Lefkoşa 26°USD50,00 ₺▲EUR55,92 ₺▼GBP67,06 ₺▼GRAM ALTIN6.277,60 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Süha Akpınar: Girne Hastanesi'nde 5 kardiyolog var ancak koroner bakım ünitesi yok

TDP Girne Milletvekili Adayı Prof. Dr. Süha Akpınar, Girne Hastanesi'nin taşınma sürecinin plansız şekilde yapıldığını ifade ederek, "Girne Hastanesi'nde 5 kardiyolog var ancak koroner bakım ünitesi yok" dedi.

6 dakika okumaHaber: Özge Nesil ERTÜRK
Paylaş
Süha Akpınar: Girne Hastanesi'nde 5 kardiyolog var ancak koroner bakım ünitesi yok

TDP Girne Milletvekili Adayı Prof. Dr. Süha Akpınar, Kıbrıs Postası TV'de yayınlanan ve Ulaş Barış'ın hazırlayıp sunduğu Gündem isimli programa konuk oalrak katıldı. Akpınar, sağlık sistemindeki sorunlara ve genel sağlık sigortası tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"GİRNE HASTANESİ PLANSIZ ŞEKİLDE TAŞINDI"

Girne Hastanesi'nin taşınma sürecini örnek gösteren Akpınar, sürecin plansız yürütüldüğünü ve mimari planların birkaç kez değiştirildiğini söyledi.

Hastanenin planlanması aşamasında kliniklerin ihtiyaçlarının sorulması, çağdaş uygulamaların değerlendirilmesi gerektiğini daha önce dile getirdiklerini belirten Akpınar, buna karşın planlama toplantılarına ve değerlendirme sürecine dahil edilmediklerini kaydetti.

İnşaat başladıktan sonra kendilerine danışıldığını ancak bu aşamada değişiklik yapılamayacağının söylendiğini ifade eden Akpınar, hastanelerin yalnızca fiziksel yapılar olarak değil, hizmet verecek birimlerin ihtiyaçları doğrultusunda planlanması gerektiğini vurguladı.

KKTC ile Türkiye'deki sağlık sistemlerinin aynı koşullara sahipmiş gibi değerlendirilmesinin yanlış olduğunu belirten Akpınar, iki ülkenin nüfus yapısı ve sağlık hizmetlerinin işleyişi bakımından farklılıklar taşıdığını söyledi.

Türkiye'de doğum oranlarının daha yüksek, KKTC'de ise daha düşük olduğunu kaydeden Akpınar, ilaç dağıtım sistemlerinin de farklı olduğunu anlattı. Türkiye'de ilaçların eczanelerden, KKTC'de ise hastanelerden verildiğini belirten Akpınar, bu uygulamanın depolama, personel ve ilaç takibi açısından ek ihtiyaçlar doğurduğunu, aynı zamanda gereksiz yığılmaya ve oda işgaline neden olabildiğini ifade etti.

Akpınar, Girne Hastanesi'nin yeni binasına taşınma sürecinde diyaliz ünitesinin ihtiyaçlarının da yeterince dikkate alınmadığına işaret etti.

Böbrek hastalıklarının hem dünyada hem de ülkede arttığına dikkat çeken Akpınar, diyaliz ünitesinin daha geniş bir alana ihtiyaç duyduğunu ancak hastaların ve ünitenin kısıtlı alana sahip bir hastaneye taşındığını söyledi.

Taşınmanın ikinci gününde personelin hastaların yataklardan memnun olmadığını dile getirdiğini aktaran Akpınar, yatakların depoya kaldırıldığını ve daha geniş olan önceki alanın ihtiyaçları daha iyi karşıladığının ifade edildiğini kaydetti. Akpınar bu durumu planlama eksikliği ve israf olarak değerlendirdi.

Girne'deki enfarktüs hastalarının Lefkoşa'ya sevk edildiğini belirten Akpınar, Girne'deki anjiyo ünitesinde cihazların çalışması için gerekli donanımın bulunmadığını belirtti.

"BEŞ KARDİYOLOG VAR ANCAK KORONER BAKIM ÜNİTESİ YOK"

Hastaya stent takılmasının ardından yakın takip gerektiğini ve bunun için koroner bakım ünitesinin önem taşıdığını ifade eden Akpınar, hastanede beş kardiyolog bulunmasına rağmen koroner bakım ünitesinin olmadığını söyledi.

