SON DAKİKA

CTP’den Cezaevi Disiplin Tüzüğü’ne iptal davası

CTP, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’ndeki değişiklikleri Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan son değişikliklerin hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yasallık…

1 dakika okuma
Paylaş
CTP’den Cezaevi Disiplin Tüzüğü’ne iptal davası

CTP, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’ndeki değişiklikleri Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan son değişikliklerin hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yasallık ilkeleri açısından ciddi sakıncalar taşıdığını belirterek, düzenlemenin iptali için dava dosyaladıklarını ve ara emri başvurusunda bulunduklarını açıkladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), UBP-YDP-DP Hükümeti tarafından Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişiklikleri Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cezaevi Müdürü’ne verilen geniş yetkilerin hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri açısından ciddi sorunlar doğurduğunu savundu.

“İPTALİ İÇİN DAVA DOSYALADIK”

Kişi, CTP olarak Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nün Cezaevi Müdürü’ne verdiği geniş bağışlama yetkisinin durdurulması amacıyla ara emri başvurusu yaptıklarını, düzenlemenin iptali için de dava dosyaladıklarını belirtti.

Yeni düzenlemeyle Cezaevi Müdürü’ne, iki yıl ve üzerindeki hapis cezalarında hükümlünün “iyi hali ve çalışkanlığı” gerekçesiyle cezanın üçte birine kadar bağışlanmasına karar verme yetkisi verildiğini kaydeden Kişi, söz konusu yetkinin sıradan bir idari işlem olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

“MAHKEMENİN VERDİĞİ CEZAYI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

Kişi, düzenlemenin mahkemeler tarafından verilen cezaların infaz süresini doğrudan değiştirdiğini, kişi özgürlüğü üzerinde sonuç doğurduğunu ve mahkeme kararlarını etkileyen bir kamu gücü yarattığını savundu.

Adalet sisteminin birbirini dengeleyen kurumların işleyişi üzerine kurulu olduğunu belirten Kişi, hükümetin söz konusu değişiklikle bu denge ve sürecin yerine idari takdiri koyduğunu ileri sürdü.

“BU ANLAYIŞ KABUL EDİLEMEZ”

Kişi açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Mahkemenin yerine idareyi koyan, yasama organının düzenlemesi gereken alanı tüzüklerle dolduran ve tek bir idari makama yargısal sonuç doğuracak ve mahkeme kararlarını geçersiz kılacak ölçüde geniş takdir yetkisi veren bu anlayış kabul edilemez.”

Kişi ayrıca, söz konusu kararların yargısal denetime tabi olmamasının hukuk sistemini ciddi biçimde zayıflattığını savundu.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler