Tulga: “Değirmene götürülen zeytinler tartılacak, elde edilen yağ miktarı da kayıt altına alınacak, bu kayıt dışı ürünlerin tespit edilmesini kolaylaştıracak”
Akçaba: “Uygulamayla toplam üretim miktarı ortaya çıkarılabilecek, elde edilecek veriler devlet politikalarının şekillendirilmesinde kullanılabilecek”
Ülkede zeytin ve zeytinyağı sektöründe uzun süredir tartışılan kayıt ve izlenebilirlik sistemi hayata geçirildi.
Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi (EZKOOP) Başkanı Hürrem Tulga, artık değirmenlere getirilen tüm zeytin ve zeytinyağlarının kayıt altına alınacağını açıkladı. Zeytin Konseyi üyesi Dr. Med. Vet. Nazım Akçaba da uygulamanın ülkenin gerçek üretim kapasitesinin ortaya çıkarılması ve kaçak ürünlerle mücadele açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yeni uygulamayla, üreticilerin değirmene teslim ettiği zeytin miktarı ile elde edilen yağ miktarı kayıt altına alınacak. Sektör temsilcilerine göre sistem, hem üretimin veri miktarını ortaya çıkaracak hem de sahte, kaçak ve kayıt dışı ürünlerin tespitini kolaylaştıracak.
-Tulga: “Değirmene gelen her ürün kayıt altına alınacak”
Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi (EZKOOP) Başkanı Hürrem Tulga, zeytin ve zeytinyağı sektöründe kayıt dışılıkla mücadele amacıyla yeni bir uygulamanın hayata geçirildiğini belirterek, değirmene getirilen tüm zeytin ve zeytinyağlarının kayıt altına alınacağını açıkladı.
Tulga, “Zeytin ve Zeytin Ürünleri Yasası” kapsamında oluşturulan Zeytin ve Zeytin Ürünleri Konseyi’nin aldığı kararlar doğrultusunda hazırlanan formların ülke genelindeki 17 değirmene dağıtıldığını söyledi.
Yeni uygulamayla üreticilerin değirmene götürdükleri zeytinlerin tartılacağını, elde edilen yağ miktarının da kayıt altına alınacağını belirten Tulga, böylece ülke genelindeki üretim miktarının net olarak ortaya çıkarılacağına dikkat çekti.
Tulga, kayıt sisteminin aynı zamanda kayıt dışı ürünlerin tespit edilmesini kolaylaştıracağını da söyleyerek, değirmencilerin kayıt işlemi sonrasında üreticilere fiş vereceğini, Tarım Dairesi’nin de yasa gereği gerekli denetimleri yapacağını duyurdu.
-“İnsanlar yoğun şekilde zeytin ağacı dikmeye başladı”
Zeytin hasadının ülkenin en büyük üretim şölenine dönüştüğünü aktaran Tulga, geçmiş yıllarda ülkede altın olarak tanımlanan narenciyenin ön planda olmasına karşın bugün zeytinciliğin en çok gelişen üretim alanı haline geldiğini vurguladı.
Tulga, son yıllarda insanların yoğun şekilde zeytin ağacı dikmeye başladığına da dikkat çekerek, ülkede zeytin üretiminin artış gösteren nadir sektörlerden biri olduğunu ve buna paralel olarak rekoltenin de yükseldiğini kaydetti.
-“İlk dönemde 25 üreticiyle çalışmaya başladık ancak bugün sayımız 300’e ulaştı”
Tulga, EZKOOP hakkında da bilgi vererek, söz konusu kooperatifin 2016 yılında kurulduğunu, 2018 yılında ise ürün alımına ve zeytinyağı üretimine başladığını, ilk dönemde 25 üreticiyle çalıştıklarını ancak bugün sayının 300’e ulaştığını vurguladı.
Kooperatifin üreticilerden aldığı zeytinleri işleyip gerekli analizler yapıldıktan sonra piyasaya sunduğunu söyleyen Tulga, analizlerin her zaman akredite laboratuvarda yapıldığının altını çizdi.
Tulga, kuruluş sürecinde üreticilere yönelik eğitim çalışmaları yürüttüklerini, markalaşma ve kalite odaklı çalışmalarda bulunduklarını belirterek, “Daha önce analizler Türkiye veya adanın güneyindeki laboratuvarlarına gönderilerek yapılıyordu. Yeni yıldan bu yana analizlerimizi yeni kurulan laboratuvarda yapmaya başladık.” dedi.
-“İngiltere ve Avustralya’ya ürün satışı yapıyoruz”
Kooperatifin zaman içerisinde ihracat yapmaya başladığını ifade eden Tulga, İngiltere ve Avustralya’ya ürün satışı yaptıklarına dikkat çekti. Özellikle pandemi döneminde iç piyasada biriken stokların ihracat sayesinde değerlendirildiğini kaydeden Tulga, üretim merkezinin Büyükkonuk’ta, pazarlama kooperatifinin ise Lefkoşa’da yer aldığını söyledi.
Tulga, başlangıçta ürünlerin tedarikçiler aracılığıyla paketlenip pazara sunulduğunu ancak bu yöntemin fiyatların şişmesine sebep olduğunu belirterek, 2023’den itibaren dağıtımı doğrudan kendilerinin üstlendiğini, bu sayede ürünleri bugün daha uygun fiyata sattıklarını dile getirdi.
-“Eskiden narenciye altın değerindeydi, şimdi yerini zeytin aldı”
Ülkede ticari anlamda 2 binin üzerinde zeytin üreticisi bulunduğu bilgisini paylaşan Tulga, bunun yanında binlerce kişinin de kendi ihtiyacı doğrultusunda zeytin yetiştirdiğini söyledi.
“Zeytin toplumun en yaygın tarımsal uğraşlarından biri, bir nevi hobisi” ifadesini kullanan Tulga, eskiden narenciyenin altın değerinde olduğunu ama şimdi narenciyenin yerini zeytinin aldığını kaydetti.
Hürrem Tulga, zeytinin kuraklığa ve sıcağa dayanıklı yapısıyla ülke iklimine son derece uyumlu olduğunu ama son yıllarda sektörün önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Özellikle yüksek enflasyon nedeniyle üretim maliyetlerinin arttığını, kalite standartlarının korunmasına rağmen fiyat rekabetinde geriye düştüklerini aktaran Tulga, bu nedenle ihracatta sıkıntılar yaşamaya başladıklarını belirtti.
Tulga, son bir yılda enflasyon kaynaklı kayıt dışı ticaretin arttığına da dikkat çekerek, fiyat farklılıkları nedeniyle bazı kişilerin güneyden zeytinyağı temin ettiğini ve kayıt dışı satış yaptığını savundu. Bu durumun yerli üreticilerin ürünlerinin depolarında kalmasına neden olduğunu da anlatan Tulga, “Bir kısım tüketici fiyat avantajı nedeniyle ‘Salad Oil’ olarak bilinen karışım yağları tercih ediyor, bu da doğal olarak sektöre olumsuz şekilde etki yapıyor.” dedi.
Tulga, kaçakçılıkla mücadele kapsamında polis, Maliye Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı ile görüşmeler yapıldığını, ayrıca farkındalık ve denetim çalışmalarının da sürdüğünü aktardı.