Anjiyo ünitesinin de çalışır durumda olmadığını belirten Akpınar, cihazların nasıl kullanılacağına ilişkin görüşmelerin halen sürdüğünü kaydetti.

Girne Hastanesi'nde iki, Lefkoşa'da ise beş radyolog bulunduğunu aktaran Akpınar, Lefkoşa'da görüntüleme işlemleri ve raporlamalarda gecikme yaşayan hastaların Girne'ye yöneldiğini, bunun da Girne'deki tetkik sayısını artırdığını ifade etti. Bu durumun ekipmanların kullanımını ve hizmet kapasitesini olumsuz etkilediğini belirten Akpınar, geçmişte de benzer sorunlar yaşandığını söyledi.

Genel sağlık sigortasının mevcut sistemden farkının ve ülkeye ne kazandıracağının sorgulanması gerektiğini ifade eden Akpınar, konunun uygulama, maddiyat ve denetim başlıklarında düğümlendiğini kaydetti.

2013 yılında genel sağlık sigortasıyla ilgili bir çalıştaya katıldıklarını belirten Akpınar, mevcut sağlık sisteminde yeterli denetim yapılıp yapılmadığının ve insan kaynaklarının doğru organize edilip edilmediğinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Hastaneler arasında hemşire sayısı bakımından ciddi farklılıklar bulunduğuna işaret eden Akpınar, bir hastanede 100 hemşire bulunurken diğerinde bu sayının 40 olabildiğini belirtti.

"GENEL SAĞLIK SİGORTASI SORUNLARI SİHİRLİ DEĞNEK GİBİ ÇÖZECEK Mİ?"

Genel sağlık sigortasının bütün bu sorunları sihirli değnek gibi çözüp çözemeyeceğini soran Akpınar, yalnızca nüfus verilerinin yeterli olmadığını, sağlık hizmetlerinin planlanabilmesi için kapsamlı istatistiki bilgilere de ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Türkiye'de genel sağlık sigortasının en düşük gelir grubundan en yüksek gelir grubuna kadar gelir oranlarına göre katkı paylarıyla desteklendiğini anımsatan Akpınar, KKTC'de de benzer bir sisteme geçilecekse bunun iyi planlanması gerektiğini ifade etti.

Akpınar, “Plansız, denetimsiz, suistimale açık şekilde ortaya koyarsak duvara toslayacağız” diyerek, geçişin basamaklı biçimde yapılmasını önerdi. Sistemin ilk aşamasında ne kadar harcama yapıldığının ve uygulamaya ilişkin geri bildirimlerin değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Akpınar, sağlıkta planlama, denetim ve sürekliliğin kişilere bağlı değil, kurumsal bir yapıyla sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Genel sağlık sigortasına geçişin herkes tarafından konuşulduğunu ancak sürecin ne zaman tamamlanacağının belirsiz olduğunu belirten Akpınar, yasaların tamamlanmasının bir yılı bulabileceğini, ardından tüzüklerin hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu süreçte mevcut sağlık sisteminde yapılabilecek iyileştirmelerin bekletilmemesi gerektiğini vurguladı.

“POLİKLİNİKLERİN ÇALIŞMA SAATLERİ VARDİYALI OLMALI”

Poliklinik hizmetlerinin yetersiz olmadığını ancak çalışma saatlerinin halkın ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerektiğini belirten Akpınar, özellikle mesai saatleri nedeniyle vatandaşların sağlık hizmetine erişmekte zorlandığını ifade etti.

Sabah saat 08.00-09.00 arasında başlayan ve 12.00-12.30'a kadar devam eden poliklinik hizmetlerinin, çalışan vatandaşların çocuklarını mesai sonrasında doktora götürmesine imkan tanımadığını kaydeden Akpınar, bunun sonucunda acil servislerin gereksiz yere yoğunlaştığını söyledi.

Acil servislerde acil müdahale gerektirmeyen çok sayıda hastanın bulunduğuna dikkat çeken Akpınar, bu durumun önüne geçmek amacıyla vardiya sistemi önerdiklerini anlattı.

Poliklinik sayısının korunarak öğleden sonra da hizmet verilmesini ve ikinci polikliniklerin saat 18.00'e kadar açık tutulmasını önerdiklerini belirten Akpınar, böylece acil servis çalışanlarının acil olmayan vakalarla uğraşmak zorunda kalmayacağını ifade etti.

