Meclis Başkanı ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Güzelyurt Milletvekili Ziya Öztürkler, Mustafa Alkan’ın Genç TV’de yayınlanan Er Meydanı programında UBP’nin aday belirleme seçiminin ardından yaşanan tartışmalara ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Aday belirleme seçimine birinci sıra beklentisiyle girdiğini açıkça ortaya koyan Öztürkler, ekranda kendisini üçüncü sırada gördüğünde “şoke olduğunu” söyledi.
Öztürkler, sonuçlara ilişkin kuşkularının giderilmesi için dijital oylarla sandıklara atılan çıktıların karşılaştırılması gerektiğini savunurken, Divan’ın bunu yapmamasına sert tepki gösterdi.
“BİRİNCİLİK BEKLERKEN ÜÇÜNCÜ SIRADA KENDİMİZİ GÖRMEK BİZİ ŞOKE ETTİ”
Seçim gününde sahadaki desteği nedeniyle çok farklı bir sonuç beklediğini anlatan Öztürkler, sonuçların açıklanmasıyla yaşadığı şaşkınlığı şöyle anlattı:
“Birincilik beklerken kendimizi iki de değil, üçüncü sırada görmek birazcık bizi şoke etti. Ama şok etmesine rağmen yine de soğukkanlı davrandım.”
Öztürkler, sonuçların açıklanmasının ardından yakınındaki bazı kişilerin ağladığını ve kendisine “Hakkımız yenildi” dediğini belirterek, ortamın daha fazla gerilmemesi için alandan ayrıldığını söyledi.
Ancak sandıkların açılıp sayılmayacağına ilişkin tartışmalar başlayınca geri döndüğünü anlatan Öztürkler, itirazını da bu aşamada yaptığını belirtti.
“BU İŞİN İÇİNDE BİR İŞ VAR MI DİYE DÜŞÜNDÜM”
Mustafa Alkan’ın, sonuçları gördüğünde “Bu işin içinde bir iş var mı?” diye düşünüp düşünmediğini sorması üzerine Öztürkler, “Düşündüm” yanıtını verdi.
Sahaya hâkim olduğunu ve bazı sonuçları beklediği gibi bulmadığını söyleyen Öztürkler, asıl hayal kırıklığının ise Divan’ın yönetimi olduğunu savundu.
“Benim aslında Ziya Öztürkler olarak hayal kırıklığına uğradığım nokta Divan’dır. Çok acemi bir Divan vardı” diyen Öztürkler, yaşanan tartışmaların sorumluluğunu parti yönetimine değil seçim sürecini yürüten Divan’a yükledi.
Öztürkler şöyle devam etti:
“Partiyi küçük düşüren, partiyi sıkıntıya sokan, bu olumsuz atmosferin yaşanmasına neden olan acemi Divan’dır.”
“SONUCA SAYGI DUYMAM İÇİN BANA İSPATLAYABİLMENİZ GEREKİR”
Dijital seçim sistemine kendisinin de destek verdiğini belirten Öztürkler, sistemin güvenilirliğinin sandıklara atılan çıktılar üzerinden kontrol edileceğini düşündüklerini söyledi.
“Belki de benim aldığım oy odur. Belki ben kendimi bu noktada görürdüm ama üçüncü çıktı. Buna saygı duymam gerekir. Ama benim saygı duyabilmem için bana bunu ispatlayabilmeniz gerekir” ifadelerini kullandı.
Öztürkler’e göre bunun yolu, dijital sistemdeki sonuçlarla oy kullananların aldığı çıktıları karşılaştırmaktı.
Divan’ın itirazlardan sonra oyların sayılacağı yönünde karar aldığını ancak bu kararın uygulanmadığını belirten Öztürkler, YSK gözetiminde yeniden sayım talebini bu nedenle yaptığını söyledi.
“YSK kontrolünde bu oyları sayın” çağrısını hatırlatan Öztürkler, şöyle konuştu:
“O an YSK çağrılsa, YSK denetçileriyle birlikte o kutular açılıp sayılsa ve üç saat, dört saat, beş saat sonra ‘sonuç budur’ denilse bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.”
