İnsan uçağa binerken denetlendiğini, feribota adım atarken gerekli kontrollerin yapıldığını bilmek ister. Kendi canının, ailesinin ve arkadaşlarının canının güvence altında olduğunu bilmek ister.
Bu bir lüks değil. Bir insanın en doğal hakkıdır.
Bugün Kıbrıs’ın kuzeyinde kadınların maruz kaldığı şiddeti, sokaklarda yaşanan silahlı saldırıları, bıçaklı saldırıları konuşuyoruz. 2001’den bu yana 48 kadının ölümü kayıtlara geçmiş durumda. Binlerce kadın şiddet nedeniyle yardım mekanizmalarına başvurmuş.
Daha birkaç hafta önce Lefkoşa’da bir kadın, gündüz vakti bir markette bıçaklı saldırıya uğradı ve ağır yaralandı.
Bunların her biri ayrı bir olay gibi görülebilir.
Ama toplum açısından mesele artık bundan çok daha büyük.
İnsanların kendini güvende hissetme duygusu aşınıyor.
Bir kadın eve dönerken, bir genç gece dışarı çıkarken, bir aile çocuğunu bir yere gönderirken, bir yolcu uçağa veya feribota binerken “Acaba gerekli denetim gerçekten yapılıyor mu?” diye düşünüyorsa burada yalnızca güvenlik değil, güven meselesi vardır.
Devletin görevi insanlara “Korkmayın” demek değildir.






