AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, ABD'li elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın teknolojik kapasitesine yönelik beklentilere karşın hisselerinde yaşanan düşüş, yatırımcıların şirketin büyüme potansiyeli, karlılığı ve mevcut piyasa değerlemesine ilişkin değerlendirmelerini gündeme taşıyor.
Şirket, geçen hafta 'uçan araba'sını büyük bir organizasyonla tanıttı. Tesla, iki kişilik spor otomobil Roadster'ın yeni modelini sergiledi. Hem havada ilerlemek hem de yerdeyken hızla ivmelenmek için 10 nozul ve "ultra yüksek basınçlı hava tankları" kullanılan yeni modelinin tanıtımı büyük yankı uyandırdı.
Tanıtım etkinliğine katılanlar aracın yer çekimine direnen yeteneklerine şahitlik etti. Yeni modelin altındaki emiş gücü sayesinde dik bir rampayı tırmanıp baş aşağı asılı kalabildiği görüldü. Ardından rampadan fırlayarak havada takla atan aracın basınç kullanarak yere indiği ve Tesla'nın mevcut modellerinden oluşan yan yana park edilmiş araçların üzerinden atladığı da gösterildi.
Etkinlikte ayrıca, içinde sürücü bulunmayan aracın 1 saniyeden az bir sürede saatte yaklaşık 97 kilometre hıza ulaştığı kaydedildi. Tesla Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, gösterinin yapay zeka olmadığını kanıtlamak için seyircilere ihtiyaç duyduklarını belirterek, "Çünkü gözlerinizle gördüklerinize inanamayacaksınız." dedi.
Musk, ayrıca aracın 2028'de üretime geçmesinin öngörüldüğünü vurgulayarak, otomobilin her piyasada yasal olarak kabul görmeyebileceği ihtimalinin de altını çizdi.
HİSSELERİ GERİLEDİ, CDS'İ YÜKSELDİ
Üst düzey uzay teknolojisiyle üretilen aracı havalanan Tesla'nın hisseleri ise borsada irtifa kaybediyor. Şirket teknolojik iddiasına karşın borsadaki performansıyla yatırımcılarını tatmin etmiyor.
Tesla hisseleri yüksek değerleme endişeleri ve genel piyasa koşullarının etkisiyle yılbaşından bu yana yüzde 18'in üzerinde değer kaybetti. Eylülde yüzde 3,57 gerileyen şirketin hisseleri geçen hafta da yaklaşık yüzde 7,3 düştü.
Hisselerdeki bu gerilemenin birçok nedeni bulunuyor. Analistler, Tesla'nın robotaksi, insansı robot Optimus ve yapay zeka altyapısına yönelik yatırımları büyürken, bu alanların ne zaman ve ne ölçüde sürdürülebilir gelir yaratacağının belirsizliğini koruduğunu aktardı.
Beklenen getiriler geciktiğinde yüksek yatırım harcamalarının hisse üzerinde baskı oluşturabildiğini anımsatan analistler, Orta Doğu'da jeopolitik risklerin etkisiyle borçlanma maliyetlerindeki artışın da şirketin nakit akışını olumsuz etkileyebileceğine yönelik endişeleri beslediğini söyledi.






