A+
A-
Deniz Büyükbozkırlı
[email protected]
Yüzyıllardır olduğu gibi günümüzde de bir kadın dünyaya fırlatıldığı ilk andan, oksijeni ciğerlerine doldurduğu ilk saniyeden itibaren bir anlam evreninin içerisine düşer. Burası ataerkil kavrayışın geride bırakıldığı bir yer midir? Yoksa eskisi gibi, zehirleyici olabilen bir “erkek” dünyası mıdır?
Sorulara cevap ararken, erkek egemen anlayışı “sanal dünya”yı da kapsayacak şekilde genişleten bir şemsiye terim olan “manosfer” ile karşılaşıyoruz. Manosfer, İngilizce "man" (erkek) ve "sphere" (küre/alan) kelimelerinden türetilmiştir. Çok üzücüdür ki bu evrende yeni nesil bir kadın düşmanlığının bu kez de dijital ortamın çöplüklerinde serpilmeyi başarmış olduğunu görüyoruz. Şiddet eğilimi artık tek başınalığın, sanal avunmaların ve giderek artan ruhsal çürüyüşün toprağında yeşermektedir.
“Bir, en yalnız sayıdır.”
İstem dışı bekârlar (inceller) : Dijital platformlar, sosyal medya, podcast'ler, oyun toplulukları, flört uygulamalarında gezinen, özellikle de genç ve bekar olan erkekler, dijital bir tesadüfle incel kültürüne adım atıyor.
“Çirkin misiniz? Yaşınız 20’lere, 30’lara geldiği halde hâlâ bir kızla doğru düzgün ilişki kuramadınız mı? O zaman yeriniz tam da burası.”
Cinsiyete dayalı mitler, sözde bilimsel çıkarımlar ve apaçık yalanlarla kadın ve kız çocuklarına karşı önyargı ve nefretin yerleşmesi sağlanıyor. Kadınların sadece para ve güç peşinde oldukları, bu yönden dezavantajlı erkekleri kasıtlı olarak reddettikleri iddia ediliyor. Erkeklerin cinsel ilişkiye hakkı olduğu düşüncesiyle kadınlara yönelik saldırılar destekleniyor.
İncel kültürü kitlesel şiddet eylemleriyle de yan yana gelmiştir. İncel kültürünün tetiklediği ilk saldırı, 2014 yılında California, Isla Vista’da bir kız yurdunda yedi kişinin öldürülmesidir. Bu cinayetlerde fail, öfke ve intikam arzusuyla hareket ettiğini belirtmiştir. (Öztürk, 2021) Türkiye’de de 2024 yılında İstanbul’da iki kadını öldüren failin bazı çevrimiçi platformlarda incel kültürüne yakın olduğu bildirilmiştir.
Erkek Hakları Aktivistleri (MRA'lar) : Sözde akademik gerekçelerle feminizmin erkeklerin pozisyonunu zayıflattığını savunurlar.
Kendi Yolunu Seçen Erkekler (MGTOW) hareketi : Erkeklerin haksızlığa uğradığını, kadınlardan, hatta toplumdan tamamen uzak kalmak gerektiğini iddia ederler.
AWALT : "Bütün kadınlar böyledir" yaklaşımı ile kadınları olumsuz ifadelerle tek tipe indirgerler.
Femoidler veya FHO'lar : "Dişi insansı organizma" terimi ile kadını insan olmaktan çıkararak aşağı görürler.
Maskelerin ardından gülümseyen şiddet
Yüzümüzü dijital dünyadan iş hayatına çevirdiğimizde ne görürüz? İş hayatı kadınlara hakkını teslim etmiş ve kapılarını sonuna dek açmış mıdır? Ne yazık ki, iş hayatında da kadınlar daha örtük, maskeli şiddet biçimlerine maruz kalmaktadır. Cam uçurumlardan atılmakta, beklenmedik şekillerde susturulmaktadır. Bu türden psikolojik bir baskı o kadar olağandır ki çoğu zaman fark etmek bile güç olabilir.
Cam Uçurum: Bazı kurumlar finansal açıdan iyi durumdayken erkekleri yönetici yapar. Öte yandan kurumda çetrefilli bir dönem, bir kriz varsa kadınları liderlik pozisyonlarına yükseltir. (Bruckmüller ve Branscombe, 2010) Kadın yöneticiler krizi çözemezse beceriksiz olarak algılanır, başarısızlık kadın olmalarına yüklenir. Kadın yönetici, kurumu kurtaracak olağanüstü bir strateji geliştirmeyi başaramazsa işinden ayrılmaya zorlanacaktır (Akbaş ve Taner, 2017: 203).
Mansplaining (Erbilmişlik): Yazar Rebecca Solnit, bir yazısında, gittiği bir partide tanıştığı bir erkeğin davranışı ile ilgili deneyimini anlatır. Erkek, Solnit’e heyecanla yeni yayınlanan bir kitaptan söz etmektedir. Kitabın yazarı Solnit’tir. Solnit’in hemen yanındaki arkadaşı, üç dört kez kitabı Solnit’in yazdığını tekrarlasa da tavrında hiçbir değişiklik olmaz.
“… ortaya çıktı ki aslında yazarı olduğum kitabı okumuş da değildi. Sadece birkaç ay önce kitapla ilgili olarak New York Times Book Review’da yayınlanan bir yazı okumuştu… Bir an için sustu ve ardından yeniden yüksekten atmaya devam etti … Adamın işitemeyeceği bir noktaya gidip gülmeye başladık… “
Makaleden birkaç ay sonra bir sosyal ağda ortaya çıkan mansplaining sözcüğü 2009 yılından beri kullanılıyor. Mansplaining (Erbilmişlik), özellikle bir erkeğin karşısındaki kadını dinlemeden, kadının uzmanlığı içerisinde kalan bir alandaki bilgi ve deneyimini küçümseyerek ona tavsiyeler vermesi, kendi düşüncelerinde ısrarlı olması, kadının o alandaki uzmanlığını yok sayması ile ilgili durumlarda kullanılıyor. Bu durum, kadınların bilgi ve deneyimlerinin sistematik biçimde değersizleştirilmesi çabası olarak yorumlanıyor.
Manterrupting (Erkeğin kadının sözünü kesmesi): Kadınlar, çeşitli toplantılarda, panellerde erkekler tarafından yersiz bir biçimde susturulmaktadır. 2014’te en az 4 kişinin katıldığı toplantıları analiz eden Snyder’a göre, erkekler kadınların sözünü tersi duruma göre 3 kat daha fazla kesmektedir. Erkekler söz kesmeyi çoğunlukla kendi görüş ve düşüncelerini ifade etmek için yapmaktadır. Bu durum kadınların olumsuz duygulara kapılmasına neden olmakta, kendilerini ifade etmekten ya vazgeçmekte ya da yüksek çıkışlar yapmalarına sebep olmaktadır. Sözü kesilen kadınların duygularına kulak verebiliriz:
“… tüm ilginin odağı olmuştum. Herkes bana bakıyor ve bekliyordu. Kapı paspası gibi üzerime basılıp yürünmesine izin mi verecektim, yoksa bir cadaloza dönüşerek bana yapılana karşı mı çıkacaktım? Her iki durum da maalesef lehime olmayacaktı.”
“Baba/Abi” Figürü ve Korumacı Cinsiyetçilik
Gözden kaçırılması en kolay olan ve özellikle de bu yüzden çok zarar verebilen yaklaşımlardan biri de korumacı ya da iyiliksever cinsiyetçilik olarak tanımlanan davranış modelidir. Erkek otoritesi bir “baba/abi” figürü ile desteklenirken kadınlar destekleyici ,edilgen, itaatkar bir role yönlendirilir. Kadınların bağımsız kararlar alma gücünü yok sayar. Erkek yönetici, kendisini kadın çalışanların “babası/abisi” olarak görür ve onların “iyiliği” için, onlar adına kararlar alır.
“Bu kriz toplantısına seni dahil etmeyeyim, moralin bozulmasın…Bu terfiyi/projeyi sana vermiyorum çünkü seni düşünüyorum…Evlenirsen bu kadar çalışamazsın, kariyer planını ona göre yap…Kendine dikkat et, kilo almışsın; seni böyle görmek istemeyiz.”
Baba/abi figürünün hakim kılınması, açık saldırganlık kadar tehlikelidir. Kadınların yeteneği ve değerine otorite karar verir, ona “oyun oynayabileceği sınırlı bir alan” gösterilir ve oradan dışarı çıkmasına izin verilmez.
Kadına yönelik şiddet manzaraları yıllar, yüzyıllar geçse de sürüyor, sürecek. Görüntüler bazen apaçık bazen bulanık da olsa şiddetin sebep olduğu duygular ateş gibi içimizde yanıyor, yolumuzu aydınlatıyor
. Kadınlık onurunu koruyarak yaşamak için, dün olduğu gibi bugün de dünyayı değiştirmek, hatta bazen “dünyayı tersine çevirmek” gerekiyor…
Kaynaklar
- https://www.brainyquote.com/authors/alphonse-karr-quotes
- Budak E. İletişim ve Medya Çalışmalarında Dijital Dönüşüm, E-ISBN: 978-625-385-746-2, 1. Baskı, Aralık 2025
- https://www.dw.com/tr/mizojini-sosyal-medyada-kad%C4%B1n-d%C3%BC%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ak%C4%B1m%C4%B1/a-73093361
- https://www.unwomen.org/en/articles/explainer/what-is-the-manosphere-and-why-should-we-care
- Kaplan, Ş. O., Avşar, G. (2025). İncel kültürü: Toksik maskülenitenin dijital yüzü, International Journal of Economics, Politics, Humanities & Social Sciences, 8(2), 107-123, https://doi.org/10.59445/ijephss.1614175
- Sparks B et al. Curr Psychol 2023 Feb 2:1–15. Online ahead of print. doi: 10.1007/s12144-023-04275-z
- https://haber.sol.org.tr/haber/yeni-kavram-incel-nedir-siddetin-esas-sebebinin-ustunun-ortulmesi-icin-kullanilabilir-mi
- Coşkun, Ö. F. (2021). Kadınların Kariyer Yolculuklarındaki Engellere Metaforik Bir Bakış. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi, 11(4), 2048-2062.
- https://research.umich.edu/wp-content/uploads/2021/12/manterruptions-bropropriation-and-mansplaining-2-yellow-paper-series.pdf
- https://www.latimes.com/archives/la-xpm-2008-apr-13-op-solnit13-story.html
- https://logos.bilkent.edu.tr/index.php/mansplaining/
- https://kadinkoy.com/2026/05/30/mansplaining-erbilmislik-nedir/
- https://research.ku.edu.tr/tr/kockam-blog-tr/profesyonel-hayatta-korumaci-cinsiyetcilik-karsisinda-kadin-dayanismasi/
- Akgünlü Y. Dünyayı Tersine Çevirmek Varoluşsal Denemeler. Dorlion Yayınları