MÜNÜR RAHVANCIOĞLU: BU FACİA, YALNIZCA KAPTAN YA DA MÜRETTEBAT HATASI ÜZERİNDEN AÇIKLANAMAZ!
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, facianın yalnızca kaptan ya da mürettebat hatası üzerinden açıklanamayacağını belirterek, geminin izinlendirilmesinden bakımına, teknik denetimlerinden sefere çıkış koşullarına kadar tüm sürecin sorgulanması gerektiğini söyledi. Rahvancıoğlu, Ulaşım alanındaki asli yetkinin Ulaştırma Bakanlığı’nda olduğunu hatırlattı.
İdare hukukunun temel prensibinin “yetki kimdeyse sorumluluk ondadır” olduğunu belirten Rahvancıoğlu, ulaşım alanındaki en yetkili makamın Ulaştırma Bakanlığı olduğunu söyledi. Rahvancıoğlu, Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın hükümetin bir parçası olması nedeniyle Başbakan’ın da sorumluluğu paylaşabileceğini ancak ulaşım konusundaki asli yetki nedeniyle Bakan’ın sorumluluğunun açık olduğunu ifade etti.
Ulaşım güvenliğinin bireylerin dikkatine veya şirketlerin insafına bırakılamayacağını vurgulayan Rahvancıoğlu, devletin uçak, gemi ve otobüs gibi toplu ulaşım araçlarında etkin güvenlik ve denetim mekanizmaları kurmak zorunda olduğunu ifade etti. Geminin sefere çıktıktan kısa süre sonra sorun yaşamasının, denetim ve sefere uygunluk süreçlerine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğunu kaydetti.
Ulaşım hizmetlerinin özel şirketlerin kâr hesabına terk edilmesini eleştiren Rahvancıoğlu, insan hayatının kâr-zarar hesabına indirgenemeyeceğini belirtti. Kamusal ulaşımın yeniden gündeme alınması gerektiğini söyleyen Rahvancıoğlu, çalışanların güvencesiz ve sendikasız koşullarda çalıştırılmasının da doğrudan can güvenliği sorunu olduğunu vurguladı.
Çalışanların gerektiğinde güvenlik riski taşıyan bir sefere karşı çıkabilecek güce sahip olması gerektiğini ifade eden Rahvancıoğlu, “Sendikasız çalıştırılmak yasaklansın” talebinin aynı zamanda bir can güvenliği talebi olduğunu söyledi.
UMUT ERSOY: HESAP SORMAK SİYASET DEĞİLSE SİYASET NEDİR?
Bağımsızlık Yolu Dış İlişkiler Sekreteri Umut Ersoy, facianın yalnızca bir deniz kazası olarak ele alınmasının, olayın arkasındaki siyasi ve ekonomik tercihleri görünmez kılacağını söyledi.
Ulaşım sisteminin nasıl kurulacağının, kim tarafından işletileceğinin ve hangi denetim mekanizmalarının uygulanacağının siyasi kararlar olduğunu belirten Ersoy, bu nedenle siyasi sorumluluğun hükümetin bütününe uzandığını ifade etti.






