Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın başarılı oyuncuları Güner Beşkardeşler ile Serhat Özbudak, sporla buluşma hikayelerini anlattı; engelli bireylere çağrıda bulundu
“Basketbolla çekimserliğimi attım”… Güner Beşkardeşler, “Engelli olduktan sonra topluma atılma konusunda ister istemez çekimser oluyorsun. Basketbolla tanıştıktan sonra ben o çekimserliği attım, basketbol bana özgüven ve pozitiflik kattı” diye konuştu. Engelli bireylere mesaj veren Beşkardeşler, “Kesinlikle evin içine kapanmayın, sevdiğiniz ve yapabildiğiniz spor dalları ile uğraşın” dedi
“Sosyalleşme size çok iyi gelecek”… Serhat Özbudak, sahada kendisini çok daha özgür hissettiğine değinerek, engelli bireylere seslendi. Özbudak, “Spor olsun, sanat olsun, her konuda kendi yeteneklerini keşfedip o yolda ilerlemeleri gerekiyor. Evde kapanarak değil; dışarıda sosyalleşerek kendilerini ifade etmeleri onlara çok iyi gelecektir.” ifadelerini kullandı
Candan MERT
Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı oyuncuları Güner Beşkardeşler ile Serhat Özbudak, KIBRIS’a konuştu. Engelleri aşarak sporla buluşan hayatlarını anlatan oyuncular basketbol ile tanışma hikayelerini anlatırken, sporun iyileştirici gücü ile özgüven kazanarak hayata daha iyi baktıklarını kaydetti. Sahaya çıktıklarında hayatlarında adeta farklı ve olumlu bir pencerenin açıldığını dile getiren oyuncular, sporla tanışmalarının ardından fiziksel ve psikolojik açıdan çok daha iyi hissettiklerini vurguladı.
Takım oyuncularının yaşadıkları sorunlara da değinen oyuncular, özellikle ulaşım ve tesis konusunda sorun yaşadıklarını aktararak, yetkililerden bu anlamda destek talep etti. Oyunculardan Beşkardeşler, sahaya çıktıkları zaman özgüven ve sporun verdiği güzel duygularla maçı tamamladıklarını vurgulayarak, “Başarı için mücadele etmek bizler için onur verici.” dedi
Beşkardeşler: Takıma girdikten sonra bırakamadım
Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı oyuncusu Güner Beşkardeşler, sporla tanışma hikayesini ve sonrasında değişen hayatını KIBRIS’a anlattı. Beşkardeşler, 1994 şubat doğumlu olduğunu ve Güzelyurt’ta yaşadığını ifade ederken, yolunun basketbol ile 2019 yılında fizyoterapisti aracılığıyla kesiştiğini söyledi. O dönemde takım antrenörlerinin kendisinin evine giderek spora başlaması için ikna ettiklerini belirten Beşkardeşler, ilk başta katılım konusunda çekimser olduğunu ancak takıma girdikten sonra basketbolu bırakmak istemediğini dile getirdi. Bu süreçte ilk etapta takımı bir sene kadar izlediğini aktaran Beşkardeşler, sonrasında takıma katıldığını kaydederek, bu durumdan duyduğu memnuniyeti “Sandalyeye oturduktan sonra bir daha kalkamadım.” ifadeleriyle belirtti.
