Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, Kıbrıs’ta kapsamlı müzakerelerin ön koşulsuz başlamasını önerirken, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın müzakerelerin başlaması için ortaya koyduğu dört maddelik yöntemi eleştirdi.
Holguin, dönüşümlü başkanlık konusunun müzakerelerin ilk gündem maddesi olması gerektiğini belirterek, bu konuda anlaşma sağlanamaması halinde görüşmelerin sona erdirilebileceğini söyledi. Rum lider Nikos Hristodulidis’in açıkladığı 19 maddelik öneri hakkında ise kendisine hiçbir zaman yazılı bir belge sunulmadığını belirten Holguin, bu maddelerin önemli bir bölümünün güven artırıcı önlem niteliği taşımadığını savundu.
"MÜZAKERE ÇIKMAZININ AŞILMASI İÇİN TARAFLAR, HERHANGİ BİR ÖN KOŞUL İLERİ SÜRMEMELİ"
Cyprus Mail gazetesine konuşan Holguin, yaklaşık on yıldır devam eden müzakere çıkmazının aşılması için iki tarafın herhangi bir ön koşul ileri sürmeden kapsamlı müzakerelere başlaması gerektiğini ifade etti. Holguin, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum lider Nikos Hristodulidis’in öncelikle çözüm sonrası Kıbrıs’ta dönüşümlü başkanlık sisteminin uygulanıp uygulanmayacağını ele almasını önerdi.
Kıbrıs Türk tarafı, dönüşümlü başkanlık ilkesinin müzakereler başlamadan önce tüm taraflarca kabul edilmesini savunurken, Kıbrıs Rum tarafı konunun müzakere masasında karara bağlanması gerektiği görüşünü sürdürüyor. Bu farklılığın aşılıp aşılamayacağı sorusuna yanıt veren Holguin, iki liderin bir araya gelerek konuyu görüşmesi gerektiğini belirterek, dönüşümlü başkanlığın müzakerelerin önünde engel oluşturabilecek temel meselelerden biri olduğunu söyledi.
Holguin, şu öneriyi dile getirdi:
“Belki de ön koşulsuz müzakerelere başlamayı, ancak ilk gündem maddesinin bu konu olacağı konusunda uzlaşmayı düşünebiliriz. Böylece aylarca müzakere edip son gün bu konuya gelinmesi söz konusu olmaz. Tam tersine, bu konuyla başlanır. Eğer anlaşma sağlanırsa devam edilir, sağlanamazsa süreç sona erer.”
Bu şekilde başlamanın tarafların niyetlerini daha açık hale getireceğini belirten Holguin, dönüşümlü başkanlık konusunda anlaşmanın, çözüm sürecinde siyasi gücün paylaşılması bakımından önemli bir uzlaşma anlamına geleceğini ifade etti. “Çok önemli bir konuda, yani bu süreçte gücün paylaşılması konusunda anlaşmış olacağız. Müzakerelerden önce bunu anlamak o kadar kolay değil. Ancak bunun gündemin ilk maddesi olacağı konusunda bir anlayış varsa ve anlaşma sağlanamazsa bunun imkânsız olduğu, sürecin sona ereceği kabul edilirse durum netleşir” dedi. Bu öneriyi iki lidere daha önce sunup sunmadığı sorulan Holguin, henüz böyle bir girişimde bulunmadığını, ancak pazartesi günü yapılması planlanan üçlü görüşmede konuyu gündeme getirebileceğini söyledi.
“MEVCUT GİRİŞİM BAŞARISIZ OLURSA BÜYÜK ZARAR OLUŞACAK”
Holguin, kapsamlı müzakerelerin başlamasının kendi başına risk taşıdığını belirterek, mevcut girişimin başarısız olması halinde sürecin ciddi zarar göreceği uyarısında bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yeterince hazırlık yapılmadan 5+1 formatında bir toplantıya gitmek istemediğini kaydeden Holguin, bu kez sürecin farklı ilerlemesi gerektiğini söyledi. Holguin, geçmişte gerçekleştirilen ve olumsuz sonuçlanan toplantıların taraflar arasındaki ayrılığı daha da derinleştirdiğini belirterek, “Her kötü toplantının tarafları daha fazla böldüğü yönünde bir his var” dedi. 5+1 formatı, Kıbrıs Türk ve Rum taraflarının yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık ile BM’nin katıldığı genişletilmiş toplantıyı ifade ediyor.
