ve Baixamar gibi denizcilik kayıtları yapım yılını 2000 olarak gösteriyor. Bu nedenle belgeler arasında yapım tarihi konusunda farklılık bulunuyor.

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi: Türk Loydu 2018’de gemiyi üç kez inceledi

IRIS JET’in 2018 yılındaki teknik durumuna ilişkin en ayrıntılı kayıtlar, geminin satışından kaynaklanan ticari uyuşmazlığın görüldüğü İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında bulunuyor.

Mahkeme kararına göre geminin satış öncesi durum sörveyi kapsamında Türk Loydu tarafından 19 Mart 2018’de gemi karadayken Muğla-Bodrum’da, 26 Mayıs 2018’de Yunanistan’ın Kos Adası’nda ve 13 Haziran 2018’de seyir tecrübesi amacıyla Antalya Limanı’nda incelemeler yapıldı.

Bu incelemelerin sonuçları 17 Aralık 2018 tarihli durum tespit sörvey raporuna yansıdı.

Mahkeme kararı: “29 madde halinde kusur ve uygunsuzluk tespit edildi”

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında, Türk Loydu tarafından 19 Mart ve 26 Mayıs 2018 tarihlerinde gerçekleştirilen denetimlerde toplam 29 madde halinde kusur ve uygunsuzluk tespit edildiği açıkça belirtiliyor.

Kararda, söz konusu kusur ve uygunsuzlukların 13 Haziran 2018 tarihinde Antalya’da gerçekleştirilen denetimde de mevcut olduğunun raporlandığı ifade ediliyor.

Mahkeme kararında ayrıca klas kuruluşlarının tespit ettiği bu tür uygunsuzlukların giderilmesinin, geminin klasa kabul edilmesi veya klasının sürdürülmesi açısından gerekli olduğu yönündeki bilirkişi değerlendirmesine yer verildi.

Kararın ilerleyen bölümünde de 19 Mart ve 26 Mayıs 2018’de yapılan denetimler sonucunda 29 madde halinde sıralanan “ayıp ve eksikliklerin” tamamının giderilmediğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Motor testinde sancak ana makineden yoğun duman çıktı

Mahkeme kararında 2018 yılında Antalya’da gerçekleştirilen deneme seyrine ilişkin ayrıntılar da yer aldı.

Karara göre sancak ana makine çalışırken egzoz devresinden yoğun duman geldiği fark edildi ve egzoz soğutma devresinde kaçak ihtimali bulunduğu değerlendirildi.

İskele ana makine 1967 devire çıkarılırken, sancak ana makine 1809 devrin üzerine çıkarılamadı.

Her iki makine 1800 devirde çalışırken geminin sakin suda 32 deniz mili hıza ulaştığı, ancak deneme seyrinin bu devirde yalnızca 5 dakika sürdürülebildiği kaydedildi.

Mahkeme kararına yansıyan servis raporunda ayrıca ana makinelerin “W6” olarak adlandırılan komple bakıma girmesi gerektiği belirtildi.

Mahkeme, değerlendirmesinde makinesinden yoğun duman gelen bir geminin denize elverişli kabul edilemeyeceğini ve yalnızca 5 dakika süren hız testinin sağlıklı sonuç vermeyeceğini kaydetti.

Mahkeme: Eksiklikler giderilmeden klaslanması mümkün değildi

Mahkeme kararında, 2018 yılında tespit edilen eksiklik ve kusurların geminin klaslanması ve Türk Bayrak Siciline kaydedilmesi bakımından taşıdığı öneme de yer verildi.

Kararda, Türk Loydu tarafından tespit edilen eksiklikler, kusurlar ve mevcut olmayan sertifikalar giderilmeden geminin klaslanmasının ve dolayısıyla Türk Bayrak Siciline kaydedilmesinin mümkün olmadığı yönündeki bilirkişi değerlendirmesi benimsendi.

