Hastürer, “Doğruya doğru… Bu ülkede 1990’lara uzanan geçmişten başlayarak bugünlere kadar, bakan istifasını gerektirecek pek çok olay yaşandı. Siyasiler geçiştirdi, halk da kısa sürede unuttu. Keşke Erhan Arıklı hiç gecikmeden istifa etseydi. Bugün hem şahsen hem de partisi adına yaşadığı güven erozyonu belki de bu boyuta ulaşmayacaktı. Başbakan Ünal Üstel, doğru olanı yaptı. Her kritik kararda olduğu gibi yine bazıları, karar merkezini denizin karşı tarafında arayanlar oldu. Çok iyi biliyorum ki kararın merkezinde Üstel var” ifadelerini kullandı.
Hasan HASTÜRER’in yazısının tamamı şöyle:
“İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “Marazi bir toplumuz” dediği zaman bazı çevreler tepki göstermişti.
Mehmet Ali Talat’ı iyi tanırım. Dilinin ucuna gelen her sözü düşünmeden söylediğini iddia etmem. Ancak aklından geçenleri fazla süzgeçten geçirmeden, sansürlemeden dile getiren bir yapısı vardır.
***
Peki, marazi bir toplum muyuz?
Bu soruya yalnızca bugünden bakarak yanıt veremeyiz. Kıbrıs Türk toplumunun toplumsal psikolojisini anlamak istiyorsak olabildiğince gerilere uzanmak gerekir. Bu toplumun yaşadığı göçleri, kuşatılmışlık duygusunu, korkuları, kayıpları ve güvensizlikleri hesaba katmadan bugünkü davranışlarımızı sağlıklı biçimde değerlendiremeyiz.
Üstelik mesele yalnızca marazilik de değildir.
O maraziliğin yanına eklenmesi gereken başka olumsuzluklarımız da vardır.
30 Ağustos 2026 Pazar günü yaşanan gemi faciasından sonra ortaya çıkan tablo, toplumsal olumsuzlukların pek çoğunu bir kez daha gözümüzün önüne sermiştir.
***
Birden fazla ihmal bir araya gelmiş, facia felakete dönüşmüştür.
30 Ağustos artık bir milattır.
Geminin alabora olmasından önce yaşananlar da, alabora olduktan sonraki dramatik gelişmeler de bütün ayrıntılarıyla araştırılmalıdır.
Normal bir hukuk devletinde yapılması gereken bellidir.
Geminin geçmişi, teknik durumu, denetimleri, limandan çıkışına hangi koşullarda izin verildiği ve sorumluluk zincirinde kimlerin bulunduğu hiçbir kuşkuya yer bırakılmadan ortaya çıkarılır. Gerçekler gün ışığına çıkarıldığı zaman uzun yorumlara da ihtiyaç kalmaz. Suç kapsamına giren ihmaller ve hatalar kendiliğinden görünür olur.
Başlayan hukuk süreci de sonuçlanana kadar devam eder.
***
Siyaseti çok seven bir toplum olduğumuz söylenir.