“KARAR ALDILAR AMA DİVAN ORTADA YOKTU”
Öztürkler, itirazların ardından sandıkların polis kontrolünde tutulduğunu ancak sayım yapılmadığını söyledi.
YSK Başkanı’yla telefonla görüştüğünü, Divan Başkanı Hüseyin Paşa’yı ve UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan’ı da aradığını anlatan Öztürkler, Divan’dan beklediği açıklamanın gelmediğini belirtti.
“Seçim cumartesi günü oldu. Pazar günü tüm kamuoyu orada, sandıklar demirlerin etrafında; Divan yok, sayım yok. Pazartesi günü aynı şekilde. Durmadan kamuoyunda partimiz küçük düşüyor” dedi.
Öztürkler, Divan’ın en baştan kâğıt çıktıların resmi oy pusulası niteliğinde olmadığını ve yalnızca dijital verilerin esas alınacağını açıklaması halinde tartışmaların büyümeyeceğini de savundu.
“KESTİLER ELBETTE KESTİLER”
Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri Mustafa Alkan’ın, parti içindeki ifadeyle “Kestiler mi sizi?” sorusu oldu.
Öztürkler bu soruya:
“Kestiler elbette kestiler” yanıtını verdi.
Ancak hemen ardından bunun nasıl gerçekleştiğinin ortaya konulamadığını belirten Öztürkler şöyle devam etti:
“Dijital bir kesme mi oldu, yoksa parti içerisinde bir kesme mi oldu, onu tam netleştirecektik. Divan görevini tam yapsaydı ve o kutuları açsaydı, sağlamasını yapsaydık, dijital bir kesme mi yoksa parti içerisinde bir kesme mi olduğunu anlayacaktık.”
Öztürkler, sandıkların sayılmaması nedeniyle bu soruların havada kaldığını söyledi.
Buna karşılık seçimde yaklaşık 3 bin oyun usulsüz biçimde kullanıldığı yönündeki iddialar konusunda elinde bir tespit olmadığını özellikle vurguladı.
“Böyle bir tespitim yok” diyen Öztürkler, çok yüksek katılım olduğunu ve 3 bin oyun bu şekilde kullanılmasının gerçekleştiğini düşünmediğini söyledi.
ADAYLIKTAN ÇEKİLMEYİ DÜŞÜNDÜ: “HAK ETMEDİĞİMİ DÜŞÜNEREK…”
Öztürkler, sonuçların ardından adaylıktan çekilmeyi kendi içinde değerlendirdiğini de ilk kez açıkladı.
“İlk gün bayağı demoralize oldum. Sokağı bilen, örgütü bilen, üyeyi bilen bir kişi olarak bu aldığım oya inanmadım açıkçası” diyen Öztürkler, şöyle devam etti:
“Kendi içimde bunu düşündüm. Hak etmediğimi düşünerek devam etmeme yönünde bazı hislere de kapıldım.”
Ancak üyelerden aldığı telefonların kararını değiştirdiğini söyleyen Öztürkler, kendisini arayanların “Biz sana oy verdik. Bu oylar bizim de namusumuzdur” dediğini aktardı.
“ESAS SEÇİM 6 ARALIK’TA: O SANDIKLARI YSK SAYACAK”
Adaylığa üçüncü sıradan devam etme kararını savunan Öztürkler, 6 Aralık seçimlerini işaret etti.
“Birinci ve ikinci sırada değil de üçüncü sırada yarışacağım diye geri adım atmak bana yakışmazdı” diyen Öztürkler, şu ifadeleri kullandı:
“Esas seçim 6 Aralık’ta olacak. 6 Aralık’ta o sandıklar YSK’nın gözetiminde açılacak, YSK sayacak. Ve 6 Aralık’ta da Ziya Öztürkler’in nerede olduğunu herkes görecek.”






