Lefkoşa 28°USD49,01 ₺▲EUR56,11 ₺▲GBP65,25 ₺▲GRAM ALTIN6.740,80 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Çocuklarda dişlerdeki siyah ve kahverengi lekeler: Çürük mü, masum bir renklenme mi?

Birçok ebeveyn, küçük çocuğunun dişlerinde gördüğü siyah veya kahverengi lekelerle karşılaştığında aynı endişeyi yaşıyor: “Çocuğumun...

4 dakika okumaHaber: Dt. Simge Alıcı
Paylaş
Çocuklarda dişlerdeki siyah ve kahverengi lekeler: Çürük mü, masum bir renklenme mi?

Özellikle süt dişlerinde görülen koyu renkli çizgiler, diş eti kenarındaki siyah noktalar veya diş yüzeyine yayılmış kahverengi lekeler, her zaman diş çürüğü anlamına gelmez. Ancak her renklenmeyi de masum kabul etmek doğru değildir. Burada önemli olan, lekenin neden oluştuğunu doğru belirlemek ve çocuğa uygun tedaviyi planlamaktır.

Çünkü çocuklarda erken yaşta doğru ağız ve diş sağlığı alışkanlıklarının kazanılması, yalnızca süt dişlerini değil, ileride sürecek daimi dişlerin sağlığını da doğrudan etkiler.

Siyah ve kahverengi lekeler neden oluşur?

Çocuklarda dişlerdeki renklenmelerin başlıca nedenlerini birkaç grupta değerlendirebiliriz.

1. Siyah dışsal renklenmeler (kromojenik lekeler): Özellikle süt dişlerinde, diş eti kenarına yakın bölgelerde ince siyah noktalar veya çizgiler şeklinde görülebilir. Ağız içindeki bazı bakterilerin ürettiği maddelerin tükürükteki demirle etkileşmesi sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Genellikle dişin sert dokusunda bir kayıp meydana gelmez. Bu renklenmeler çürük değildir; ancak zaman içinde tekrar oluşabilir. Ağız hijyeni iyi olan çocuklarda da görülebilir. Dolayısıyla yalnızca lekelerin varlığı, çocuğun dişlerini iyi fırçalamadığı anlamına gelmez.

2. Diş çürükleri: Özellikle üst süt kesici dişlerin diş eti kenarlarında başlayan beyaz, mat ve tebeşirimsi lekeler, erken çürüğün ilk belirtisi olabilir. Süreç ilerledikçe sarı, kahverengi veya siyah renklenmeler ve diş dokusunda madde kaybı ortaya çıkabilir. Süt dişlerinin mine ve dentin tabakaları daha ince olduğundan çürükler daha hızlı ilerleyebilir. Gece sık sık süt, mama veya şekerli içecek tüketimi, özellikle biberonla uyuma alışkanlığı, çürük riskini artırır.

3. Besin, ilaç ve takviyelere bağlı renklenmeler: Demir içeren damla ve şuruplar, bazı yiyecek ve içecekler, çay gibi pigmentli ürünler diş yüzeyinde renklenmeye yol açabilir. Demir preparatlarının oluşturduğu lekeler çoğunlukla yüzeyseldir. Ancak demir ilacının kesilmesi veya dozunun değiştirilmesi diş hekimi önerisiyle değil, ilacı reçete eden hekimin değerlendirmesiyle yapılmalıdır.

Bunların dışında diş gelişimi sırasında oluşan mine bozuklukları, travma sonrası dişin renk değiştirmesi ve bazı gelişimsel anomaliler de kahverengi veya gri renklenmelere neden olabilir. Özellikle tek bir dişin griye dönmesi, travma veya pulpa hasarı açısından değerlendirilmelidir.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

Tedavinin ilk adımı, lekenin çürük mü yoksa diş yüzeyindeki bir renklenme mi olduğunu klinik muayeneyle ayırt etmektir. Gerektiğinde çürüğün derinliğini ve dişin durumunu değerlendirmek için radyografik inceleme yapılabilir.

