Evrensel Hasta Hakları Derneği (EHHD), 26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ın kuzeyinde hasta haklarını kapsamlı biçimde koruyacak yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi, bağımsız denetim mekanizmalarının oluşturulması ve sağlık hizmetlerine eşit erişimin güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Dernek, hasta hakları alanında son bir yılda önemli çalışmalar yürütüldüğünü ancak bunların kalıcı güvencelere dönüşmesi için yasal düzenlemeye ve uygulamada hesap verebilirliğe ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
HASTA HAKLARI LEFKOŞA DEKLARASYONU’NA VURGU
EHHD’nin 26 Ekim tarihli açıklamasında, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin (KTTB) girişimiyle hazırlanan 24 maddelik Hasta Hakları Lefkoşa Deklarasyonu’nun önemli bir ortak kazanım olduğu kaydedildi.
Deklarasyonun hasta haklarını sağlık çalışanlarının haklarından ayrı ele almadığı belirtilen açıklamada; aydınlatılmış onam, mahremiyet, sağlık kayıtlarına erişim, güvenli ve nitelikli hizmet, etkili başvuru mekanizmaları ile sağlık politikalarına katılımın yanı sıra hekimlerin mesleki bağımsızlığı ve güvenli çalışma koşullarının da önem taşıdığı ifade edildi.
SAĞLIK KAYITLARINA ERİŞİM VE MAHREMİYET
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve KTTB ile yürütülen Sağlık için Birlikte Projesi kapsamında oluşturulan Hasta Hakları İzleme Komitesi’ne yapılan başvuruların, hastaların sağlık kayıtlarına zamanında ve güvenli biçimde erişmesinin önemini ortaya koyduğu belirtildi.
Dernek, sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesinin kişisel sağlık verilerini koruyan, hastaların kendi kayıtlarına erişimini sağlayan ve kamu ile özel sağlık kuruluşları arasında güvenli bilgi paylaşımına imkân veren bir altyapıyla yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Aydınlatılmış onamın yalnızca imzalanan bir formdan ibaret olmadığına dikkat çekilen açıklamada, hastaların anlayabilecekleri biçimde bilgilendirilmeleri, soru sorabilmeleri ve özgür iradeleriyle karar verebilmeleri gerektiği vurgulandı.
Tüp bebek merkezleriyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaların da yetkili makamlar tarafından şeffaf ve bağımsız biçimde incelenmesi gerektiği belirtilerek, iddiaların kesinleşmiş olgular gibi sunulmaması ve hasta haklarının korunması çağrısı yapıldı.







