Çünkü devlet memuru emekli olduğu zaman hem aldığı ikramiye, hem de aylık maaş bakımından sosyal sigorta emeklilerinden kat kat fazla alıyor.
Devleti yönetenler de bunun böyle olduğunu biliyor. Ama bu ayrımı ortadan kaldırmak için kılını kıpırdatmıyorlar.
Bu ülkede askerlik çağına gelen her erkek zorunlu askerlik görevini eşit olarak yapar. Buna rağmen devlet memurlarının askerlik süreleri emeklilikten sayılır. Ancak sosyal sigortalıların askerlik görevi emeklilikten sayılmaz.
Aynı devlet, aynı ordu, aynı asker ama birinin hizmeti emeklilikten sayılırken, öbürünün hizmeti emeklilikten sayılmaz.
Bu adaletsizlik Hayat Pahalılığı, HP uygulamalarında da sosyal sigortalılar aleyhine çalışıyor. Ortalama 150-200 bin TL alan emekli devlet memurları 6 ayda bir verilen ortalama % 20 artıştan 30-40 bin TL alırken, ortalama 70-80 bin TL alan sosyal sigorta emeklileri 14-16 bin TL alıyorlar.
Rakamlar büyüdükçe uçurum daha da derinleşir. Örneğin 3’lü kararname ile yapılan siyasi atamalardan emekli olanlar ve kamudan gelen siyasi kamu görevlilerinin ortalama maaşları 300-400 bin TL’dir.
Bunlar %20 HP uygulamasından 60-80 bin TL artış alırlar. Maaşları yılda ortalama 120-140 bin TL artar. Aynı yıl bir sosyal sigorta emeklisinin maaşı ise 28-32 bin TL artar.
Böylece bu adaletsizlik giderek derinleşiyor. Bu gidişle yüksek maaş alan memur emeklilerinin yıllık HP artışı neredeyse sosyal sigortalı emeklilerin aylık toplam maaşına eşit oluyor.
Bu adaletsizlikler yıllardır devam ediyor. Ama kimse bu ülkede yaşanan bu kadar büyük adaletsizliği maalesef görmüyor.
İlk defa bugün görevde olan UBP ağırlıklı hükümet bu büyük adaletsizliği fark etti ve sosyal sigorta emeklilerine bir defaya mahsus olmak üzere 40 bin TL ikramiye vereceğini ilan etti.






