2026-27 eğitim yılı başında okul güvenliği sıkıntılı…
-*-*-
Tam gün eğitim kangren!
Öğretmenler bu konuda ciddi sıkıntılar olduğundan ve tam gün eğitimin gereksizliğinden söz ediyor!
-*-*-
Okullarda öğretmen eksikliği söz konusu…
-*-*-
Öğrenci taşımacılığı, bazı noktalarda Nuh Peygamber zamanından kalma otobüslerle yapılıyor!
Çok acı bir tablo ve çok da riskli!
-*-*-
Eğitimde altyapı eksik!
-*-*-
Sendikanın açıklamasına gerek yok ama eğitim bütçesi rezalet ve ondan da öteye “sebeb – i cehalet!”
-*-*-
Kalabalık sınıflar mutlak!
-*-*-
En kötüsü ise konteynerler!
Bitmeyen tamiratlar, güçlendirmeler!
-*-*-
KKTC’de eğitimle ilgili ciddi sorunlar olduğu net!
-*-*-
Fransa’ya bakalım!
-*-*-
Fransa’da öğrenciler her yanı ateşe vermiş durumda!
Onlarca hatta yüzlerce okul kapatılmak zorunda kaldı!
-*-*-
Neden?
-*-*-
Öğretmen ve personel eksikliği, kalabalık sınıflar, kötü durumdaki okul binaları, eğitim bütçesi ve öğrencilerin gelecek kaygıları
-*-*-
KKTC ile kıyaslarsak, Fransız çocukların ya da gençlerin aslında devede kulak kadar bile sıkıntısı yok diyebiliriz!
-*-*-
Peki alın size bir soru:
Neden KKTC'de aynı ölçekte öğrenci hareketi oluşmuyor?
-*-*-
“Öğrenciler boykot yapsın, okulları yaksın” demiyorum…
-*-*-
Ama son derece “apolitik” ve “sorgulama meziyetinden uzak, biatçı bir kültür geliştiriliyor” diyebiliriz!
-*-*-
Bu tartışmaya herkes katılmalı!
-*-*-
Tekrar ediyorum, “çocuklar okulları yakmalı” dediğim yok ama hem çocuklar hem velileri “sorgulamalı”…
-*-*-
Sadece KTOEÖS’ün açıklamaları ya da grevleri ile çözülecek bir sorun değil söz ettiğimiz!
-*-*-
Fransa’da lise öğrencilerinin siyasal örgütlenme geleneği oldukça güçlü…
-*-*-
Bu gelenek geçmişte Türkiye’de de var olan bir gelenekti ama 12 Eylül ve akabinde AKP dönemiyle birlikte tamamen sindirildi!
-*-*-
Sorgulamayı bilmeyen nesiller yetiştiriliyor!
-*-*-
Ülke genelinde birbiri ile koordineli şekilde hareket edebilecek örgütlenmelere ihtiyaç var!
-*-*-
Öğrencilerin ve tabii ki ailelerinin sorunlarına sendika değil; kendileri sahip çıkabilmeli!
-*-*-
Çağdaş demokrasinin gereği budur!
-*-*-
Bizde istenen veya yaratılan, çağdaş demokrasinin tam tersidir…
-*-*-
Biatçı gençlik!
-*-*-
Çok acil ve çok ciddi bir şekilde öğrenci örgütlenmesi, demokrasi ve sorgulayan nesiller açısından önemlidir…
-*-*-
Haaaa ülkemiz çok küçük!
Öğrenci, aile, öğretmen ve siyasetçi birbirini yakından tanıyor!
-*-*-
Bu durum, öğrencilerin açık biçimde yönetime karşı protesto düzenleme konusunda daha çekingen davranmasına yol açabilir. Hatta kesin açıyor!
-*-*-
Lise çağındaki öğrencilere aileleri veya çevrenin öğrettiği "aman sakın derslerini aksatma", "sakın siyasi işlere karışma", "kesinlikle başını belaya sokma" gibi öğütler veriyor…
-*-*-
Bu öğütler baskıya dönüşüyor ve öğrencilerin protesto eğilimini azaltıyor…
-*-*-
Fransa’da öyle değil!
-*-*-
Fransız olsun, göçmen olsun, çocuklara “biat edeceksiniz, resmi propagandanın öğrettiği yalan tarihi öğreneceksiniz ve asla sorgulamayacaksınız” denmiyor!
-*-*-
Haliyle, KKTC'de eğitimin kangrenleşmiş sorunları öğrencilerin kendi öncülüğünde kitlesel ve sürekli bir hareketle protesto edilemiyor…
-*-*-
Haaa Güney Kıbrıs mı?
Güney’de geçtiğimiz yıl PSEM adlı öğrenci örgütü klima eksikliği, okul altyapısındaki güvenlik sorunları ve aşırı sınav yükü nedeniyle ders boykotu çağrısı yapmıştı…
-*-*-
Güney Kıbrıs’ta lise öğrencileri, Kıbrıs meselesi ile ilgili çeşitli eylemlerde de başrolde yer alabiliyor…
-*-*-
Kısacası; Fransa'da lise öğrencileri kötü okul binaları, kalabalık sınıflar, öğretmen eksikliği ve eğitim bütçesi için sokağa çıkıyor. Güney Kıbrıs'ta öğrenciler klima ve okul altyapısı için ders boykotu yapıyor. KKTC'de ise benzer sorunlar öğretmen sendikaları tarafından dile getiriliyor.
-*-*-
Özgürlük?
Vatan kavramı?
Vatana sahip çıkma meselesi?
Velilerin vergi mükellefi bilinci?
Demokrasi anlayışı?
İnsan hakları bilinci?
-*-*-
Çocuklara, gençlere bu altı başlıkla alakalı da dersler verilmeli!
Okul vermiyor mu?
-*-*-
Örgütlenilmeli!
-*-*-
O zaman bizde de 15 – 18 yaş arasındaki gençler, hatta daha da küçükleri, hem daha güçlü bir politik bilince, hem daha güçlü bir vatan sevgisine, hem daha sağlam bir vergi adaletine, ayrıca çok güçlü demokrasi inancına sahip olur!
-*-*-
Yönetenlerin korkusu da zaten bu değil mi?
-*-*-
Şöyle örnek vereyim?
-*-*-
İki öğretmen sendikamız iki ay greve gitse; mesela şu andaki eğitim bakanının veya hükümetin kılı kıpırdamaz!
-*-*-
Ama liseli öğrenciler toplansa, sadece iki dakikalığına eğitim bakanlığı önünde toplansa ve hep birlikte “istifa” diye bağırsa, Nazım kardeşim değil çantasını, valizini toplayıp, anavatanına kaçar!
Kimse dayanamaz!
-*-*-
Mesela din ağırlıklı eğitim, laiklikten uzak bir yapı, militarist yaklaşımlar, sorgulayıcılığı yasaklayan veya suç sayan disiplin yapısı, yarış atına dönüştürülen çocuklar, korkutulmuş veliler, sindirilmiş anne – babalar, ürkek – çekinden öğretmenler, müdürler, diğer yöneticiler…
-*-*-
Sonuç?
Sonuç ortada!
Öğünebileceğimiz başarı her geçen gün düşüyor!
Örnek gösterilecek akademik başarı sayısı çok çok az; hatta sıfıra yakın!


Dünkü iki Fransız gazetesinin ön sayfaları… Le Monde: Liselerdeki boykot/abluka eylemleri kökleşiyor… Le Parisien: Lise öğrencilerinin öfkesi…
Bu yazı toplam 33 defa okunmuştur.