Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu (AP) Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun 2027 AB bütçesine ilişkin görüşünde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iftira atmak amacıyla inşa etmeyi planladığı sözde anıta kaynak ayrılmasını tavsiye etmesini en güçlü ifadelerle kınadı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, tarihi gerçekleri çarpıtmayı amaçlayan bu etik dışı girişimin bütünüyle reddedildiği belirtildi.
Avrupa Birliği’nin 2027 Mali Yılı Genel Bütçesi üzerinden GKRY tarafından Avrupa Komisyonu’na bu yönde çağrıda bulunulmasının, “tarihi gerçekleri tamamen çarpıtmaya yönelik asılsız bir itham ve karalama faaliyeti” olduğu ifade edildi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
"Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun 2027 AB bütçesine ilişkin verdiği görüşte, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iftira atmak amacıyla inşa etmeyi planladığı sözde anıta kaynak ayrılmasını tavsiye etmesi en güçlü ifadelerle kınanmakta ve tarihi gerçekleri çarpıtmayı amaçlayan bu etik dışı girişim bütünüyle reddedilmektedir.
Avrupa Birliği’nin 2027 Mali Yılı Genel Bütçesi üzerinden, GKRY tarafından Avrupa Komisyonu’na bu yönde çağrıda bulunulması, tarihi gerçekleri tamamen çarpıtmaya yönelik asılsız bir itham ve karalama faaliyetidir.
Kıbrıs Türk halkını 1963-1974 yılları arasında etnik temizliğe maruz bırakan, sivil halka yönelik sistematik saldırılar düzenleyen Rum paramiliter örgütlerin ve terör örgütü EOKA’nın insanlık dışı eylemlerini örtbas etmeyi amaçlayan bu zihniyet, GKRY’nin Kıbrıs konusundaki yapıcı olmayan ve tek yanlı yaklaşımının yeni bir tezahürüdür.
Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Mutlu Barış Harekatı’yla Ada’daki Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtarmak amacıyla 1974 yılında gerçekleştirdiği ve Ada genelinde barış ve huzur ortamını tesis eden yasal müdahalesini gölgelemeyi amaçlayan bu siyasi girişim, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nezdinde hiçbir geçerliliğe sahip değildir ve yok hükmündedir.
Avrupa Parlamentosu’nu ve ilgili AB kurumlarını, Rum-Yunan ikilisinin bu tür manipülatif propagandalarına zemin hazırlamaktan vazgeçmeye; Ada’daki mevcut gerçekler ve iki ayrı halkın varlığı temelinde, KKTC’nin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünü dikkate alan uluslararası hukuka uygun, tarafsız ve adil bir tutum sergilemeye davet ediyoruz"