Mahkeme, dosya kapsamında geminin fiili satış ve teslimine, ayrıca klas kuruluşu ve bayrak idaresi tarafından kabul edilmesine engel “pek çok eksiklik ve kusur” bulunduğunun tespit edildiğini kaydetti.

3 milyon 750 bin Euro’luk satış sözleşmesi yargıya taşındı

Mahkeme kararına göre IRIS JET için yapılan alım-satım sözleşmesinde geminin satış bedeli 3 milyon 750 bin Euro olarak belirlendi.

Sözleşmede 550 bin Euro peşinat öngörüldü. Mahkeme dosyasında tarafların ortak beyanına göre fiilen ödenen peşinat 549 bin 350 Euro oldu.

Satış ve teslim koşulları konusunda taraflar arasında yaşanan uyuşmazlık daha sonra yargıya taşındı.

Mahkeme, geminin sözleşmede belirtilen şartlara uygun biçimde teslime hazır edilmediği sonucuna varırken, 549 bin 350 Euro peşinatın alıcıya iadesine karar verdi.

Polis: Filo Denizcilik gemiyi 2024’te satın aldı

FİLO JET’in yakın dönem geçmişine ilişkin bilgiler bugün Girne Kaza Mahkemesi’nde de gündeme geldi.

Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, yapılan araştırmalarda geminin geçmişte Türkiye’de bir kazaya karışarak hasar gördüğünün ve ardından tamir edildiğinin tespit edildiğini söyledi.

Mannaş, geminin 2024 yılında Filo Denizcilik tarafından satın alındığını ve daha sonra gemiye sefer izni çıkarıldığını açıkladı.

Polis: Son teknik kontrol 2 Haziran 2026’da Türk Loydu tarafından yapıldı

Polis, FİLO JET’in son teknik kontrolünün 2 Haziran 2026 tarihinde Türk Loydu tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı.

Mahkemede geminin Türk Loydu onayının yanı sıra KKTC Liman Başkanlığı tarafından verilen izinlerinin de mevcut olduğu belirtildi.

Yargıcın geminin uluslararası sularda seyir yapmaya ilişkin izinlerinin mevcut ve elverişli olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine polis, izinlerin mevcut olduğunu söyledi.

Polis ayrıca Meteoroloji Dairesinin geminin sefere çıkacağı sırada hava şartlarının uygun olduğuna ilişkin rapor verdiğini aktardı.

Geminin sefere çıkış onayını Rıhtım amiri verdi

Polis, bugün mahkemeye çıkarılan Liman Başkanlığı’nda görevli Rıhtım Amiri B.H.’nin, geminin sefer izinlerine ilişkin işlemleri yürüttüğünü, sunulan belgeler doğrultusunda geminin limandan hareketine ve yolcu taşımacılığına uygunluğuna ilişkin incelemeleri gerçekleştirdiğini ve geminin sefere çıkış onayını veren kişi olduğunu söyledi.

Türkiye medyasından Cüneyt Özdemir’e konuşan Gemi İnşaat Mühendisi Erdal Kılıç:

“Türk Loydu son yıllarda iktidarın etkisi altında kaldı, bu da onlardan biri görünüyor”

Türkiye medyasından Cüneyt Özdemir’e konuşan Gemi İnşaat Mühendisi Erdal Kılıç, Girne açıklarında alabora olduktan sonra batan FİLO JET’e Türk Loydu tarafından sertifikasyon verilmesini eleştirdi. Türk Loydu’nun Türkiye’nin milli klas kuruluşu ve dünyanın saygın kuruluşlarından biri olduğunu belirten Kılıç, “Son yıllarda iktidarın etkisi altında kalıp çok acayip işlerin döndüğü bir organizasyon haline geldi. Bu da onlardan biri görünüyor” ifadelerini kullandı.

