Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Kürşad Hüdaverdioğlu, Filo Jet faciasının ardından Ercan Havalimanı ve hava trafik sistemlerindeki sorunlara dikkat çekerek çok sert uyarılarda bulundu. “Personelin fedakârlığı bir devletin emniyet sistemi olamaz” diyen Hüdaverdioğlu; yaklaşık 17 yıllık hava trafik sistemlerinden SMART Merkezi’ndeki yangın söndürme sistemlerine, eski araçlardan personel eksikliğine kadar bir dizi sorunu gündeme taşıdı.
Hüdaverdioğlu, Ercan Havalimanı’nın CAT 9 olarak açıklanan yangınla mücadele kapasitesinin fiilen karşılanıp karşılanmadığının da gerçek bir uygulamayla ortaya konulması gerektiğini belirterek, hava trafik hizmetlerinin kapsamlı ve bağımsız bir emniyet denetiminden geçirilmesini istedi. “Bir gün çıkıp ‘Biz söylemiştik’ demek istemiyoruz. Biz haklı çıkmak istemiyoruz. Biz önlem alınmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Kürşad Hüdaverdioğlu, Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının ardından yaptığı kapsamlı açıklamada, havacılık emniyetine ilişkin yıllardır yaptıkları uyarıları yeniden gündeme taşıdı.
Filo Jet kazasında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyen Hüdaverdioğlu, arama kurtarma çalışmalarına katılan personele de teşekkür etti. Bölgede görev yapan helikopter ve arama kurtarma uçaklarının koordinasyonunu sağlayan hava trafik kontrolörlerinin, operasyon sürerken normal hava trafiğinin de emniyetli şekilde devam etmesini sağladığını belirtti.
Hüdaverdioğlu, kazaya ilişkin adli sürecin devam ettiğine işaret ederek, kusur veya sorumluluk konusunda hüküm vermenin sendikanın görevi olmadığını vurguladı.
Ancak facianın ardından ortaya çıkan tartışmaların çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattığını kaydeden Hüdaverdioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Emniyet, bir facia yaşandıktan sonra soruşturma açmak değil; facia yaşanmadan önce tehlikeyi görmek ve önlem almaktır. Devletin görevi ‘Hangi denetim yapılmadı, hangi bakım eksikti, kim görevini yerine getirmedi?’ sorularını insanlar hayatını kaybetmeden önce sormaktır.”
“BU UYARILARI BUGÜN DEĞİL, YILLARDIR YAPIYORUZ”
Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası olarak personel eksikliği, yaşlanan teknik sistemler, radar, telsiz ve haberleşme sistemleri, yedeklilik, bakım, SMART Hava Trafik Kontrol Merkezi’nin fiziki durumu, liyakat ve denetim konularında yıllardır uyarıda bulunduklarını belirten Hüdaverdioğlu, sorunların önemli bölümünün halen devam ettiğini savundu.
Ercan’daki hava trafik sisteminin 2009 yılında kurulduğunu kaydeden Hüdaverdioğlu, yaklaşık 17 yıldır aynı sistem ve ekipmanlarla hizmet verilmeye çalışıldığını söyledi.
Sorunun ulaştığı noktayı “zaman zaman bir mouse’un dahi temin edilmesinin sorun haline gelmesi” örneğiyle anlatan Hüdaverdioğlu, bunun küçümsenecek bir mesele olmadığını vurguladı.
“Çünkü o mouse’un arkasında bir bilgisayar, onun arkasında bir radar sistemi, radar ekranının karşısında bir hava trafik kontrolörü ve onun sorumluluğunda yüzlerce insanın bulunduğu uçaklar vardır” dedi.
“PERSONELİN FEDAKÂRLIĞI DEVLETİN EMNİYET SİSTEMİ OLAMAZ”
Hüdaverdioğlu, uçuş emniyetinin bugüne kadar büyük ölçüde personelin tecrübesi, dikkati ve olağanüstü özverisi sayesinde korunduğunu ifade ederek, bunun sürdürülebilir olmadığını belirtti.
“Personelin fedakârlığı bir devletin emniyet sistemi olamaz” diyen Hüdaverdioğlu, teknik sistemlerin bakımının, yenilenmesinin ve yedekliliğinin çalışanların tecrübesine ve kişisel çabasına bırakılamayacağını söyledi.
Bir hava trafik kontrolörünün görev başında radarın ne zaman arızalanacağını veya telsiz frekansının ne zaman kesileceğini düşünmemesi gerektiğini vurgulayan Hüdaverdioğlu, kontrolörlerin bütün dikkatini uçaklara ve insan hayatına vermesi gerektiğini kaydetti.
SMART MERKEZİ İÇİN CİDDİ İDDİALAR
Hüdaverdioğlu, SMART Hava Trafik Kontrol Merkezi’nin yalnızca teknik altyapısının değil, binasının da ciddi bakım ve yenilemeye ihtiyaç duyduğunu ileri sürdü.
Merkezi yangın söndürme sistemlerinin çalışmadığını ve kullanılamadığını savunan Hüdaverdioğlu, sistemde kullanılan özel yangın söndürme gazlarının kullanım sürelerinin geçtiğini ve gerekli kontrollerin yapılmadığını iddia etti.
Çatıların su sızdırdığını, ısıtma ve soğutma sistemlerinin ise “iflas etme noktasına geldiğini” ifade eden Hüdaverdioğlu, söz konusu binanın sıradan bir kamu binası olmadığının altını çizdi.