“Basketbol bana özgüven kattı”
Beşkardeşler, basketbola başladıktan sonraki sürecini anlatırken, spor öncesi hayatının ‘sosyalleşme konusunda çekimser’ olduğunu ifade etti. Beşkardeşler, “Engelli olduktan sonra topluma atılma konusunda ister istemez çekimser oluyorsun. Basketbolla tanıştıktan sonra ben o çekimserliği attım, basketbol bana özgüven ve pozitiflik kattı” dedi. Engelinin 13 yaşından sonra omurilik iltihaplanması sonucunda oluştuğunu aktaran Beşkardeşler, yaklaşık 4-5 sene fizyoterapist ile tedavi sürecinde kaldığını ve sonrasında da basketbolla tanıştığını dile getirdi. KKTC içerisinde engelli bir sporcu olarak yaşadıkları zorluklardan bahseden Beşkardeşler, kendisinin aracı olduğu için ulaşım konusunda sorun yaşamadığını ancak diğer sporcu arkadaşların bu anlamda sorun yaşayabildiğini ifade etti. Beşkardeşler, ulaşımda sorun yaşayan arkadaşlarını bazı dönemlerde ailelerinin getirdiğini, bazı dönemlerde ise onlara kendilerinin yardımcı olduğunu dile getirdi. Tesis konusunda da sorun yaşadıklarını aktaran Beşkardeşler, antrenmanların ve maçların Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapıldığını ve diğer branşların da orada çalışmasından dolayı antrenmanlar için uygun gün bulmakta zorlandıklarını kaydetti. Beşkardeşler, bu anlamda yetkililerden destek talep etti.
“Olabildiğince sosyal olun”
Beşkardeşler, sahadaki duygularından bahsederken, resmi müsabakalara çıkmanın heyecanını ve stresini karışık olarak yaşadıklarını söyledi. Sahaya çıktıkları zaman özgüven ve sporun verdiği güzel duygularla maçı tamamladıklarını vurgulayan Beşkardeşler, “Başarı için mücadele etmek bizler için onur verici” dedi. Engelli bireylere ve topluma Engelliler Haftası kapsamında mesaj veren Beşkardeşler, “Kesinlikle evin içine kapanmasınlar, olabildiğince sosyal olsunlar. Sevdikleri ve yapabildikleri spor dalları ile uğraşsınlar. Evin içine kapanmalarını hiç istemiyorum çünkü onlar için çok daha kötü oluyor” ifadelerini kullandı.
Özbudak: Önce bocaladım, sonra alıştım
Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı oyuncusu Serhat Özbudak ise, konu hakkında KIBRIS’a yaptığı açıklamasında 1994 ağustos doğumlu olduğunu ve basketbol ile 2002 yılında tanıştığını söyledi. Yolda yürürken bir antrenörün kendisini görüp, ‘çok güzel sandalye kullanıyorsun’ diyerek takıma katılmayı önerdiğini ifade eden Özbudak, ilk etapta bocalasa da sonrasında alıştığını ve oynamaya başladığını dile getirdi. Sporun çok sert ve efor harcatan bir spor olmasından dolayı ilk haftalarda zorlandığını ve sonrasında hoşuna giderek devam ettiğini aktaran Özbudak, “Zaten ben sporu seviyorum. Bu şekilde başladım, 8 sene İstanbul Bağcılar Belediyesi’nde oynadım. Ondan sonra Karabükspor, Aydın, Yalova, Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe takımlarında oynadım. Sonrasında, Türkiye’den Yunanistan’a gitmek istedim ve orada da oynadım. Son 2 senedir de burada oynuyorum” ifadelerini kullandı.

“Sahada kendimi özgür hissediyorum”
Sahaya çıktığındaki hissiyatlarından bahseden Özbudak, sahada dış dünya ile bağlantısını kestiğini ve saha içerisinde bambaşka bir dünyaya girdiğini belirterek, “Orada kendimi çok daha özgür ve kendim gibi hissediyorum. Sandalye ile tek vücut oluyorum. Ses, gürültü, hiçbir şey duymuyorum” dedi. Engelliler Haftası kapsamında engellilere de seslenen Özbudak, konuşmasını, “Engelli bireylerin her konuda kendilerini keşfetmesi gerekiyor. Spor olsun, sanat olsun, her konuda kendi yeteneklerini keşfedip o yolda ilerlemeleri onlar için çok iyi olur. Evde kapanarak değil de dışarıda sosyal olarak kendilerini ifade etmeleri onlara çok iyi gelecektir.” ifadeleriyle sonlandırdı.