Lefkoşa 35°USD48,28EUR56,04GBP65,45GRAM ALTIN6.785,51 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Geminin 12 yıl önceki kazada hasar aldığı ortaya çıktı

Sekiz kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise hâlâ kayıp olduğu gemi faciasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, şirket...

6 dakika okumaHaber: Yusuf Bahadır AYDIN
Paylaş
Geminin 12 yıl önceki kazada hasar aldığı ortaya çıktı

Girne açıklarında önceki gün meydana gelen deniz faciasında sekiz kişinin yaşamını yitirmesi, 20 kişinin ise kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan zanlılar, dün Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.

“Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” ile suçlanan A.Ö. (Zanlı 1), M.Ö. (Zanlı 2), M.E. (Zanlı 3), Z.Ö.(Zanlı 4), M.G. (Zanlı 5), S.E. (Zanlı 6), G.G. (Zanlı 7), V.H. (Zanlı 8), ve R.İ.’den (Zanlı 9) oluşan 9 zanlı ilk etapta yargıç huzuruna çıkarılırken, yargıcın getirilmeleri emri verdiği aralarında şirket hissedarları ve Liman Başkanlığı görevlilerinin de bulunduğu 5 zanlı olan S.A., R.A., H.E., B.H. ve M.O. da mahkemeye getirildi.

Yargıç Hazal Hacımulla, şirket yetkilisi, kaptan ve yedi mürettebat olmak üzere dokuz zanlı hakkında üçer gün tutukluluk kararı verdi.

Hacımulla, ikinci duruşmaya getirilen ve aralarında şirket hissedarları ve Liman Başkanlığı görevlilerinin de bulunduğu diğer beş kişi hakkında da derhal tahkikat başlatılması emrini verdi.

Hacımulla: Neden diğer zanlılar getirilmedi?

Girne Kaza Mahkemesi’nde dün saat 10.00 sıralarında görülmeye başlanan ilk duruşmada Yargıç Hazal Hacımulla, Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş’a, yaşanan felaketin ardından 16 kişi hakkında derdest emri verilmesine rağmen neden yalnızca 9 zanlının duruşmaya getirildiğini sordu.

Mannaş’ın, diğer kişilerin serbest bırakıldığı bilgisini mahkemeye aktarmasının üzerine Hacımulla, “Ülkemizde meydana gelen, çok sayıda insanımızın yaralandığı deniz faciasında tahkikat titizlikle yürütülmelidir. Kusur ve sorumluluğu bulunan kişi ve merciler mahkeme huzuruna çıkarılmalıdır” diyerek

serbest bırakma yetkisinin mahkemede olduğunu kaydetti.

Hacımulla, serbest bırakılan kişilerin tümünün gerek görülmesi halinde mahkeme tarafından serbest bırakılacağını söyleyerek diğer zanlıların da mahkeme huzuruna getirilmesi emrini verdi.

Daha sonra duruşmaya ara verilirken, saat 11.30 sıralarında başlayan ikinci duruşmada diğer zanlılar da mahkemeye getirildi.

Yargıç Hacımulla, diğer zanlılar için derhal tahkikat başlatılması emrini vererek, tahkikat sonrasında görev eksikliğinin bulunması durumunda tutuklu yargılanmanın değerlendirileceğini kaydetti.

“Zanlılar yanlışlıkla 7 olarak yazıldı”

Dün sabahki ilk duruşmada yargıç; hakkında derdest emri verilen toplam 16 zanlı olduğu halde, 7 zanlının mahkemeye getirilmediğini belirtmişti.

Polis bu duruşmada, zanlı sayısının yazımı konusunda yapılan bir hata sonucu 16 zanlı olduğunun beyan edildiğini, ancak gerçekte 14 zanlı bulunduğunu ifade ederek, ilk duruşmada bulunmayan ve mahkemeye çıkarılması gereken 5 zanlının da huzurda bulunduğu bilgisini verdi.

Mannaş: Ölü sayısının artma ihtimali yüksek

Yargıç Hazal Hacımulla huzurunda görülen duruşmada Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, gemide 259 yolcu, 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğunu ve geminin limandan yaklaşık 4 mil açığa ilerledikten sonra sol ön kızak uç kısmının kırıldığını ve geminin su alarak alabora olduğunu dile getirdi.

Gemiden 239 kişinin sağ olarak kurtarıldığını dile getiren Mannaş, 8 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını ve kayıp olan kişiler için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

Mannaş, henüz bulunamayan kişilerden dolayı ölü sayısının artma ihtimalinin yüksek olduğunu dile getirirken, 100’ün üzerinde ifade alındığını ve alınması gereken birçok ifadenin de bulunduğunu belirtti.

Bu çerçevede yolcular tarafından paylaşılan ve ellerine ulaşan kamera görüntülerinin de bulunduğunu kaydeden Mannaş, bu görüntülerin de inceleme aşamasında olduğunu söyledi.

“İzin makamından neden bir zanlı yok?”

Yargıç Hacımulla, Mannaş’a ‘seferin gerçekleşmesi için hangi makamdan izin alındı, gemi sefere elverişli miydi?’ noktasında soruşturmaların yapılıp yapılmadığını sordu.

Mannaş, geminin yola çıkması için tüm kontrollerinin tam olduğunu, geminin son kontrollerinin 1 Haziran 2026’da yapıldığını belirtirken, bu anlamda geminin yola çıkması için engel teşkil eden herhangi bir durumun olmadığını söyledi.

Mannaş, bahse konu izinlerin Türkiye’de faaliyet gösteren ‘Türk Loydu’ şirketi tarafından verildiğini belirtirken, bu şirketten alınan izinlere ek olarak Liman Başkanlığı’nın onayının da bulunduğunu ve KKTC Meteoroloji Dairesi’nden alınan rapor doğrultusunda geminin sefere çıktığını aktardı.

Yargıç Hacımulla’nın, bu izinleri veren kurum ve makamlara yönelik bir zanlının olup olmadığını sorgulaması üzerine Mannaş, ‘Hayır’ cevabını vererek, Türk Loydu tarafından verilen izinlerle ilgili kişilerin Türkiye’de bulunduğunu ve bu anlamda da soruşturmanın sürdüğünü belirtti.

Mannaş: Geminin uluslararası sularda seyri uygundur

Saat 11.30 sularında devam eden ikinci duruşma kapsamında ifadelerini sürdüren Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş tarafından, yapılan incelemeler sonucunda gemideki yolcu sayısının kapasiteyi aşan bir sayı olmadığı, Gümrük Dairesi’nden alınan raporlar çerçevesinde geminin kapasitesini aşacak ağırlıkta bir ağırlığın bulunmadığı ve hava şartlarının geminin çıkışı için engel teşkil edecek boyutta olmadığı bilgisi aktarıldı.

Savcının, ‘Geminin teknik şartlarının neler olduğu ve bunun araştırılıp araştırılmadığı’ sorusu üzerine yeniden söz alan Mannaş, teknik kontrollerin yapıldığı ve bu incelemeler doğrultusunda bahse konu geminin 3 metreye kadar dalga yüksekliği olan denizlerde seyahat edebileceğinin ve uluslararası sularda seyrinin uygun olduğunun tespit edildiğini söyledi.

12 sene önceki kaza araştırılıyor

Savcının geminin daha önce hasar alıp almadığına ilişkin sorusunu yanıtlayan Mannaş, geminin 12 yıl önce Türkiye’de kaza yaparak hasar gördüğünü ve tamir sonrası 2024’te Filo Denizcilik şirketi tarafından satın alınarak sefer izni çıkarıldığını dile getirdi.

Mannaş, o dönemlerde meydana gelen kazanın ve tamir detaylarının Türkiye’de araştırılacağını belirtti. Mannaş, geminin Haziran 2026’da Türk Loydu şirketi tarafından onaylandığını ve bu onayla buradaki seferlerini sürdürdüğünü kaydederken, bu onayın alınmasının ardından Liman Başkanlığı tarafından belirli zamanlarda emniyet tedbirleri kapsamında denetimlerin gerçekleştirildiğini ifade etti.

Mahkemede, gemi idaresinden sorumlu olan ve geminin altından su geldiği uyarılarına rağmen sefer devam ettiği belirtilen zanlıların kaptan, ikinci kaptan ve makinist olduğunu, zanlı 5 ile 9 arasındaki gemi mürettebatındaki zanlıların, yolcuların can güvenliğinden sorumlu olan şahıslar olduğu ancak görevlerini yerine getirmedikleri ve yolcuların tahliyesine yardımcı olmadıkları kaydedildi.

Yolcuların olay anındaki videoları ve polis tarafından alınan ifadelerinde gemi çalışanlarının yolculara yardım etmediği yönünde beyanlarının bulunduğunun aktarıldığı mahkemede, kusuru tespit edilen başka yetkililerin olması halinde o yönde de tutuklamaların gerçekleştirilebileceği bildirildi.

“Resmi olarak kaptanlık belgesi yok”

Mahkemede sorulan, ‘Gemi kaptanının gemiyi idare etmeye ehliyeti var mı?’ sorusunu yanıtlayan Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, bu anlamda yazışmaların yapıldığını, kaptanlık belgesinin talep edildiğini kaydederken, şahsın yıllardır kaptanlık yaptığını ancak resmi olarak kaptanlık belgesinin bulunmadığını ifade etti.

Avukat: Zanlılar üstlerine düşen görevleri yapmıştır

Tutuklanan zanlıların avukatı, mahkemede huzurunda yaptığı konuşmada, üç günlük tutukluluk talebine itiraz etmedi.

Tüm zanlıların olay başlangıcından itibaren yolcuların selameti için çalıştıklarını söyleyen avukat, gemi yetkililerinin yapılması gereken zamanda gerekli yardım çağrılarını yaptığını dile getirdi.

Gemide, her biri 100 kişiyi taşıyabilecek kapasiteli dört can salı bulunduğunu, yani 400 kişinin bu sallarla kurtulabileceğini söyleyen avukat, zanlıların üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, geminin tüm izinlerinin bulunduğunu ve mürettebatın da yolculara yardım ettiği yönünde görüntülerin bulunduğunu ileri sürdü.

Avukat, geminin sol ön kızağının kırıldığı yönünde bilgi veren kişinin polise böyle bir bilgi vermek için yeterli teknik bilgisi bulunmadığını savundu.

Zanlıların avukatı, zanlı 1’in kalp hastası olduğunu ve kalbinde stent bulunduğunu, zanlı 2’in doktor gözetimi altında kalması gerektiğini ve zanlı 4’ün kullandığı ilaçlarının bulunduğunu ve bu ilaçların temini için bir doktora ihtiyacının bulunduğunu aktararak, bu taleplerin karşılanmasını istedi.

9 kişi 3 gün tutuklu kalacak, 5 kişi hakkında tahkikat başlatılacak

Geminin limandan çıkışına izin verildiğini gösteren belgenin bulunduğunun tespit edildiğini söyleyen yargıç Hacımulla, “Söz konusu izin sürecinde herhangi bir ihmalkarlık veya dikkatsizlik yapılıp yapılmadığının, izinlerin mevzuata uygun şekilde verilip verilmediğinin araştırılmasına” ve elde edilecek bulguların mahkemeye aktarılmasına emir verdi.

Yargıç Hazal Hacımulla, şirket yetkilisi, kaptan ve yedi mürettebat olmak üzere dokuz zanlı hakkında üçer gün tutukluluk kararı verdi.

Yargıç Hacımulla, ikinci duruşmaya getirilen ve aralarında şirket hissedarları ve Liman Başkanlığı görevlilerinin de bulunduğu diğer beş kişi hakkında da derhal tahkikat başlatılması emrini verdi.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler