Lefkoşa 26°USD49,61 ₺▲EUR55,77 ₺▲GBP66,53 ₺▲GRAM ALTIN6.598,69 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Gülbahar’dan Cumhurbaşkanı Erhürman’a çağrı

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının haklarını engelleyen ve egemenliğini yok sayan tutumunu sürdürdüğünü belirterek Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a siyasi tutumunu değiştirme…

3 dakika okumaHaber: https://www.gundemkibris.com/muhabir/14/pelin-yukselay
Paylaş
Gülbahar’dan Cumhurbaşkanı Erhürman’a çağrı

Rum yönetimi, Kıbrıs Türk halkının haklarını gasp eden, egemenliğini yok sayan ve uluslararası alandaki varlığını engellemeyi amaçlayan tutumunu sürdürmektedir. Ekonomiden ticarete, ulaşımdan spora kadar her alanda karşımıza çıkarılan engeller, Kıbrıs Türkü’nü kendi iradesine boyun eğdirmeyi hedefleyen siyasi anlayışın ürünüdür.

Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman artık bu gerçeği görmeli ve politikasını buna göre belirlemelidir.

Pile–Yiğitler yolunun yapımı konusunda ortaya konulan öneriye bile olumlu yanıt vermeyen Hristodulidis’le Pile’de aynı masaya oturup zivaniya içmenin, Kıbrıs Türk halkının uğradığı haksızlıkları gidermek bakımından ne anlamı vardır? Bir yol konusunda dahi somut ilerleme sağlanamazken, samimi görüntüler verilmesi halkımıza ne kazandıracaktır?

Pile’de zivaniya içmekle Rum uzlaşmazlığı değişmez. Kıbrıs Türkü’nün hakkı, hatıra fotoğraflarıyla teslim edilmez.

Cumhurbaşkanının sorumluluğu, görüşme masasından Kıbrıs Türk halkının haklarını koruyan somut sonuçlar çıkarabilmektir. Karşınızdaki yönetim en temel insani ihtiyaçları bile siyasi pazarlık konusu yapmayı sürdürüyorsa, izlenen siyaseti sorgulamak ve gerekli değişikliği yapmak zorundasınız.

Sayın Erhürman, Rum uzlaşmazlığının geçici olmadığını artık kabul etmelidir. Bu tutum, bir toplantıda giderilebilecek yanlış anlamadan ibaret değildir. Kıbrıs Türk halkını eşit ve egemen bir halk olarak kabul etmeyen anlayışın devamıdır.

Bu nedenle Sayın Erhürman, 9 Kasım için planlanan üçlü toplantıda, Hristodulidis de karşısındayken, Holguín’e açık ve tereddütsüz biçimde şunları söylemelidir:

“Rum tarafının uzlaşmazlığı geçici değildir. Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan bu tutum karşısında bizi belirsizliğe mahkûm eden düzen artık sürdürülemez. KKTC’nin egemen eşitliği Birleşmiş Milletler tarafından tescil edilmelidir. Kıbrıs Türk halkının geleceği, Rum liderliğinin rızasına ve insafına bırakılamaz.”

Bu gerçek, Hristodulidis’in yüzüne karşı ve BM temsilcisinin huzurunda ifade edilmelidir. Kıbrıs Türk halkının egemenliği ve eşit uluslararası statüsü konusundaki talebi, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak açıklıkla ortaya konulmalıdır. Siyasi eşitlik talebi Rumların Kıbrıs konusunu aleyhimize istismar etmelerinden başka işe yaramamıştır ve yaramayacaktır. Tarih, egemenliğe, askeri ve ekonomik güce dayanmayan hakların BM ve Uluslararası diğer aktörlerinden de yanlışlarıyla elimizden alınabileceğini göstermiştir. Tarihten ders almayanlar ise tarihe karışır.

Birleşmiş Milletlere, ilgili bütün ülkelere ve uluslararası kuruluşlara yapılması gereken çağrı budur. Rum yönetiminin her itirazını belirleyici kabul eden, Kıbrıs Türk halkının haklarını ise sürekli geleceğe erteleyen anlayışa karşı kararlı bir siyasi tutum alınmalıdır.

Sayın Erhürman gerçekten kısa süre içinde halkımıza yapılan haksızlıkların giderilmesini istiyorsa, doğruyu görmelidir. Sayın Cumhurbaşkanı Rumlara istismar edip Türkiye’ye saldıracakları malzeme verir şekilde Türkiye ile istişare içindeyiz” demekle yetinmemeli, Anavatan Türkiye ile birlikte KKTC’nin egemen eşitliğinin BM tarafından tescil edilmesi yönünde somut adımlar atmalıdır. İstişarenin değeri, ortak iradeye ve kararlı bir siyasete dönüşmesiyle ölçülür.

Vakit kaybetmenin artık ne anlamı ne de yararı vardır. Her sonuçsuz görüşmenin ardından yeni bir görüşmeyi beklemek, halkımızın geleceğine ilişkin bir politika olamaz. Kıbrıs Türk halkından sürekli sabır beklenirken, Rum yönetiminin haklarımızı engellemeyi sürdürmesine göz yumulamaz.

Rum tarafının tutumunu değiştirmeden süreci uzatmasına imkân veren her yaklaşım, statükonun devamına hizmet eder. Bu statüko ise Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının haklarını gasp etmeyi sürdürmesine, bizi dünyadan dışlamasına ve kendi iradesini bütün adanın iradesi gibi sunmasına yaramaktadır.

Sayın Erhürman’ı, bu haksız düzenin karşısına KKTC’nin egemen eşitliğini açıkça koymaya; Birleşmiş Milletler’i, ilgili ülkeleri ve uluslararası kuruluşları bu eşitliğin tescili yönünde tutum almaya çağırmaya davet ediyoruz.

Kıbrıs Türk halkının geleceği, Rum liderliğinin rızasına bırakılamaz. Artık KKTC’nin egemen eşitliğinin BM tarafından tescil edilmesi talebini siyasetin merkezine koyma zamanıdır.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler