Lefkoşa 25°USD49,77 ₺▲EUR55,83 ₺▲GBP66,52 ₺▼GRAM ALTIN6.423,78 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

BM’NİN ADALET SINAVI: KIBRIS’TA 63 YILLIK ÇELİŞKİ

BAHAR SANCAR YAZDI///

2 dakika okumaHaber: https://www.gundemkibris.com/muhabir/14/pelin-yukselay
Paylaş
BM’NİN ADALET SINAVI: KIBRIS’TA 63 YILLIK ÇELİŞKİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’in yapısına yönelik eleştirileri, uluslararası sistemin yıllardır tartışılan en temel sorunlarından birini yeniden gündeme taşıdı: Adalet, eşitlik ve temsil…

Erdoğan’ın BM Güvenlik Konseyi’nin daha adil, kapsayıcı ve uluslararası toplumun beklentilerine yanıt verebilecek bir yapıya kavuşturulması gerektiği yönündeki çağrısı, yalnızca kurumsal bir reform talebi olarak görülmemeli…

Bu çağrı, uluslararası hukuk ve eşitlik ilkelerinin tüm halklara aynı ölçüde uygulanması gerektiğini de hatırlatıyor…

…

Peki, Birleşmiş Milletler bu ilkeleri Kıbrıs konusunda ne kadar hayata geçirebildi?

Kıbrıs Türk halkının yaşadıkları, bu soruya verilecek yanıt açısından son derece önemli…

1963 yılında ortaklık Cumhuriyeti'nin fiilen çökmesinin ardından Kıbrıs Türkleri devletin yönetiminden dışlandı…

Buna rağmen uluslararası toplum, Rum yönetimini adanın tek meşru hükümeti olarak kabul etmeyi sürdürdü…

1964 tarihli BM Güvenlik Konseyi'nin 186 sayılı kararı ise bu statükonun uluslararası düzeyde pekişmesinde belirleyici bir rol oynadı…

Aradan geçen 63 yıla rağmen Kıbrıs Türk halkının “uluslararası statü” sorunu çözülemedi…

Üstelik 2004 yılında Annan Planı'na Kıbrıs Türk tarafı “evet”, Rum tarafı ise “hayır” demesine rağmen uluslararası izolasyonların devam etmesi, adalet ve eşitlik tartışmalarını daha da derinleştirdi…

Burada sorgulanması gereken yalnızca tarafların siyasi tercihleri değil, Birleşmiş Milletler'in yıllardır devam eden bu eşitsizliğin giderilmesinde neden etkili olamadığıdır…

…

BM'nin Kıbrıs'taki barış gücü faaliyetleri ve diplomatik girişimleri her ne kadar tartışmalara açık olsa da elbette yok sayılamaz…

Ancak barışı korumak ile adil ve sürdürülebilir bir siyasi çözüm üretmek aynı şey değildir…

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü taleplerinin dikkate alınmadığı bir süreçte, müzakere masasına dönülmesi tek başına çözüm anlamına gelmeyecektir…

Erdoğan'ın BM reformu çağrısı işte bu nedenle Kıbrıs açısından da önemlidir…

Uluslararası sistem, bir taraftan eşitlik ve adaletten söz ederken diğer taraftan Kıbrıs Türk halkının yaşadığı statü sorununu görmezden gelmeye devam edemez…

…

Kıbrıs'ta kalıcı barışın yolu, geçmişte sonuç vermeyen yöntemleri tekrarlamaktan değil, adadaki siyasi gerçekleri ve iki halkın meşru beklentilerini dikkate almaktan geçmektedir…

Birleşmiş Milletler gerçekten daha adil bir dünya düzeninin savunucusu olmak istiyorsa, bu anlayışı Kıbrıs'ta da ortaya koymalıdır…

Çünkü adalet, yalnızca güçlülerin ve uluslararası alanda tanınanların hakkı değil, bütün halkların ortak beklentisidir…

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler