SON DAKİKA

CTP, Cezaevi Disiplin Tüzüğü değişikliğini mahkemeye taşıdı

Bugün Kıbrıs Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), UBP-DP-YDP Hükümetinin Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yaptığı ve cezaevi müdürüne hükümlülerin cezalarının üçte birine kadar bağışlanmasına karar verme yetkisi tanıyan…

2 dakika okumaHaber: Emine Yüksel
Paylaş
CTP, Cezaevi Disiplin Tüzüğü değişikliğini mahkemeye taşıdı

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, cezaevi müdürüne iki yıl ve üzerindeki hapis cezalarında cezanın üçte birine kadar bağışlama yetkisi veren düzenlemeye karşı ara emri başvurusu yaptıklarını ve iptal davası dosyaladıklarını açıkladı. Kişi, düzenlemenin hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yasallık ilkeleri açısından ciddi sakıncalar taşıdığını belirtti.

Bugün Kıbrıs

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), UBP-DP-YDP Hükümetinin Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yaptığı ve cezaevi müdürüne hükümlülerin cezalarının üçte birine kadar bağışlanmasına karar verme yetkisi tanıyan değişikliği mahkemeye taşıdı.

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, düzenlemenin durdurulması amacıyla ara emri başvurusu yaptıklarını, iptali için de dava dosyaladıklarını duyurdu.

Kişi, “UBP-YDP-DP Hükümetinin Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nde yaptığı son değişiklikler hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yasallık ilkeleri açısından ciddi sakıncalar yaratmaktadır. Cumhuriyetçi Türk Partisi olarak Cezaevi Disiplin Tüzüğü’nün cezaevi müdürüne vermiş olduğu geniş bağışlama yetkisinin durdurulması için ara emri başvurusu yaptık; iptali için dava dosyaladık” dedi.

“MAHKEMENİN VERDİĞİ CEZANIN İNFAZ SÜRESİNİ DOĞRUDAN DEĞİŞTİRİYOR”
Yasama yetkisine müdahalenin hükümet tarafından alışkanlık haline getirildiğini belirten Kişi, yeni düzenlemeyle yargı kararlarına müdahaleyi genişleten yetkilerin de kalıcı hale getirildiğini kaydetti.

Cezaevi müdürüne verilen yetkinin sıradan bir idari işlem olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kişi, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yasama yetkisine sürekli müdahaleyi alışkanlık haline getiren UBP-DP-YDP, Yargı kararlarına müdahaleyi genişleten yetkileri de kalıcı hale getirmektedir. Yapılan yeni düzenlemeyle Cezaevi Müdürü’ne, iki yıl ve üzerindeki hapis cezalarında hükümlünün ‘iyi hali ve çalışkanlığı’ gerekçe gösterilerek cezanın üçte birine kadar bağışlanmasına karar verme yetkisi verilmektedir. Oysa bu yetki, sıradan bir idari işlem değildir. Çünkü mahkemenin verdiği cezanın infaz süresini doğrudan değiştiren, kişi özgürlüğünü etkileyen ve mahkemenin hükmü ile değerlendirmesi üzerinde sonuç doğuran bir kamu gücünü ifade etmektedir.”

“HÜKÜMET, KURUMSAL DENGE VE SÜRECİN YERİNE İDARİ TAKDİRİ KOYDU”
Adalet sisteminin birbirini dengeleyen kurumların işleyişi üzerine kurulduğunu ve belirli bir süreci gerektirdiğini belirten Kişi, hükümetin tek bir tüzük değişikliğiyle bu dengenin yerine idari takdiri koyduğunu ifade etti.

Bağışlama yetkisini kullanan cezaevi müdürünün mahkemenin yerine geçerek karar vereceğini kaydeden Kişi, bu kararların yargısal denetime tabi olmamasının hukuk sistemini ciddi biçimde zayıflatacağını belirtti:

“Adalet sistemi, birbirini dengeleyen kurumların işleyişi üzerine kuruludur ve belirli bir süreci gerektirir. Ancak söz konusu değişiklikle hükümet, tek bir tüzük düzenlemesiyle bu denge ve sürecin yerine idari takdiri koymaktadır. Bu yaklaşım, kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyen son derece sakıncalı bir adımdır. Ayrıca tüzükte öngörülen bu ölçüde geniş bir bağışlama yetkisini kullanan kişinin, mahkemenin yerine geçerek karar vermesine rağmen bu kararların yargısal denetime tabi olmaması, hukuk sistemini ciddi biçimde zayıflatmaktadır.”

“MAHKEMENİN YERİNE İDAREYİ KOYAN ANLAYIŞ KABUL EDİLEMEZ”
Hukuk devletinin kişilere göre değil, kurallara göre yönetilmeyi gerektirdiğini vurgulayan Kişi, yasama organının düzenlemesi gereken bir alanın tüzüklerle doldurulmasına ve tek bir idari makama yargısal sonuç doğuracak ölçüde geniş takdir yetkisi verilmesine karşı çıktı.

Kişi, “Mahkemenin yerine idareyi koyan, yasama organının düzenlemesi gereken alanı tüzüklerle dolduran ve tek bir idari makama yargısal sonuç doğuracak ve mahkeme kararlarını geçersiz kılacak ölçüde geniş takdir yetkisi veren bu anlayış kabul edilemez” dedi.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler