Türkiye’den gelecek “abiler” yine bir formül üretebilir, söylenenler yutulabilir; bunlar irade sahibi insanlar değil.
***
Aslında bu filmi daha önce de gördük.
Başbakanlık Müsteşarı… Polis tarafından rüşvet, irtikap, görevi kötüye kullanma gibi suçlamalarla tutuklandı. Mahkemede 220 bin Euro ve 35 bin Sterlin rüşvet aldığı yönünde bilgi bulunduğu anlatıldı.
Sonra teminat… Ardından görevden alma…
Merkezi İhale Komisyonu Başkanı… Rüşvet ve görevi kötüye kullanma soruşturması… Polis mahkemede, beş şirkete ihale öncesi bilgi sızdırdığını, karşılığında 510 bin TL ve 2 bin 500 Sterlin aldığını iddia etti.
İskân Komitesi Başkanı… Eşinin arazi talebinin görüşüldüğü toplantıya katıldı, karara imza attı. Soruşturma… Görevden alma…
Hepsi gitti… Şimdi Ulaştırma Bakanı da gitti.
Üstel hep yerinde!
***
Ne acayip bir yönetim modeli bu…
Atamaları yapıyorsunuz. Kararnameleri imzalıyorsunuz. Bütün bu kadrolarla ülkeyi yönetiyorsunuz.
Birinin adı rüşvet soruşturmasına karışıyor… Ötekinin ihale… Berikinin arazi… Sonra hepsini görevden alıyorsunuz.
Tüm bunların başındaki siyasi irade olarak sizin sorumluluğunuz hiç doğmuyor!
***
Filo Jet faciasında da aynı refleks…
Önce kaptan… Mürettebat… Şirket… Liman görevlileri… Sonra Bakan…