Kılıç, “Dün akşam öğrendiğim acı gerçek, Türk Loydu bu tekneye sertifikasyon veriyor ve denize elverişlilikte de onu kullanarak yapıyorlar. Milli klas kuruluşumuz Türk Loydu’dur. Dünyanın 12 çok saygın kuruluşundan biridir. Tarihi boyunca kurucusu Gemi Mühendisleri Odası’dır. Son yıllarda iktidarın etkisi altında kalıp çok acayip işlerin döndüğü bir organizasyon haline geldi. Bu da onlardan biri görünüyor” dedi.

Kılıç, FİLO JET’i 2016 yılında tamir amacıyla incelediğini, gemide “çok ağır, yapısal bir hasar” tespit ettiğini ve tamiratın mutlaka klas gözetiminde gerçekleştirilmesi gerektiğini raporladığını söyledi.

Geminin 2016 yılında Taşucu’nda karaya oturduğunu ve “iskele başomuzluk” olarak adlandırılan ön bölümünden hasar aldığını anlatan Kılıç, “2016 yılında tamir için çağrılmıştım. Bu gemi Taşucu’nda karaya oturmuş, iskele başomuzluk dediğimiz yerden, baştan yara almıştı. Teknede çok ağır, yapısal bir hasar vardı” dedi.

Geminin yüksek teknolojiye sahip olduğunu ancak tamirinin de aynı ölçüde nitelikli çalışma gerektirdiğini ifade eden Kılıç, gemi üzerinde yaklaşık 50 saat inceleme yaptığını kaydetti.

“Röntgenler çektim, ultrasonik tahliller yaptım” diyen Kılıç, kendisine belirtilen hasarlı bölgenin çok daha ilerisinde deformasyon ve bozulmalar tespit ettiğini söyledi.

Kılıç, “Tekne bana tamir için geldiğinde söyledikleri bölgenin çok daha ilerisinde deformasyon ve bozulma olduğu çıktı, raporladım. Mal sahibi bizim daha fazla para kazanmak istediğimiz gibi yorumladı. ‘Öyle istemiyorum’ dedi. O noktada ayrıştık. ‘Bu şartlar altında klas onayı olmadan böyle bir tamiratı yapmam, bu çok riskli, vebal alırsınız’ dedim” ifadelerini kullandı.

Geminin 2016 yılında klastan düşmüş durumda olduğunu da ileri süren Kılıç, daha sonra geminin tamiratına ilişkin bir mahkeme süreci yaşandığını anlattı.

Kılıç, gemi sahibinin mahkemede tekneyi Yunan bir firmaya tamir ettirdiğini beyan ettiğini belirterek, “Mahkeme kayıtlarında var. Oraya verdikleri beyanlarda Yunan firmasına yaptırdıklarını söylediler ama oraya yaptırmadıklarını biliyorum. Çünkü geminin yüzüp Yunanistan’a gidebilecek hali yoktu” iddiasında bulundu.

Geminin iki kez hasar aldığını ileri süren Kılıç, “Geminin iki kere hasar aldığını ve ikisinde de hiç ehil olmayan insanlar tarafından tamir edildiğini biliyorum” dedi.

Kılıç, geminin sonraki sürecinde Kos Adası’na liman kaydının yaptırıldığını, ardından Rus Loydu’na girdiğini, bir süre Panama bayrağı taşıdığını ve daha sonra yeniden Kos Adası’na gelerek Yunan bayrağına geçtiğini anlattı. Geminin 2024 yılında Türkiye’ye gelerek el değiştirdiğini ve Türk bayrağına geçtiğini söyledi.

Geminin deniz koşullarındaki özelliklerine de değinen Kılıç, bu tip teknelerin açık ve sert dalgalı denizlerde daha stabil olduğunu belirterek, “Dalganın vurma etkisine çok az maruz kalırlar. Akdeniz gibi kısa, keskin, yüksek dalgaların olduğu denizlerde çok da emniyetlidir” ifadelerini kullandı.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler