Lefkoşa 25°USD50,00 ₺▲EUR55,98 ₺▲GBP67,14 ₺▲GRAM ALTIN6.285,05 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Devlet Bahçeli: KKTC’nin egemenlik sahasında oldubittiye izin verilmeyecek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı’nın Libya’da onaylanmasını memnuniyet verici bulduğunu belirterek, Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’nin egemenlik sahasında oldubittiye izin…

6 dakika okumaHaber: Kıbrıs Postası
Paylaş
Devlet Bahçeli: KKTC’nin egemenlik sahasında oldubittiye izin verilmeyecek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

"KKTC'NİN EGEMENLİK SAHASINDA HERHANGİ BİR OLDUBİTTİYE İZİN VERİLMEYECEK"

Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya'da 20 Ekim 2026 tarihinde onaylanmasını memnuniyet verici bir gelişme olarak değerlendiren Bahçeli, Akdeniz'de Türkiye'nin ve KKTC'nin egemenlik sahasında herhangi bir oldubittiye izin verilmeyeceğini söyledi.

Yunanistan, GKRY ve onları kışkırtan İsrail'in yanı sıra Türkiye'yi Rum-Yunan tezleriyle eleştirmekten çekinmeyen Avrupa Birliği'nin de bu gelişmeden rahatsızlık duyduğunu belirten Bahçeli, "Türkiye'ye parmak sallamak, talimatlar vermek AB'nin harcı değildir" dedi.

Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreçlerinin Türkiye ve bölge ülkeleri açısından hayati bir öneme sahip olduğunu söyleyen Bahçeli, "Türk milleti kararını vermiştir, terör bitecek kardeşlik yükselecek" dedi.

Alınan her kararın sorgulanabilir olduğunu belirten Bahçeli, "Ancak eleştiri ile istismar arasındaki çizgiyi, demokratik itirazla kışkırtıcılık arasındaki farkı iyi bilmek gerekir" dedi. Bahçeli, sokakları gerilim ve çatışmaların adresi haline getirmeye çalışmanın ise siyasetin konusu olamayacağını ifade etti.

"SİYASETTE ARINMA VE AKLANMA ERTELENEMEZ BİR GEREKLİLİK"

Türkiye'nin ihtiyacının aklın ve ahlakın gereğini yapmak olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Artık yolsuzluğun, kirliliğin ve siyasetin üzerine çöken bütün yükleri geride bırakmanın zamanıdır" şeklinde konuştu. "Vatandaşlarımızın sabrını sınayanlar, yük almak yerine yük olmaya devam etmekte ısrar edenler, milletin ferasetini hafife almasın" diyen MHP lideri, "Cumhurbaşkanımızın riyasetinde Cumhur İttifakı ile büyütülen kardeşlik ve dayanışma iklimine zarar vermesin" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, siyasette arınma ve aklanmanın ertelenemez bir gereklilik olduğunu vurguladı.

İSRAİL'DE KUDÜS İTTİFAKI ÖNERİSİ

Bahçeli konuşmasında İsrail'deki seçimlere de değindi. İsrail'deki seçimler için "Siyaseti ortadan ikiye böldü" değerlendirmesini yapan Bahçeli, Arap partilerin elde ettiği konuma dikkat çekti. Bahçeli, "Bu sonuçlar İsrail toplumunun önemli bir kesiminin Netanyahu hükümetinin Gazze politikalarına yönelik tutumunun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir" ifadelerini kullandı.

İsrail'de Arap partilerinin de yer alacağı yeni bir hükümetin kurulmasının tarihi bir adım olacağını belirten Bahçeli, "Bize göre Arap partilerinin de temsil edildiği, barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükümetin kurulması yönündeki fırsat değerlendirilmeli; Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir" diye konuştu.

“MHP, CUMHURİYET'İN GELECEĞE BAKAN GÖZÜDÜR”

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şöyle:

Cumhuriyet'in en büyük fazileti, kurumsallaşmış bir demokrasi, kalkınmış bir devlet, refah içinde yaşayan millettir. Bugün toplumsal değerlerin, ahlaki normların ve siyasi düzen anlayışının buharlaşarak yeni bir forma kavuştuğu aşamadayız. Böylesi bir dönemde şuurlu hürriyetçilik ve dayanışmacı toplum anlayışı ile Türk milletinin milli ve manevi değerlerini muhafaza edecek ilke ve vizyon MHP'nin müktesebatındadır. MHP, Cumhuriyet'in geleceğe bakan gözü, yarınları idrak eden aklı, istikbale koşar adım ilerleyen iradesidir.

