Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, UBP’nin milletvekili aday belirleme kurultayında yaşanan tartışmaları değerlendirerek, parti içi demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve halkın iradesine saygının siyasi yaşamın vazgeçilmez ilkeleri olduğunu vurguladı.
Çeler, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“UBP’nin aday belirleme kurultayında yaşananları üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz. Ortaya çıkan tabloyu yalnızca bir partinin iç meselesi olarak görmüyoruz. Yıllardır ülkeyi yöneten anlayışın, bugün kendi üyelerinin iradesine ilişkin böylesine ciddi tartışmalarla karşı karşıya kalması hepimiz açısından düşündürücüdür.
Ne yazık ki benzer tartışmalara ilk kez tanıklık etmiyoruz. Faiz Sucuoğlu döneminde yaşanan kurultay krizleri, müdahale iddiaları ve siyasi irade üzerindeki tartışmalar hâlâ hafızalardadır. Bugün yeniden ortaya çıkan soru işaretleri, geçmişte yaşananlardan yeterince ders çıkarılıp çıkarılmadığını sorgulatmaktadır.
Ancak mesele yalnızca UBP meselesi değildir. Hangi siyasi parti olursa olsun, üyelerinin iradesini görmezden gelen, demokratik süreçleri kişisel hesaplara teslim eden her anlayış aynı ölçüde sorgulanmalıdır.
“DEMOKRASİ SANDIKTA BAŞLAR, İRADEYE SAYGIYLA GÜÇLENİR”
Demokrasi yalnızca sandığın kurulmasından ibaret değildir. Sandıktan çıkan iradeye saygı duyulması, seçim süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, itirazların tarafsız biçimde değerlendirilmesi ve yöneticilerin hesap verebilmesi, gerçek demokrasinin ayrılmaz parçalarıdır.
Üstelik parti içi demokrasi yalnızca siyasi bir tercih değil, hukuk devletinin de gereğidir. Anayasamızın 71’inci maddesi, siyasi partilerin çalışmalarının ve kararlarının demokratik ilkelere aykırı olamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle parti içindeki demokratik işleyiş, yalnızca yöneticilerin takdirine bırakılamayacak kadar önemlidir.
Kendi içinde demokratik iradeye saygıyı güvence altına alamayan bir siyasi anlayışın, ülke yönetiminde demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne nasıl sahip çıkacağı haklı olarak sorgulanır.
Bir siyasi parti, her şeyden önce kendisine gönül veren insanların emeğiyle ayakta durur. Partisi için kapı kapı dolaşan, gecesini gündüzüne katan, inandığı değerler uğruna mücadele eden insanların emeği son derece kıymetlidir. Siyasi görüşü ne olursa olsun, hiç kimse verdiği emeğin ve duyduğu güvenin böylesi tartışmaların gölgesinde kalmasını hak etmiyor.






