Raporda, Mart 2020’de "KKTC Ceza Yasası"nda yapılan değişiklikle insan ticaretinin suç kapsamına alınmasına rağmen; raporlama döneminde hiçbir insan tacirine yönelik soruşturma, kovuşturma veya mahkûmiyet kararı verilmediği ve resmi olarak tek bir mağdurun dahi tespit edilmediği belirtildi. Yetkililerin herhangi bir Ulusal Sevk Mekanizması (NRM) ya da Standart Çalışma Prosedürü’ne (SOP) sahip olmadığı; mağdurlar için sığınma evi, psikolojik destek, hukuki yardım, fon ya da güvenli geri dönüş mekanizması sunulmadığı vurgulandı.
Metinde özellikle gece kulüplerinde çalışan yüzlerce yabancı kadının pasaportlarına el konularak, tehdit ve tecrit altında cinsel sömürüye maruz bırakıldığına dikkat çekildi. Kulüp denetimlerinin "mutfak hijyeni" ile sınırlı kaldığı vurgulanırken, sektörün devlete sağladığı yıllık 30 milyon TL'lik vergi girdisinin ve yetkililerle kurulan ilişkilerin mücadelede açık bir çıkar çatışması yarattığı belirtildi. Öte yandan sahte vaatlerle adaya çekilen yabancı üniversite öğrencilerinin tefeciler ve şebekeler eliyle fuhşa, zorla çalıştırmaya veya suça sürüklendiği, farklı coğrafyalardan gelen göçmen işçilerin ise inşaat, tarım ve ev hizmetleri gibi sektörlerde ağır emek sömürüsüne maruz kaldığı kaydedildi.
Gece Kulüpleri, konsomatris vizeleri ve ciddi iddialar…
“27 gece kulübünde 306 kadın çalışıyor, 6 ayda 1150 konsomatris çalışma izni verildi”
Raporun en dikkat çekici kısımlarından birini gece kulüpleri ve eğlence sektörü oluşturdu. "2000 Yılı Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası"nın bu mekânların sadece dans gösterisi gibi gösteriler sunabileceğini hükme bağlamasına rağmen yasanın nadiren uygulandığı ifade edildi.
Raporda, Şubat 2026 verilerine göre yetkililer, 27 gece kulübünde 306 kadının çalıştığını bildirdiği belirtildi.
Yine yetkililer, 2024’teki 966 adede kıyasla, gece kulüplerinde çalışanlara yönelik altı aylık 1.150 konsomatris çalışma izni düzenlendiğini belirtti.
Bu izinlerin Cezayir, Azerbaycan, Belarus, Küba, Dominik Cumhuriyeti, Estonya, Gürcistan, Guatemala, Macaristan, İran, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Letonya, Moldova, Polonya, Romanya, Rusya, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna ve Özbekistan kökenli kadınlara verildiği kaydedildi.
14 kadın sınır dışı edildi
Kadınların ülkeye girişlerinde pasaportlarına el konularak "konsomatris vizesi" verildiği; işveren değiştirme haklarının bulunmadığı ve şikayette bulunanların rutin biçimde sınır dışı edildiği belirtildi. 2024'te sözleşmesi feshedilerek sınır dışı edilen kadın sayısı 14 olarak açıklanırken, bu dönemde sınır dışı sayısı bildirilmedi.

“Polisle ya da doktorlarla iletişime geçmeleri engelleniyor”
Kadın çalışanların haftalık zührevi hastalık kontrollerine kulüp korumaları refakatinde götürüldüğü, bu sayede polisle ya da doktorlarla iletişime geçmelerinin engellendiği aktarıldı. Kulüp sahipleri ve korumaların kadınlara şantaj yaptığı, ölüm tehdidinde bulunduğu, uyuşturucuya zorladığı ve sağlık hizmeti almalarını engellediği yönündeki gözlemci raporları metne girdi.






