Girne Limanı’ndan Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’na gitmek üzere 30 Ağustos’ta denize açılan geminin alabora olması sonucu hayatını kaybeden 55 yaşındaki Reyhan Verim’in cenazesi, Mersin’de toprağa verildi.
Verim’in naaşı, merkez Toroslar ilçesindeki Şehir Mezarlığı’na getirildi. Burada düzenlenen cenaze törenine Verim’in ailesi ve yakınlarının yanı sıra Mersin Valisi Atilla Toros, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, KKTC Mersin Başkonsolosu Ülkü Alemdar, Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök, Toroslar Kaymakamı Hüseyin Karameşe, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Cenaze namazında, kazadan yaralı olarak kurtulan Verim’in ablası Seyran Kahveci ile kuzenleri Oya Oruç ve Ayda Arkalı da saf tuttu.
Namazın ardından Verim’in cenazesi, dualar eşliğinde toprağa verildi. Bir çocuk annesi Verim’in yakınları törende büyük üzüntü yaşadı.
“Gemideyken sesler gelmeye başladı”
Kazadan yaralı kurtulan Seyran Kahveci, gazetecilere yaptığı açıklamada, tatil amacıyla gittikleri KKTC’den Mersin’e dönmek için gemiye bindiklerini ve seyir sırasında olayın meydana geldiğini söyledi.
Gözyaşları içinde yaşadıklarını anlatan Kahveci, gemideyken olağan dışı sesler duyduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Gemideyken sesler gelmeye başladı. Baktım yanıma biri geldi ve ‘Ben ikinci kaptanım teyze’ dedi. Ben de ‘Kızım, bu havada çıkılır mı?’ dedim. ‘Panik yapma teyze, ben aslında buraya gelmem ama sizler panik yapmayasınız diye geldim’ dedi. Ben ‘Yollar çok kötü, geri dönelim’ dedim. O da ‘Bir şey olmaz teyze’ dedi.”
Kahveci, kısa süre sonra gemiye su almaya başladığını fark ettiğini belirterek, “Baktım aşağıdan su geliyor. Damacanadaki bardaklar devrilmeye başladı.” diye konuştu.
Mürettebatın daha sonra yolcuların bulunduğu bölümden ayrıldığını öne süren Kahveci, gemide mahsur kaldıklarını anlattı.
“Sonra hepsi atladı. Biz kapalı kaldık kapılar ardında. Daha sonra basınçtan camlar patladı. Hepimiz kendi çabamızla dışarı çıktık. Simit bulamadık, suda yüzdük. Ben yüzme bilmiyordum. Çocuklar, yalvaran anneler vardı. Bir görevli yoktu, mürettebat yoktu. Herkes kendi çabasıyla atladı. Mürettebat hiç bizimle ilgilenmedi. Bacımı kaybettim.” dedi.
Kız kardeşini kurtaramamanın acısını yaşayan Kahveci, olayın ardından kendilerine destek olan kurum ve yetkililere teşekkür etti.