‘Mücadeleci’ olarak tanımlardım. Hayatın getirdiği farklı sınavlara, zorluklara ve yeniliklere karşı mücadeleci ruhumuzu kaybetmememiz gerektiğine inananlardanım  Sahne sanatlarıyla ilgilenmek isterdim. Kıbrıs’ta refah içinde yaşayabilmek ve güzel bir gelecek için verdiğimiz uğraşlar, daha iyiye götürebileceğimize inandığım sosyal ve kurumsal düzenimiz için yapabileceklerimiz… Haksızlık, ayrımcılık ve empatiden yoksun yaklaşımlar. ‘Yapamayabilirim, beğenmeyebilirim’ düşüncesiyle denemediğim yenilikler. Sevdiklerimle geçirdiğim kıymetli zaman… Sevdiğim insanların bu dünyadan göçtüğü zamanlar... Hayatın ne kadar kısa, paylaşımlarımızın ne kadar değerli olduğu bilincine daha çok varmaya başladım. Diğer kitaplarını okuma fırsatını henüz bulamamış olsam da ‘Güzel Dost’ kitabı ile kalbimi çalan Guy de Maupassant son zamanlardaki favori yazarım oldu. İnsan hırslarını, açlıklarını ve bencilliklerini çok güzel anlatan bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim. Gabriel García Márquez’in ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ kitabı. 80ler ve 2000ler müzikleri benim için vazgeçilmezdir ‘Wild Tales’ adlı bir Arjantin filmi. Lizbon’dan bir hatıra kartpostalı Çok eskimiş olan ama hatırası var diye atmaya kıyamadığım kıyafetler Büyük veya küçük fark etmez, gerçekten kalpten gelen tüm hediyeler beni çok mutlu eder FOMO’m (Fear of Missing Out) – Yani bir şeyleri kaçırma korkum İhtiyaç duyulduğunda etrafımdakilere ve kendime değerimizi hatırlatabilmek Savaşlar ve zalimlik Öz sevgi ve öz saygı barındırabilmek, ama bir o kadar da gelişmeye açık olabilmek….Bana göre lazanya, ama niçin bilmem, yabancı arkadaşlarım yıllardır kısır tarifime bayıldıklarını söylerler Çocukların ihmalden veya zalimlikten katledilmediği, güven içinde yaşayıp büyüyebildiği, barış içeren bir dünya değeri bilinmeden yaşanan veya yaşatılan bir şey değil, onurlandırılması gereken bir deneyimdir. Ben doğmadan önce vefat eden Erol dedem Güney Kore Kıbrıs’ta barışa katkı koymak Hepimizin hayatında karanlık dönemler olmuştur veya olacaktır.  Bazen insan o dönem hiç geçmeyecekmiş gibi hissedip, hayata karşı umudunu bile yitirebilir. Böyle zamanlarda bana yardımcı olan bir söz vardır: “Bazen karanlığın içindeyken gömüldüğünüzü düşünürsünüz, ama aslında ekilmişsinizdir…” – Christine Caine