“Kurallara dayalı düzen değişti”… Çağatay Karip, dünya ekonomisinde kurallara dayalı düzenin değiştiğini, artan borçluluk, enerji maliyetleri ve jeopolitik gelişmelerin belirsizliği artırdığını belirterek, KKTC’nin de yeni bir ekonomik modele ve uzun vadeli kalkınma planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
“Mevduatlar kredilerin üzerinde”… Bankacılık sektöründeki kredi dağılımlarında inşaat sektörünün kredilerdeki ağırlığını koruduğunu söyleyen Karip, KKTC bankacılık sisteminde toplam mevduatın kredilerin üzerinde olduğunu ifade etti.
Yusuf Bahadır AYDIN
Asbank Genel Müdürü Çağatay Karip, KIBRIS TV’de Ali R. Çatal’ın hazırlayıp sunduğu “Parapolitik” programına konuk olarak dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin yanı sıra KKTC ekonomisinin yapısını, bankacılık sektörünü, yapay zekanın iş dünyasına etkilerini ve 2027 yılına ilişkin beklentilerini değerlendirdi.
Karip, 2026 yılına girerken dünya ekonomisinde dengelenme beklentisinin bulunduğunu ancak yıl içerisinde yaşanan jeopolitik gelişmelerin bu beklentileri değiştirdiğini söyledi.
Dünyanın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan kurallara dayalı düzenden farklı bir yapıya doğru ilerlediğini belirten Karip, çok kutuplu dünyanın ekonomik ve siyasi dengeleri değiştirdiğine işaret etti.
“Dünya çok kutuplu bir düzene doğru gidiyor”
Karip, ülkelerin artık yalnızca siyasi güçleriyle değil, sahip oldukları ekonomik kapasite, üretim gücü, teknoloji ve stratejik kaynaklarla da dünya sistemindeki konumlarını belirlediğini ifade etti.
Bu dönüşümün ekonomiler üzerinde de önemli etkiler yarattığını belirten Karip, yapay zekanın küresel ekonomide verimlilik açısından büyük değişimler yaratmasının beklendiğini söyledi.
Yapay zekaya yönelik yatırımların son yıllarda ciddi boyutlara ulaştığını kaydeden Karip, önümüzdeki yıllarda da yüz milyarlarca dolarlık yeni yatırım yapılmasının beklendiğini belirtti.
Ancak yüksek faiz oranlarının söz konusu yatırımların finansmanını zorlaştırdığını ifade eden Karip, ABD’deki büyük teknoloji şirketlerinin piyasa değerlerindeki yükselişin de yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini söyledi.
Karip, yapay zekâ yatırımlarındaki olası bir balonun yalnızca ABD ekonomisini değil, bu şirketlere yatırım yapan küresel yatırımcıları da etkileyebileceğini kaydetti.
“Öngörülemezlik en büyük sorunlardan biri”
Küresel ekonomideki en önemli sorunlardan birinin öngörülemezlik olduğunu belirten Karip, ülkelerin ekonomik kararlarında korumacı politikaların ve kendi çıkarlarını önceleyen yaklaşımların daha fazla öne çıktığını söyledi. Avrupa ve ABD’nin uzun yıllar üretimi Çin’e kaydırmasının Çin’in ekonomik gücünü artırdığını belirten Karip, Çin’in özellikle yüksek teknoloji, elektrikli araçlar, çip teknolojisi ve nadir toprak elementleri alanlarında önemli bir konuma geldiğini ifade etti.
Karip, önümüzdeki 5 ila 10 yıllık dönemde ABD ile Çin arasındaki ekonomik ve teknolojik rekabetin küresel ekonominin önemli belirleyicilerinden biri olmaya devam edeceğini söyledi.
“KKTC’nin yeni bir ekonomik modele ihtiyacı var”
KKTC’nin de bu küresel dönüşümün dışında kalamayacağını belirten Karip, ülkenin ekonomik yapısının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
KKTC ekonomisinin ağırlıklı olarak üç sektöre dayandığını belirten Karip, inşaat, turizm ve toptan gıda gibi alanlarda yoğunlaşan ekonomik yapının çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Üretim sektörünün yüksek maliyetler, pazar belirsizliği ve finansmana erişim sorunları nedeniyle zorlandığını belirten Karip, şirketlerin ürettikleri malın birkaç ay sonraki değerini öngörmekte güçlük çektiğini ifade etti.
Karip, şirketlerin sürdürülebilir finansman modelleri oluşturması, daha çevik organizasyonlara dönüşmesi ve krizlere karşı dayanıklılıklarını artırması gerektiğini kaydetti. “Şu anda verimlilik çok önemli. Verimliliği sağlayamayan hiçbir işletme veya büyük şirket rekabetin içinde ayakta kalamayacak” diyen Karip, yapay zekanın bu noktada işletmeler için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
“Yapay zekâ iş hayatını değiştirecek”
Yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisinin doğrudan “insanların işsiz kalması” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Karip, asıl meselenin çalışanların yeni yetenekler kazanması olduğunu ifade etti.
Yapay zekânın hangi işleri dönüştüreceğinin büyük ölçüde öngörülebilir olduğunu belirten Karip, çalışanların ve eğitim sisteminin buna göre yeniden şekillenmesi gerektiğini söyledi.
Karip, “Yapay zekâ birtakım işleri alırken insanlar hangi yeni yeteneklerini geliştirmek zorunda? Burada hepimize sorumluluk düşüyor.” ifadelerini kullandı. Bu dönüşümün yalnızca işverenleri değil, aileleri ve eğitim sistemini de ilgilendirdiğini belirten Karip, çocukların gelecekteki iş hayatına hazırlanabilmesi için hangi yeteneklerin önem kazanacağının bugünden düşünülmesi gerektiğini kaydetti.
Tarım için “reform değil, devrim” çağrısı
KKTC ekonomisinin çeşitlendirilmesinde tarımın stratejik sektörlerden biri olabileceğini belirten Karip, özellikle gıda arz güvenliğinin önemine dikkat çekti.
Ülkenin en azından temel gıda ihtiyaçlarının bir bölümünü kendi üretimiyle karşılayabilmesi gerektiğini söyleyen Karip, üretim fazlasının ise ihracata yönlendirilebileceğini ifade etti.






