ABD İnsan Ticareti Raporu’nun Kuzey Kıbrıs’a ilişkin bulguları, sorunun yalnızca gece kulüplerinden ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Yabancı öğrencilerin sahte burs ve iş vaatleriyle ülkeye getirildiği, borçlandırıldığı, pasaportlarının alındığı; kadınların seks ticaretine, erkeklerin ise zorla çalıştırma ve suç faaliyetlerine sürüklendiği iddiaları raporlara yıllardır giriyor. Buna rağmen insan ticaretinin üniversitelerden gece kulüplerine uzanan ağı bütünlüklü biçimde hala soruşturulmuş değil.
Bugün Kıbrıs
Kuzey Kıbrıs’ta insan ticaretine ilişkin tablo yeniden uluslararası raporlara yansıdı.
Ancak son raporun en çarpıcı yanı yalnızca ortaya koyduğu yeni iddialar değil.
Asıl dikkat çekici olan, aynı yöntemlerin ve aynı açıkların yıllardır uluslararası raporlarda tekrar tekrar yer alması.
ÖĞRENCİ DİYE GETİRİLİYORLAR
ABD Dışişleri Bakanlığı raporlarında, yabancı öğrencilerin özellikle Afrika, Güney Asya, Orta Asya ve Orta Doğu ülkelerinden çeşitli acenteler aracılığıyla Kuzey Kıbrıs’a getirildiği belirtiliyor.
Rapora göre bazı acenteler öğrencilere burs, ücretsiz barınma ve iş vaat ediyor.
Ancak ülkeye geldikten sonra bazı öğrenciler vaat edilen koşullarla karşılaşmıyor.
Borçlanan öğrencilerin pasaportlarının bazı kredi verenler tarafından teminat olarak alındığı, bu durumun öğrencileri insan ticaretine karşı daha savunmasız hale getirdiği belirtiliyor.
KADINLAR FUHUŞA, ERKEKLER ZORLA ÇALIŞMAYA
Rapordaki en ağır iddialardan biri öğrencilerin geldikten sonra karşılaştıkları sömürü biçimleriyle ilgili.
Kadın öğrencilerin seks ticaretine sürüklendiği, erkek öğrencilerin ise düşük ücretle veya ücretsiz çalıştırıldığı yönünde tespitler bulunuyor.
Bazı öğrencilerin uyuşturucu taşıma veya satma gibi suçlara zorlandığı da raporlarda yer alıyor.
Sorun böylece yalnızca “öğrenci mağduriyeti” olmaktan çıkıyor; üniversite sistemi, çalışma hayatı ve organize suç arasında ciddi bir denetim boşluğu ortaya çıkıyor.






