Geçen hafta küresel piyasalar Orta Doğu’da giderek artan jeopolitik riskler, yapay zeka yatırımlarının finansmanına ilişkin soru işaretleri ve bilançolardan alınan karışık sinyallerle negatif seyrederken, söz konusu endişeler yeni haftada da etkisini sürdürüyor.
ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerin ardından ABD-İran çatışmasının yeniden tırmanma olasılığı, piyasalarda risk iştahını törpülüyor. Öte yandan gözler bu hafta Fed’in faiz kararına çevrildi. Fed’in politika faizini sabit bırakması bekleniyor. Analistler, toplantıda enflasyon baskıları karşısında bundan sonraki faiz politikasına ilişkin verilecek mesajların önem taşıdığını belirtti.
Diğer taraftan bu hafta ABD’de büyüme ve kişisel tüketim harcamaları verileri ile hızlanan bilanço sezonunda Amazon, Microsoft ve Alphabet’in bilançoları takip edilecek.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’da başladığı işi bitirmek zorunda kalabileceğini ifade ederek, “İran’ı tekrar bombalama ihtimalim var.” dedi. Katarlı arabulucuların, ABD ile İran arasındaki arabuluculuk görüşmeleri kapsamında İran’ın başkenti Tahran’a gittiğine dair haberlerin ardından aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,9 azalışla 114,5 dolara geriledi.
Teknoloji şirketlerinin hisselerine yönelik endişelerden dolayı yatırımcıların güvenli liman talebinin artmasıyla ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan azalışla yüzde 4,97’de seyrediyor.
Dolar endeksi ise ABD 10 yıllık tahvil faizindeki düşüşün etkisiyle yüzde 0,2 azalışla 101,7 seviyesine indi. Tahvil faizleri ve dolar endeksindeki düşüşten destek bulan altının onsu yüzde 0,5 artışla 4 bin 15 dolardan işlem görüyor.
Bu arada Brezilya’da devlet başkanlığı seçiminin ikinci turunu resmi olmayan sonuçlara göre Luiz Inacio Lula da Silva kazandı. Bu gelişmeyle dolar/Brezilya reali paritesi yüzde 0,1 azalışla 4,9780 seviyesinde seyrediyor.
Kesin olmayan seçim sonuçlarının piyasa beklentilerinin aksine gerçekleşmesiyle Tokyo’da işlem gören Brezilya hisse senetlerinden oluşan bir borsa yatırım fonu yüzde 15 civarında değer kaybetti.
ABD’de endeks vadeli kontratlar haftaya pozitif başladı
New York borsası, yapay zeka yatırımlarına ilişkin endişelerle teknoloji hisselerinde görülen satış baskısının diğer sektörlere yayılması ve Orta Doğu’da süren jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarını yükseltmesiyle cuma gününü düşüşle tamamladı.
Kurumsal gelişmeler de piyasaların seyrinde etkili olurken, SpaceX’in ABD genelinde kablosuz iletişim ağı kurmak amacıyla hücresel altyapı şirketleriyle görüşmeler yürüttüğüne ilişkin haberlerin ardından telekomünikasyon hisseleri geriledi.
Artan rekabete ilişkin endişelerle AT&T’nin hisseleri yüzde 7,96, Verizon’un hisseleri yüzde 1,18 ve T-Mobile’ın hisseleri yüzde 7,71 değer kaybetti. SpaceX hisseleri ise yüzde 1,89 yükseldi.
American Express’in hisseleri de şirketin gelirinin ve karının bu yılın üçüncü çeyreğinde artmasına karşın küresel iş gücünün yaklaşık yüzde 5’ini azaltacağını açıklaması sonrası yüzde 3,62 düştü.
Makroekonomik veri tarafında ise Michigan Üniversitesince ölçülen tüketici güven endeksi, ekimde yukarı yönlü revize edilerek 48 oldu. Söz konusu revizyona rağmen endeks 5 ayın en düşük seviyesinde kaldı.
ABD’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ekimde 56 değerini alarak 53 ayın en yüksek seviyesine çıktı ve piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.
Söz konusu gelişmelerle Dow Jones endeksi yüzde 1,23, S&P 500 endeksi yüzde 0,52 ve Nasdaq endeksi de yüzde 0,21 değer kaybetti.
ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.
ECB’nin faiz kararı piyasaların odağında yer alacak
Avrupa borsaları, cuma gününü Fransa’da devam eden protestolar ve artan petrol fiyatlarının etkisiyle İtalya hariç düşüşle tamamladı.
Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,07’ye çıkarak 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Fransa’nın kredi notlarına yönelik periyodik incelemesini tamamladığını bildirdi.
Moody’s’ten yapılan açıklamada, Fransa’nın “Aa3” olan kredi notunun, zengin ve çeşitlendirilmiş ekonomisi ile güçlü kamu kurumları tarafından desteklendiği ifade edilerek, parçalı parlamento yapısı, siyasi ve sosyal istikrarsızlık, yüksek ve artan borç yükü ile borç karşılama metriklerindeki zayıflamanın temel kredi zorluklarını oluşturduğu vurgulandı.
Açıklamada, önceki incelemeden bu yana ekonomik büyümenin yavaşlaması ve bütçe açığının artması nedeniyle Fransa’nın borç yükünün beklentilerin üzerine çıktığı aktarıldı.