Kuruluş döneminde atılan istikbal tohumlarını büyütmek vazifemizdir. Cumhuriyet'in kurduğu düzeni güçlendirerek; hem bölgemizde hem kültür ve gönül coğrafyamızda müyesser kılmak Türkiye'nin tarihi misyonudur. Aziz Atatürk'ün koyduğu muasır medeniyetler seviyesine erişme ülküsü demokratik standartları ileri seviyeye taşımak, hak ve özgürlükleri hukuk ile kurumsallaştırmak, dış politikada kimsenin aklına muhtaç olmamaktır.

“TERÖR BİTECEK KARDEŞLİK YÜKSELECEK”

Ülkemizin ve bölgemizin huzur ve barış iklimini kirleten başta terörizm olmak üzere bütün radikal unsurlardan kurtulmayı mümkün kılacak Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge vizyonunun hayata geçmesinin tarihi bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Siyasi rakiplerimiz sığ sularda kulaç atmaya devam etsinler; türlü karalamalar ve çarpıtmalarla suyu bulandırmayı siyaset zannetsinler; Türk milleti kararını vermiştir, terör bitecek kardeşlik yükselecek.

“MURADIMIZ HAZAR İLE AKDENİZ'İN HASRETİNİ SONA ERDİRMEK”

Türk dünyasında birlik dirlik istiyoruz. İşbirliği potansiyelinin harekete geçirilmesiyle Türk Devletleri Teşkilatı'na üye devletlerin küresel etkilerinin, huzur ve barışa katkılarının artacağına inanıyoruz. Muradımız; Hazar ile Akdeniz'in hasretini sona erdirmek. Türk Devletleri Teşkilatı güçlenerek yoluna devam edecek, küresel düzende de kurumsal kale olacaktır.

“AVRUPA'NIN TÜRKİYE'YE HER ZAMANKİNDEN FAZLA İHTİYACI VAR”

Fransa ile başlayan ve farklı vesilelerle diğer Avrupa ülkelerine sirayet eden sosyal hareketler, şiddet içerikli gösterilere dönüşmüştür. MHP olarak bu süreci başından beri yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliği'nin temel hak ve özgürlükler noktasındaki hassasiyetini üyesi olan devletlere de hatırlatmasını bekliyoruz. Şiddetin gittikçe tırmandığı gösterilerin altında yatan temel sebeplerin Avrupalılar tarafından iyi okunması gerektiği kanaatini taşıyoruz. Bugün Türkiye, Avrupa'nın her zamankinden çok daha ihtiyacı olan bir ülkedir.

LİBYA İLE DENİZ YETKİ ANLAŞMASI

Avrupa'da yaşanan sosyal kaos, bölgemizdeki çatışma ve savaş atmosferi bize düzenin ve dirliğin önemini gösteriyor. Türkiye dirlik ve düzen içindedir. Lakin; Türkiye'nin dirlik ve düzeni aynı zamanda bölgesel ve küresel sistemde denge ve istikrarın tesisi ile doğrudan ilintilidir. Uluslararası sistemde büyüyen ve derinleşen adaletsizlik, devletleri istikrarından hızla uzaklaştırmaktadır. Böylesi bir durumda Türkiye egemenlik haklarının gerektirdiği tedbirleri almak mecburiyetindedir.

Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya'da 20 Ekim 2026 tarihinde onaylanmış olması memnuniyet verici bir gelişme olmuştur. Akdeniz'de ülkemizin ve KKTC'nin egemenlik sahasında herhangi bir oldubittiye izin verilmeyeceğini dile getiren Türkiye, komşularımızla dostane ilişkileri geliştirmek, hükümetler arasındaki yakınlaşmaya halklarımızı da teşvik etmek suretiyle tüm bölgede barış ve huzuru tahkim etmek arayışındadır.

“TÜRKİYE'YE PARMAK SALLAMAK AB'NİN HARCI DEĞİL”

Yunanistan, GKRY ve onları kışkırtan İsrail, ayrıca Türkiye'yi Rum-Yunan tezleriyle eleştirmekten çekinmeyen Avrupa Birliği'nin bu gelişmeden rahatsızlık duydukları ortaya çıkmıştır. Brüksel'deki tüm yetkililer anlamalıdır ki; Türkiye'ye parmak sallamak, talimatlar vermek AB'nin harcı değildir.