Holguin, geçen yıl temmuz ayında New York’ta düzenlenen son genişletilmiş toplantıyı örnek göstererek, bu toplantının tarafları birbirinden uzaklaştırdığını ve yeniden bir araya gelmelerinin daha fazla zaman aldığını söyledi. “Bence çok kötü bir toplantıydı. Tarafları böldü ve onları yeniden bir araya getirmek için daha fazla zaman harcanmasına neden oldu. Üstelik o toplantıda bir geçiş noktasının açılması için ilk fırsat ortaya çıkmıştı. Bugün ise bunun üzerinde anlaşmaya varılmasını umuyoruz. Aradan bir buçuk yıl geçti. Bence iyi bir toplantı değildi ve tarafları daha da böldü” ifadelerini kullandı. Holguin, pazartesi günü yapılması planlanan üçlü görüşmede yeni geçiş noktalarının nerede açılacağı konusunun çözüme kavuşturulabileceğine işaret ederek, güven artırıcı önlemler paketinde uzlaşma sağlanmasını başarı olarak değerlendireceğini belirtti.
“KIBRIS’TA LİDERLER İÇİN ZAMANIN PEK ÖNEMİ YOK GİBİ”
BM Genel Sekreteri Guterres’in Mart 2025’te Cenevre’de düzenlenen genişletilmiş toplantıda dört yeni geçiş noktası açılması yönünde açıklama yaptığını hatırlatan Holguin, mevcut güven artırıcı önlemler paketinin bu uzlaşmaları hayata geçirmek amacı taşıdığını söyledi. Cenevre toplantısının üzerinden yaklaşık 20 ay geçmesine rağmen ilerlemenin sınırlı kalmasını eleştiren Holguin, “Neredeyse bir buçuk yıl harcadık. Ancak sanırım şu anda elimizde olan bu. Kıbrıs’taki liderler için zamanın pek önemli olmadığı izlenimi oluşuyor” dedi.
Rum lider Nikos Hristodulidis’in eylül ayında açıkladığı 19 maddelik öneri hakkında da konuşan Holguin, kendisine bu maddeleri içeren yazılı bir belge sunulmadığını söyledi. “Biliyor musunuz, bana hiçbir zaman bir belge vermedi” diyen Holguin, Hristodulidis’in farklı önerilerden söz ettiğini, ancak bunların yazılı bir liste halinde kendisine iletilmediğini kaydetti. Hristodulidis’in Maraş ve Gazimağusa gibi büyük güven artırıcı önlemlerin yanı sıra ticaret ve Pile Festivali gibi daha küçük konuları da gündeme getirdiğini belirten Holguin, bu önerilerin bazılarının güven artırıcı önlem niteliği taşımadığını ifade etti. Hristodulidis’in kamuoyuna yansıyan 19 maddesini değerlendirmeye çalışan Holguin, iki liderin iki toplumlu teknik komitelerin gençlik ve kültürel miras alanındaki çalışmaları ile sivil toplum yönlendirme komitesiyle ilgili son ortak toplantılarını ilk üç madde olarak saydı. Pile Festivali’ni dördüncü, Lefkoşa belediye başkanlarının projesine yönelik görüşmeleri ise beşinci madde olarak değerlendiren Holguin, “Bunların hiçbiri gerçekten bir güven artırıcı önlem değil” dedi.
“HRİSTODULİDİS’İN FİKİRLERİ İYİ OLABİLİR AMA ÖNCE DİĞERLERİNİ TAMAMLAMALIYIZ”
Holguin, gerçek bir güven artırıcı önlemin geçiş noktalarının açılması veya ortak projelerin hayata geçirilmesi gibi somut sonuçlar doğurması gerektiğini söyledi. Mart 2025’te Cenevre’de düzenlenen toplantıda tarafların dört yeni geçiş noktası, güneş enerjisi santrali, çevre projeleri, kültürel eserler, gençlik komitesi, sivil toplumun sürece katılımını destekleyecek komite ve mayın temizliği konularında uzlaştığını hatırlattı. Bu kararların hayata geçirilmesi için yaklaşık bir buçuk yıldır çaba gösterdiklerini belirten Holguin, Hristodulidis’in ortaya koyduğu yeni öneriler hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hristodulidis’in bu yeni fikirleri iyi olabilir, ancak diğerlerini tamamlamamız gerekiyor”






