Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen, yasanın, yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturması öngörülüyor.
Bahse konu çerçeve yasa, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsıyor.
Yasa ayrıca, PKK-KCK'nın ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesinin ardından uygulanacak hukuki düzenlemeleri içeriyor.
Yasanın içeriğinde özet olarak şu hususlar bulunuyor. PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütsel faaliyetlerine son vermesi sürecinin hukuki altyapısı oluşturuluyor.
Örgütün fiilî varlığını sona erdirdiği ve silahlarını teslim ettiği, güvenlik kurumlarınca tespit edilecek ve MGK tarafından teyit edilecek. Bu şart gerçekleştiğinde, PKK/KCK ile bağlantılı belirli suçlar bakımından soruşturma, kovuşturma ve verilmiş cezaların infazına ilişkin özel sonuçlar doğacak.
Düzenleme, sadece cezaevindeki kişiler açısından değil, örgütün silah bırakma/fesih sürecine katılan kişiler açısından da hukuki sonuçlar öngörüyor.
Hükümet yetkilileri, bunun “genel af” olmadığını, belirli şartlara bağlı özel bir hukuki düzenleme olduğunu vurguluyor. Özellikle, örgütün silah bırakması ve bunun devlet tarafından teyit edilmesi bir ön koşul olarak tasarlanmış durumda.
Ancak, belirli hükümlüler açısından, cezanın infazının ertelenmesi ve şartların gerçekleşmesi halinde cezanın düşmesi gibi sonuçlar doğurması nedeniyle kamuoyunda “af” tartışması yaşanıyor.
Kasten öldürme suçları, yasa kapsamı dışında bulunuyor. Ayrıca, 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet/ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar da kapsam dışında bırakılmış durumda.Yetkililer, PKK bağlantılı herkesin otomatik olarak serbest kalmayacağını vurguluyor.






