Eski müsteşar Şahap Aşıkoğlu, facianın ardından gündeme gelen istifa tartışmalarına dikkat çekerek, bir bakanın istifasının siyasi sorumluluk açısından önemli olmakla birlikte denetim düzenini, atama sistemini ve devletin çalışma biçimini tek başına değiştirmeyeceğini söyledi.
Aşıkoğlu, “İstifa bir sonuç değil, en fazla bir başlangıç noktasıdır” derken, yaşananları yıllardır biriken ihmal ve liyakatsizliğin sonucu olarak değerlendirdi.
Şahap Aşıkoğlu, Kıbrıs Postası’na yaptığı değerlendirmede, facianın ardından ortaya çıkan tabloyu yalnızca Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı üzerinden değerlendirmenin sorunun esasını gözden kaçırmak anlamına geleceğini ifade etti.
Aşıkoğlu, “Sorun yalnızca Arıklı değil, yarattığımız sistemin kendisi” başlığı altında yaptığı değerlendirmesinde, “Sekiz kişi öldü, yirmi insan hâlâ kayıp. Şimdi herkes aynı şeyi söylüyor: ‘Bakan istifa etsin.’ Peki, Arıklı istifa ederse ne değişir?” sorusunu gündeme getirdi.
Aşıkoğlu’na göre istifa, siyasi sorumluluk bakımından önemli bir adım olabilir ancak asıl mesele bunun ötesinde yatıyor. Denetim düzeni, atama sistemi ve devletin çalışma biçimi değişmediği sürece yalnızca bakanın değişmesi sistemde kalıcı bir dönüşüm yaratmayacak.
“Çünkü mesele yalnızca bir bakanın koltuğu değil, o koltuğun içinde yer aldığı sistemdir” diyen Aşıkoğlu, ülkede yaklaşık yarım asırdır benzer bir sorunla karşı karşıya olunduğunu savundu.
“BU, YILLARDIR BİRİKEN İHMAL VE LİYAKATSİZLİĞİN FATURASIDIR”
Aşıkoğlu, yaşanan faciayı yalnızca bir kaza olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını belirtti.
Facianın, yıllardır biriken ihmal ve liyakatsizliğin ağır bir faturası olduğunu ifade eden Aşıkoğlu, bu faturanın insanlar tarafından canlarıyla ödendiğini söyledi.
FİLO JET DOSYASINDA “ZİNCİRİN HER HALKASI” SORGULANMALI
Aşıkoğlu, Filo Jet’in münferit bir talihsizlik olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
Şirket hakkında son bir yılda 26, toplamda ise 100 şikâyet bulunduğunu belirten Aşıkoğlu, bu şikâyetlerin çoğunun doğrudan geminin teknik güvenliğiyle ilgili olmadığını ancak gecikmelerden bakımsızlığa, kırık koltuklardan personelin tutumuna kadar uzanan şikâyetlerin şirketin işletme kültürü hakkında ciddi işaretler verdiğini ifade etti.
Geminin geçmişine de dikkat çeken Aşıkoğlu, geminin 23 yıl önce Iris Jet adıyla aynı hatta çalıştığını, rıhtıma çarptığını ve ardından su aldığını belirtti.
Borçlar nedeniyle yıllarca atıl kaldıktan sonra geminin yeni bir isimle piyasaya döndüğünü aktaran Aşıkoğlu, bu geçmişin faciayla doğrudan bağlantısının henüz kanıtlanmadığının altını çizdi. Ancak ruhsat ve denetim süreçlerinde geminin geçmişinin ne ölçüde incelendiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.
Kaza günü deniz koşullarının ağır, dalgaların üç metrenin üzerinde olduğunun ileri sürüldüğünü de belirten Aşıkoğlu; kaptanın yeterlik belgesi dâhil olmak üzere sefere izin veren bütün teknik ve idari unsurların sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Şirket sahiplerinin, ruhsatlandırma sürecinde görev alanların ve denetim zincirindeki karar vericilerin sorumluluğunun da araştırılması gerektiğini vurguladı.
“SORUŞTURMA YALNIZCA KKTC İLE SINIRLI KALMAMALI”
Aşıkoğlu, soruşturmanın yalnızca KKTC sınırları içerisinde yürütülmemesi gerektiğini de savundu.
Geminin Türkiye’de gerçekleştirilen bakım, onarım, klaslama ve belgelendirme süreçlerinin de araştırılması gerektiğini belirten Aşıkoğlu, sorumluluğun yalnızca KKTC’deki değil, Türkiye’deki ilgili idari ve teknik kurumlara kadar uzanması gerektiğini ifade etti. Sorun Yalnızca Arıklı Değilson.docx
“ELLİ YILLIK ALIŞKANLIK”
Aşıkoğlu, facianın ardından ortaya çıkan siyasi tartışmayı ülkenin uzun yıllardır devam eden yönetim ve atama anlayışıyla ilişkilendirdi.
Bugün “Bakan istifa etsin” diyen siyasi partilerin önemli bölümünün seçim sonrasında aynı kadrolara kendi partililerini yerleştireceğini savunan Aşıkoğlu, bunun yaklaşık 50 yıldır sürdürülen bir alışkanlık olduğunu söyledi.
Aşıkoğlu, liyakatin hiçbir hükümetin gerçek gündeminde olmadığını, kadrolaşmanın iktidara gelen herkesin işine geldiğini savundu.
Muhalefetteyken “Torpil bitmeli” diyenlerin iktidara geldiklerinde kendi listelerini hazırladıklarını ifade etti.