Profesyonel diş temizliği: Çürük olmayan, yüzeysel siyah ve kahverengi lekelerde diş hekimi tarafından uygun polisaj ve profesyonel temizlik uygulanabilir. Bu işlem renklenmenin görünümünü azaltabilir veya tamamen giderebilir. Ancak kromojenik lekeler yeniden oluşabileceğinden düzenli kontroller önemlidir.

Florür uygulamaları: Çürük riski taşıyan çocuklarda, yaşa ve çürük riskine uygun konsantrasyonda florürlü diş macunu ve gerektiğinde profesyonel florür verniği, mineyi güçlendirmeye ve çürük oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Florür, mevcut siyah renklenmeyi temizleyen bir beyazlatıcı değildir.

Gümüş diamin florür (SDF): Aktif, kavitasyon oluşmuş bazı süt dişi çürüklerinde, uygun hastalarda çürüğün ilerlemesini durdurmak amacıyla kullanılabilir. Özellikle iş birliği sınırlı küçük çocuklarda veya geleneksel tedavinin hemen uygulanamadığı durumlarda bir seçenek olabilir.

Dolgu veya pulpa tedavisi: Diş dokusunda madde kaybı, derin çürük veya pulpa tutulumu varsa çürüğün yaygınlığına göre restoratif tedavi, pulpa tedavisi ya da gerekli durumlarda dişin çekimi planlanabilir.Uygulamaların etkileri ve kontrendikasyonları

Her tedavi her çocuk için uygun değildir. Profesyonel temizlikte diş etlerinin hassasiyeti, çocuğun yaşı ve işlem sırasında iş birliği dikkate alınmalıdır. Evde karbonat, limon, aktif kömür veya beyazlatıcı ürünlerle leke çıkarmaya çalışmak mineye zarar verebilir ve diş eti tahrişine neden olabilir. Çocuklarda kozmetik beyazlatma işlemleri rutin olarak önerilmez.

SDF uygulamasının en önemli özelliği, çürük dokuyu siyaha boyamasıdır. Bu renk değişikliği, özellikle ön süt dişlerinde estetik açıdan aileleri rahatsız edebilir ve işlem öncesinde mutlaka açıklanmalıdır. Ayrıca SDF, gümüşe karşı bilinen alerjisi olanlarda kullanılmamalıdır. Pulpa tutulumu, diş apsesi veya spontan ağrı gibi bulgular varsa yalnızca SDF uygulamak yeterli değildir; dişin kapsamlı tedavisi gerekir. SDF, sağlıklı diş dokusuna kozmetik amaçla uygulanmamalıdır.

Florür uygulamalarında ise ürünün yaşa ve çürük riskine uygun seçilmesi, önerilen miktarın aşılmaması ve çocuğun ürünü yutmamasına dikkat edilmesi gerekir. Florürün doğru dozda ve uygun şekilde kullanılması çürükten korunmada önemli bir yere sahiptir.

Aileler evde nelere dikkat etmeli?

Çocukların dişleri, ilk süt dişinin sürmesiyle birlikte günde iki kez, yaşlarına uygun miktarda florürlü diş macunuyla fırçalanmalıdır. Üç yaşından küçük çocuklarda pirinç tanesi büyüklüğünde, üç-altı yaş arasında ise bezelye büyüklüğünde diş macunu kullanılması önerilir. Fırçalama ebeveyn gözetiminde yapılmalı ve çocuğun macunu yutmaması sağlanmalıdır.

Şekerli ve asitli içeceklerin sıklığı azaltılmalı, özellikle gece uyku sırasında süt veya mama ile uzun süreli temas önlenmelidir. İlk diş hekimi muayenesi ilk dişin sürmesinden sonra veya en geç bir yaşında yapılmalıdır. Sonrasında çocuğun çürük riskine göre düzenli kontroller planlanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki her siyah leke çürük değildir; fakat her siyah leke de önemsiz değildir. Erken teşhis, gereksiz müdahalelerin önüne geçerken gerçek çürüklerin ilerlemesini de engelleyebilir. Ailelerin evde lekeyi kazımaya veya dişleri beyazlatmaya çalışmak yerine bir diş hekimine başvurması, çocuklarının hem süt dişlerini hem de gelecekteki daimi dişlerini korumak açısından en doğru yaklaşımdır.

Bu yazı toplam 234 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler