Eski arkadaşlarla buluştuğumda birlikte ne kadar çok şeye tanık olmuşuz diye düşünürüm hep. Hem kendi kişisel hayatlarımız hem de yakın tarih açısından. Kolektif hafızamız her ne kadar acılarla dolu olsa da birbirimizde teselli bulduğumuz günler olmuş hep. Yaslar kadar keyifli zamanlar da yaşamışız. Her festival yeni tanışmalar da demek elbette. Adını bildiğin, yaratımlarını izlediğin insanlarla fiziksel anlamda karşılaşmalar kastettiğim. Her güzel tanışma zenginleştiriyor insanı. Ailene yeni birileri katılmış kadar mutlu oluyorsun.
Dünyayı güzelleştirmek isteyen insanlardan daha değerlisi yok benim için. Fethiye Üzümlü köyündeki Yalınayak kooperatifi küçük, şirin bir köyü sanatla coşturmakla meşgul. Edebiyat organizasyonları duayeni şair Namık Kuyumcu da işin içine katılınca harika bir program çıkmış ortaya. Karıncalar gibi çalışan genç ekip her şeyin tıkır tıkır işlediği bir ortam yaratmış. Gece geç vakitlere kadar hazırladıkları Başıkabak isimli fanzin de organizasyonun kaymağı olmuş.

Düşünüyorum de bu politik yas, alarm veren dünya içinde iyice yitirmişiz neşemizi. Sevinmekten, gülmekten mahcupluk hisseder olmuşuz. Oysa gülmek, güzelliklere, sevinçlere tutunmak değiştirebilir dünyayı. Sanatın büyülü bir yanı olduğunu düşünenlerdenim ben. Edebiyat bir çilingir gibi bazı kilitleri açar, çözüm ve dönüşüm için ilham verir. Her gülüş bir iyiliği kışkırtır. Kötülük ne kadar asık suratlıysa okşayan, gülümseyen bir şeydir iyilik de.

Kaybettiklerimizin yasını tutarken onların bırakıp gitmek zorunda kaldıkları hayata devam ettiğimiz için suçluluk duyarız. Suçluluk duymak için öyle çok neden var ki dünyada. Hayat standartlarımızla dünya nüfusunun yüzde onu içindeyiz diyeceğim ama belki de daha da küçük bir dilime aitiz. Eve, arabaya, elektronik aletlere sahip olmak, tiyatroya, operaya gidebilmek, seyahat edebilmek bile bizi bu dilime katmak için yeterli. Görece rahatlıklar içinde olmamız entelektüel üretim için alan sağlıyor ve dünyaya karşı sorumlulukla davranmak görevini yüklüyor bize. Dünya nimetlerinden faydalanmak, bilumum hazları kovalamak bir insanın en önemli pratiği olduğunda kötülüğün safına meyleder bu. Elbette keyif de alacağız dünyadan ama çevremizdeki acıları gözetmeden bunu yapmamız geçici bazı hazlar yaşamımızı sağlar ancak. Haz geçicidir, mutluluk ise süreğenlik taşıyan, daha kapsamlı bir duygu. Pek çok edebiyatçı ve sanatçı birer mutluluk taşıyıcıdır aynı zamanda. Kaderli bir metin bile okurda yalnız değilim, benim çektiğim acıları çeken başkaları da var duygusunu oluşturduğundan teselli vesilesi olur.