Acil servise başvuran hastalara gereksiz MR ve tahlil işlemleri yapılmasının hem zaman kaybına hem de kaynak israfına yol açabileceğini belirten Akpınar, gereksiz yoğunluğun yanlış tanı riskini de beraberinde getirebileceğini kaydetti.

Hastaların bekleme süreçlerinde huzursuzluk yaşadığını, bu durumun hem hastaları hem hemşireleri hem de kayıt personelini olumsuz etkilediğini dile getiren Akpınar, toplumsal bilincin artırılmasıyla birlikte kısa sürede uygulanabilecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“SAĞLIK VE EĞİTİMDE DEVAMLILIK ŞART”

Sağlık ve eğitimin planlama ve devamlılığın en önemli olduğu alanlar olduğunu belirten Akpınar, ülkede sorunların çoğu zaman yeni binalar yapılmasıyla ve cihazlar alınmasıyla çözülebileceğinin düşünüldüğünü ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.

“PERSONEL SAYISI KADAR NİTELİĞİ DE ÖNEMLİ”

Mağusa Polikliniği'ndeki hemşire sayısının kendi toplam hemşire kadrosuyla aynı düzeyde olduğunu belirten Akpınar, yeni hemşire alımlarına rağmen personel konusunda sorunların devam ettiğini kaydetti.

Üniversitelerdeki hemşirelik eğitiminin de sorgulanması gerektiğini ifade eden Akpınar, çok sayıda üniversitede hemşirelik bölümü açıldığını ancak bu bölümlerin nasıl denetlendiğinin, eğitim kadrolarının yeterliliğinin ve verilen eğitimin niteliğinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tıbbi sekreter alımlarına da değinen Akpınar, yedi-sekiz personel istihdam ettiklerini belirterek, radyologların rapor okuması, sekreterlerin de rapor yazımına destek vermesi yönünde çalışma yapılmasını önerdiğini anlattı.

Ancak personelin bu işi yapmak istemediğini söylediğini aktaran Akpınar, kamuya personel alındıktan sonra çalışanların görevlerini yerine getirip getirmediğinin ve çalışma devamlılığının hangi kriterlere göre değerlendirileceğinin de sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Sağlık hizmetlerinde yalnızca hastalıkların tedavisine odaklanılmaması gerektiğini belirten Akpınar, şeker hastalığı için ilaçları konuşmak yerine kilo kontrolü ve düzenli beslenme gibi koruyucu sağlık uygulamalarının da öne çıkarılması gerektiğini ifade etti.

“SORUNLARI SADECE SÖYLENEREK ÇÖZEMEYİZ”

Sahada karşılaşılan sorunlar, çalışanların yaşadığı bıkkınlık ve siyasi düzeyde çözüm üretilememesinin insanları yalnızca şikayet etmeye yöneltebildiğini belirten Akpınar, bunun yerine sorunların çözümü için sorumluluk alınması gerektiğini söyledi.

Kendi branşı olan radyoloji alanında adaya birçok yenilik getirdiğini ve pek çok zorlukla karşılaştığını anlatan Akpınar, halen yürüttüğü işler için yeterli kadrosu, sekreteryası ve hemşire altyapısı bulunmadığını ifade etti.

Buna rağmen sağlık hizmetlerinde bazı yeniliklerin hayata geçirilmesinin bir tercih meselesi olduğunu belirten Akpınar, “Bunları ya yaparsınız ya da yapmazsınız” dedi.

Ülkedeki sorunların siyasi ayrımlardan ziyade uygulamadaki aksaklıklardan kaynaklandığını savunan Akpınar, sağa ve sola bakıldığında asıl meselenin yönetim ve uygulama eksikliği olduğunun görüldüğünü söyledi.

Türkiye'nin gelip ülkenin sorunlarını çözmesinin beklenemeyeceğini ifade eden Akpınar, başhekimlerin ve şeflerin görev ve sorumluluklarının bulunduğunu hatırlattı.

Ülke yönetiminin Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak, el sıkışmak veya borç almak üzerinden yürütülemeyeceğini belirten Akpınar, bu anlayışla yapılan uygulamaların sonuçlarının görüldüğünü, yolsuzlukların üzerinin örtüldüğü dönemler yaşandığını da sözlerine ekledi.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler