A+
A-
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Genel Sekreteri Sinem Şığıt İkiz, yetkililere, toplumun güvenliğini sağlayacak, kadınları, çocukları ve tüm bireyleri koruyacak önleyici politikaları hayata geçirme, kamu düzenini güçlendirecek denetim mekanizmalarını etkinleştirme ve hukukun üstünlüğünü uygulama çağrısında bulundu.
İkiz, korkunun değil güvenin, şiddetin değil yaşamın egemen olduğu bir ülkede yaşamanın herkesin ortak hakkı olduğunu kaydetti.
Birlik Genel Sekreteri İkiz yaptığı yazılı açıklamada, “Evimizde, sokakta, çocuklarımızı okula götürürken, alışveriş yaparken, gece eve dönerken ya da sevdiklerimizle vakit geçirirken kendimizi güvende hissetmek isteriz. Çünkü güven içinde yaşamak bir ayrıcalık değil, en temel hakkımızdır.” ifadelerini kullandı.
Son dönemde ülkede art arda yaşanan kadına yönelik şiddet, cinsel ve bıçaklı saldırılar, trafikte yaşanan can kayıpları ve diğer şiddet olaylarının, toplumun güven duygusunu sarstığını kaydeden İkiz, bu olayların, yalnızca mağdurlarını ve ailelerini değil, tüm toplumu etkileyen ciddi bir halk sağlığı ve toplumsal güvenlik sorunu olduğunu belirtti.
Sağlıklı bir toplumun yalnızca hastalıkların olmadığı bir toplum olmadığının altını çizen İkiz, “İnsanların korkmadan yaşayabildiği, çocuklarını güvenle büyütebildiği, kadınların ve tüm insanların yaşam hakkının korunduğu, herkesin kamusal alanlarda ve kendi evinde kendini güvende hissettiği bir toplum, gerçek anlamda sağlıklı bir toplumdur.” ifadelerini kullandı.
Yaşam hakkının korunmasının devletin en temel sorumluluklarından biri olduğuna inanç belirten İkiz, şöyle devam etti:
“İnsan, suç işlendikten sonra değil, daha en başından korunabileceğini hissetmelidir. Bunun için yalnızca suç gerçekleştikten sonra müdahale etmek yeterli değildir. Suçu önleyici sosyal politikalar, etkin koruma mekanizmaları ve hukukun hızlı, adil ve caydırıcı şekilde işlemesi büyük önem taşımaktadır.”
“Kontrolsüz ve plansız nüfus artışı, toplumdaki güvensizlik duygusunu derinleştiren önemli nedenlerden biri”
Toplumda giderek, artan güvensizlik hissinin birçok nedeni bulunduğunu belirten İkiz, kontrolsüz ve plansız nüfus artışının, toplumdaki güvensizlik duygusunu derinleştiren önemli nedenlerden biri olduğunu kaydetti. İkiz, “Sağlıktan eğitime, güvenlikten altyapıya kadar her alanda etkisini hissettiren bu sorunun, kamu yararını önceleyen planlı politikalarla ele alınması artık bir zorunluluktur.” dedi.
İkiz, ülkeye giriş yapan kişilerin yasal statülerinin etkin şekilde takip edilmesi, eğitim, çalışma veya diğer gerekçelerle gelen kişilerin kayıt ve denetim süreçlerinin eksiksiz yürütülmesi, yasal statüsünü kaybeden veya kayıt dışına çıkan kişilere yönelik gerekli denetimlerin etkin biçimde yapılmasının hem kamu düzeni hem de toplumun güvenliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Şiddeti ortaya çıkmadan önleyecek mekanizmaları güçlendirmek zorundayız”
Kadınların, şiddeti çoğu zaman en yakınlarından; eşlerinden, eski eşlerinden, partnerlerinden ya da aile bireylerinden gördüğüne dikkat çeken İkiz, “Bu nedenle yalnızca yaşanan olaylara tepki vermek değil, şiddeti ortaya çıkmadan önleyecek mekanizmaları güçlendirmek zorundayız.” dedi.