İstanbul'da gerçekleştirilen Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ile Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya dışişleri bakanlarının toplantısı Türkiye'nin yürütmekte olduğu çok taraflı diplomasinin somut bir tezahürü olmuştur. Türkiye'nin sahadaki gücü ve diplomatik kapasitesinin etkin bir şekilde kullanması, kilit bir role sahip olduğunu bir kere daha göstermiştir.

MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI

Mekke Anlaşması taraflar arasındaki güven, işbirliği ve dayanışmayı artıracak, sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasını sağlayacak önemli bir gelişmedir. Tarafların uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmasını öngören anlaşma onaylanmak üzere TBMM gündemindedir. Husi saldırganlığının sona erdirilmesi ve sivil kayıpların önüne geçilmesi amacıyla tüm imkanlar harekete geçirilmelidir.

İSRAİL'DEKİ SEÇİMLER

İsrail'deki seçimler önemli gelişmelere gebedir. İsrail seçimleri hiçbir siyasi partinin ülkeyi yönetecek çoğunluğu elde edemediğini ortaya koymuş; İsrail siyasetini ortadan ikiye bölmüştür. Arap partilerinin güçlü bir konum elde etmesi dikkat çekici bir gelişme olmuştur. Bu sonuçlar İsrail toplumunun önemli bir kesiminin Netanyahu hükümetinin Gazze politikalarına yönelik tutumunun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.

“KUDÜS İTTİFAKI GERÇEKLEŞTİRİLMELİDİR”

Arap partilerinin de yer aldığı bir hükümetin kurulması, İsrail siyaseti açısından tarihi bir adım olacaktır. Böyle bir adım İsrail'in toplumsal barışına katkı sağlamakla kalmayacak, barış ve istikrarın güçlendirmesi açısından yeni imkanlar yaratabilecektir. Bize göre Arap partilerinin de temsil edildiği, barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükümetin kurulması yönündeki fırsat değerlendirilmeli; Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HAYATİDİR”

Türkiye'nin terörden arındırılmış, huzur ve güvenliğin hakim olduğu geleceğe ulaşması bütün bölgenin istikrarı açısından hayatidir. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi günübirlik siyasi hesapların ötesinde milletimizin huzuruna, devletimizin gücüne ilişkin stratejik bir husustur. Anlamadan ya da bütün bunları bildiği halde görmezden gelerek toplumu kutuplaşmaya ve kaosa sürüklemeye çalışmak kabul edilebilir siyasi bir tutum değildir.

"ELEŞTİRİ İLE İSTİSMAR ARASINDAKİ FARKI İYİ BİLMEK GEREKİR"

Elbette her karar sorgulanabilir. Demokratik toplumların gücü de zaten eleştiri mekanizmalarından gelir. Ancak eleştiri ile istismar arasındaki çizgiyi, demokratik itirazla kışkırtıcılık arasındaki farkı iyi bilmek gerekir. Kardeşliğin güçlenmesi gibi hayati hedeflerin söz konusu olduğu bir dönemde sorumsuz söylemlerle toplumu sokağa çağırmak milletin ortak geleceğini tehlikeye atmaktan başka sonuç doğurmayacaktır.

Sokakları gerilim ve çatışmaların adresi haline getirmeye çalışmak siyasetin konusu olamaz. Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmektir; kutuplaştırmak değil, kucaklaştırmaktır. Kimse yanlış hesap yapmasın. Toplumsal huzursuzluktan, kargaşadan medet ummasın. Türkiye'nin ihtiyacın aklın gereğini yapmaktır.

“SİYASETTE ARINMA ERTELENEMEZ BİR GEREKLİLİK”

Artık yolsuzluğun, kirliliğin ve siyasetin üzerine çöken bütün yükleri geride bırakmanın zamanıdır. Vatandaşlarımızın sabrını sınayanlar, yük almak yerine yük olmaya devam etmekte ısrar edenler, milletin ferasetini hafife almasın. Cumhurbaşkanımızın riyasetinde Cumhur İttifakı ile büyütülen kardeşlik ve dayanışma iklimine zarar vermesin. Bu kadar emek ve gayretin nihai durağı insanlıktır ve insani değerler siyaset dahil her şeyin üstündedir. Akıl öfkeye, nezaket kabalığa, zarafet görgüsüzlüğe, helal kazanç tamahkarlığa, terbiye edepsizliğe terk edildiğinde insanlık ölür. Uzaktan adam görünenlerle adamlığa uzak olanlar, surette farklı olsalar bile sirette birdir ve bizim nazarımızda adam bile değildir. Bu vesileyle; bir kez daha siyasette arınma ve aklanmanın ertelenemez bir gereklilik olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler