Lefkoşa 17°USD49,77 ₺▲EUR55,87 ₺▼GBP66,68 ₺▼GRAM ALTIN6.384,76 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Kuzey Kıbrıs turizminin geleceği ve ulaşım gerçeği

Akdeniz’in üçüncü büyük adası Kıbrıs, dünyanın pek az coğrafyasına nasip olan bir iklime sahiptir. Yılın büyük bölümünde güneşin yüzünü gösterdiği, soğuğun adeta uğramadan geçtiği bu ada, özellikle de en güzel…

3 dakika okumaHaber: Diyalog Gazetesi
Paylaş
Kuzey Kıbrıs turizminin geleceği ve ulaşım gerçeği

Akdeniz’in üçüncü büyük adası Kıbrıs, dünyanın pek az coğrafyasına nasip olan bir iklime sahiptir. Yılın büyük bölümünde güneşin yüzünü gösterdiği, soğuğun adeta uğramadan geçtiği bu ada, özellikle de en güzel sahillerine sahip Kuzey Kıbrıs, turizm açısından gerçek bir cennettir.

Peki, bütün bunları neden anlatıyorum?

Çünkü Kuzey Kıbrıs, sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra güvenli yaşam koşullarıyla da önemli bir ayrıcalığa sahiptir. Ben her zaman söylerim: Her Kıbrıslı birey, adeta bir güvenlik kamerası gibidir. İngiltere’de uygulanan Neighbourhood Watch sisteminin benzeri, Emniyet Genel Müdürümüz Sayın Ali Adalıer’in öncülüğünde ülkemizde de hayata geçirilmiştir. Komşuların birbirlerine ve çevrelerine göz kulak olması, şüpheli durumları güvenlik güçlerine bildirmesi, toplumsal güvenliğe önemli katkılar sağlamaktadır.

Ancak bir ada ülkesinin turizmde başarılı olabilmesi için güvenlik kadar önemli bir başka unsur daha vardır: Ulaşım.

Ne yazık ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yıllardır maruz kaldığı haksız izolasyonlar nedeniyle bu konuda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bana göre ulaşımı olmayan turizm, iki kolu ve iki bacağı olmayan bir insana benzer.

Geçmiş yılları hatırlıyorum. Ülkemizde yollar yetersiz, elektrik ve su imkânları oldukça sınırlıydı. Turizm ağırlıklı olarak İngiltere’den gelen misafirlerle yürütülüyordu. Mersin’den günde bir feribot, Türkiye’den ise sınırlı sayıda uçak seferi gerçekleştiriliyordu. Londra uçuşlarının uzun sürmesi nedeniyle birçok Kıbrıslı ve turist, Güney Kıbrıs üzerinden seyahat etmeyi tercih ediyordu.

Bir zamanlar “Yeşil Ada” olarak anılan Kıbrıs’ın eski yeşilliğini de bugün özlemle hatırlıyorum. Yaşanan büyük yangınların ardından dikilen ağaçlara rağmen, o eski doğal dokunun yeniden oluştuğunu görmeye ömrüm yeter mi, bilmiyorum.

Turizm’in geçmişine baktığımda beni en çok üzen konulardan biri ise Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın kaybedilmesidir. Yanlış yönetim anlayışları, bürokrasinin hantallığı ve liyakat eksikliği nedeniyle kendi hava yolu şirketimizi ne yazık ki yaşatamadık.

Bugün hâlâ tabelası yerinde duruyor. Merit Lefkoşa Oteli’ne her gidişimde o tabelaya bakar, içimde derin bir hüzün hissederim. Çünkü o tabela benim için yalnızca kapanmış bir şirketi değil, ülkemizin kaybettiği önemli bir değeri temsil ediyor.

Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın ardından Türk Hava Yolları, Pegasus ve AJet’in seferleriyle ulaşım imkânlarımız genişledi. Ancak bu kez karşımıza başka bir sorun çıktı: Uçak bileti fiyatları.

Bugün çarşamba günü makul bir bedelle alınabilen biletin cuma günü dört katına kadar yükseldiğine şahit oluyoruz. Zaten haksız izolasyonlarla mücadele eden bir ülkenin, bir de yüksek ulaşım maliyetleriyle karşı karşıya kalmasını kabul etmek mümkün değildir. Ben bunu turizme yönelik ekonomik bir engel olarak görüyorum.

Kuzey Kıbrıs’ın ekonomik geleceğinde en önemli iki sektör turizm ve eğitimdir. Bu nedenle devletimizin, ana vatanımız Türkiye ile iş birliği içerisinde uzun vadeli bir turizm politikası oluşturması gerektiğine inanıyorum. Özellikle hava yolu fiyatlarının makul seviyelere çekilmesiyle turizmi on iki aya yaymak mümkündür.

Bugün kış aylarında otellerimizin önemli bir bölümü arzu edilen doluluğa ulaşamıyor. Oysa boş kalan yalnızca otel odaları değildir. Restoranlar, mağazalar, marketler ve turizme bağlı pek çok işletme de aynı durgunluğu yaşıyor.

Ülkemiz turizminin önemli unsurlarından biri olan şans oyunları salonlarını da unutmamak gerekir. Las Vegas ile dünyada önemli bir turizm alanına dönüşen bu sektör, bugün Kuzey Kıbrıs ekonomisine de ciddi katkılar sağlamaktadır. Otellerimiz, şans oyunları salonlarımız ve bunlara bağlı işletmelerimiz, dünyanın önde gelen turizm merkezleriyle yarışabilecek hizmet standartlarına sahiptir.

Bütün bu değerleri daha güçlü bir geleceğe taşıyabilmek için artık somut adımlar atmalıyız.

Kuzey Kıbrıs’ta turizmin bütün paydaşlarını bir araya getirecek kapsamlı bir Turizm Çalıştayı düzenlenmesinin zamanı gelmiştir. Ancak bu çalıştayda alınacak kararlar yalnızca toplantı salonlarında kalmamalı, hükûmet programına dâhil edilerek hayata geçirilmelidir.

Önümüzde bir seçim süreci var. Siyasi partilerin turizme ilişkin görüş ve projelerini ortaya koyacaklarına inanıyorum. Fakat artık yalnızca vaatlere değil, uygulanabilir ve kalıcı politikalara ihtiyacımız var.

Kuzey Kıbrıs’ın güneşi, denizi, güvenliği, dünya standartlarında otelleri ve yetişmiş insan gücü var. İhtiyacımız olan, bütün bu değerleri doğru bir turizm politikasıyla buluşturabilmektir.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler