Lefkoşa 27°USD48,81EUR56,01GBP65,30GRAM ALTIN6.811,38 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Fazilet Özdenefe: Sayıştay’ın hız tespit kameraları raporundaki bulgular kapsamlı şekilde soruşturulmalı

Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı ve CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, hız tespit kamera sisteminin değişimine ilişkin Sayıştay raporunda yüz milyonlarca TL’ye ulaşan tutarlara ve kamu zararı oluşturabileceği…

2 dakika okumaHaber: Kıbrıs Postası
Paylaş
Fazilet Özdenefe: Sayıştay’ın hız tespit kameraları raporundaki bulgular kapsamlı şekilde soruşturulmalı

Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fazilet Özdenefe, 15 Eylül 2026 tarihli Hız Tespit Kamera Sisteminin Değişimine İlişkin Sayıştay Raporu hakkında açıklama yaptı.

Raporun geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Meclisi’ne ulaştığını belirten Özdenefe, raporun ilgili komitede ele alınacağını, komitenin hazırlayacağı raporun da Genel Kurul’a sunulacağını ifade etti.

Fazilet Özdenefe'nin açıklaması şöyle:,

“15 Eylül 2026 tarihli Hız Tespit Kamera Sisteminin Değişimine İlişkin Sayıştay Raporu geçtiğimiz hafta Meclise ulaştı. Rapor ilgili komitede ele alınacak, komitenin hazırlayacağı rapor da Genel Kurula sunulacak.

Bulgular ciddi:

  1. Eski kamera sisteminin neden değiştirildiğine ilişkin yeterli belgeye ulaşılamıyor. Milyonlarca Euro bedelle alınan eski kameralara ilişkin envanter ve kayıtlarda eksiklikler bulunuyor.
  2. Eski sistem devreden çıkarılıyor ancak yeni sistem bütün unsurlarıyla hazır değil. Yeni kameralar devreye alınmasına rağmen yazılım entegrasyonlarının tamamlanmadığı ve tespit edilen ihlallerin cezaya dönüştürülmesinde sorun bulunduğu ortaya konuyor.
  3. Sayıştay farklı dönemler için yüz milyonlarca TL’ye ulaşan tutarlar hesaplıyor ve bazı bulguların kamu zararı oluşturabileceğini değerlendirerek Hukuk Dairesinin bilgisine getirilmesi gerektiği sonucuna varıyor.

Bunlar ceza hukuku bakımından incelenmesi gereken bulgular.

2014 yılında yaptığımız değişikliklerle Fasıl 154 Ceza Yasası’nda görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarını bugünkü haliyle düzenlemiş, “kamu hizmetinde görevli kişi” kapsamını da genişleterek Başbakanı, bakanları, milletvekillerini ve yasada sayılan diğer siyasi ve idari görevlileri bu kapsama almıştık.

Burada önemli bir ayrım daha var. Görevi kötüye kullanma ile görevi ihmal aynı şey değil. Görevi kötüye kullanmada kamunun zararına sebep olma amacı aranıyor. Görevi ihmalde ise böyle bir amaç şartı yok. Görevin gereklerini yerine getirmemek veya geciktirmek suretiyle kamu zararına sebep olunması da suç teşkil edebilir. Dolayısıyla “bilerek yapmadık, böyle olacağını nereden bilebilirdik” demek tek başına cezai sorumluluk ihtimalini ortadan kaldırmaz.

Elbette bu aşamada, yalnızca bu rapora dayanarak herhangi bir kişi hakkında “suç işlemiştir” diyemeyiz. Kimin ne yaptığı veya yapmadığı, ihmal veya gecikme olup olmadığı ve ortaya çıkan sonuçla arasındaki hukuki bağ ancak kapsamlı bir soruşturmayla ortaya çıkar. Nihai kararı mahkeme verir.

Bu rapor bir kez daha gösteriyor ki mevzuat, denetim ve takip birlikte çalışmak zorundadır. Mevzuatta karşılığı olmayan bir yanlışın hesabını sormak mümkün olmayabilir. Mevzuat var ama denetim ve takip yoksa yasa kağıt üzerinde kalır. Kuralı koymak yetmez. Uygulamak, denetlemek, takip etmek ve gerektiğinde hesabını sormak gerekir.

Bugün CTP’nin kamuoyuyla paylaştığı beş öncelikten ilki de İyi Yönetim, Dürüst Yönetim ve Yolsuzlukla Mücadele. Yolsuzlukla Mücadele Otoritesinin kurulması, mal beyanlarının fiilen denetlenmesi, denetim kurumlarının güçlendirilmesi ve gerekli mevzuat değişiklikleri bu sözümüzün temel parçaları.

Yolsuzlukla mücadele programımızın ayrıntılarını bu hafta ayrıca paylaşacağız.

İYİ YÖNETİM, DÜRÜST YÖNETİM VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE BİZİM BİRİNCİ SÖZÜMÜZDÜR. BU SÖZÜN GEREĞİNİ YAPACAĞIZ. ”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler