Çok etkilendim bu kısa söyleşiden…
İnternette gezinirken izledim!
-*-*-
Gelecek nesiller?
Gelmeyin!
-*-*-
Size iyi bir “Ada”, güzel bir “Kıbrıs” veya onların da ötesinde yaşanabilir bir “Dünya” olmayacak!
-*-*-
Haaa düzelebilir mi?
Örneğin “Kıbrıs” yaşanabilir bir ülke olabilir mi?
-*-*-
Biz daha “Kıbrıs”ın bütününe “ülke” diyebilecek durumda değiliz!
Ada’nın yarısına “vatan” veya “vatanım” diye sarılan kalmadı!
-*-*-
Peki neden?
-*-*-
İnternette dinlediğim bir hikaye anlatayım sizlere…
-*-*-
Bir çiftçi, hastalanıp ölen domuzunu yıllar önce kurumuş olan derin bir kuyuya atar…
-*-*-
Domuz ölüsünün iğrenç kokusunu duyan 80 tarla faresi kuyuya akın eder…
-*-*-
Kuyuya inmek kolay!
-*-*-
Hep birlikte kolay gıdaya hücum ederler!
-*-*-
Domuzu çok kısa bir sürede, üzerindeki en küçük et parçacığına kadar yiyip bitirirler…
Domuzun sadece iskeleti kalır geriye!
-*-*-
Ancak gerçek sorun orada başlar!
-*-*-
O kuyuda tuzağa düşmüşlerdir!
Yukarı çıkamazlar!
-*-*-
Karınları acıkır!
Ve haliyle domuzu yemek için indikleri kuyu cehenneme döner!
-*-*-
Hayatta kalmak için birbirlerine saldırmaya ve tabii ki kazanan, kaybedeni yemeye başlar!
-*-*-
Haliyle bir bir ölürler!
-*-*-
İki hafta içerisinde hepsi tükenir…
Sadece bir tarla faresi hayattadır ve onun da gözleri kıp kırmızıdır, fare olmaktan çıkmış, bir canavara dönüşmüştür!
-*-*-
Derken çiftçi kuyuya geri döner!
-*-*-
Kuyuya bir halat uzatır ve hayatta kalan o tek fareyi yukarı çıkarıp tarlasına bırakır!
-*-*-
Fare değişmiştir!
Artık, kendi türünü avlayan bir yaratığa dönüşmüştür!
-*-*-
Çiftçinin ürünleri yerine, kendi türündeki canlıları, kendi kardeşlerini, fareleri yemeye başlar!
Tam bir manyağa dönüşmüştür!
-*-*-
İşte gerçek oyun buradadır!
Buna “bölme tuzağı” denir!
-*-*-
Toplumları – halkları – ulusları – devletleri yönetenler kendi aralarında asla kavga etmezler!
-*-*-
Öyle bir ortam yaratırlar ki, insanları ikiye bölerler…
İkiye bölünüş insanlar birbirine saldırır ve bu saldırı birinin ötekini yok ettiği ana kadar sürer!
-*-*-
Acı gerçek mi?
Acı gerçek, insanların, hiç farkına varmadan başkalarının oyunlarının parçası olmalarıdır!
-*-*-
Bu hikayeden çıkarılacak ders; başkalarının oyununa gelmemekle alakalıdır!
-*-*-
Eğer kendinizi bir tuzağın içinde bulmuşsanız, birbirinizle kavga etmek yerine, birlikte o tuzaktan çıkmanın yolunu arayın!
-*-*-
Bakınız genelde Kıbrıs meselesi!
Bakınız özelde Kuzey Kıbrıs!
-*-*-
İngilizler ve Amerikalıların oyununa – tuzağına düştük sonuç?
Elen – Türk?
Hala birbirimizle kavga etmeye hevesli çok tarla faremiz var!
-*-*-
Kuzey Kıbrıs mı?
Türkiyeli – Kıbrıslı?
Ver Allah Allah!
-*-*-
Haaaa sadece Kıbrıs meselesi de değil…
Sendikaları birçok sektörde bölmüyorlar mı?
Bölmediler mi?
-*-*-
Mesela bizde devlet memurlarının veya devlet çalışanlarının kaç sendikası var?
-*-*-
Öğretmenleri bölmek için birçok “sendika” denemesi olmadı mı?
KTÖS ve KTOEÖS o tuzağa düşmedi ama düşürmeyi çok deneyenler oldu!
-*-*-
Kadın hakları savunucularına bakın!
Bu konuda televizyon programcısı olarak yaşadığım stresi anlatsam; neden bu ülkede hiç hayır etmediğimizin ve etmeyeceğimizin romanını yazarım!
-*-*-
Gelecek nesiller mi demiştik?
Gelmeyin!
Gelmeyin!
Hele Kıbrıs’a hiç uğramayın!
-*-*-
Kuyu kurudu!
Çiftçilerin tuzakları hazır!
Sonuçta birbirinizi yiyecekseniz ve saldırgan tarla fareleri olacaksanız; tatili bile düşünmeyin!
Üzgünüm!
-*-*-
Çözüm önerim mi?
Kalmadı!
Bir daha üzgünüm!
-*-*-
Hangi çözüm?
Hepimiz tarla faresi!
Çiftçiler keyifli!
-*-*-
Domuz da çok!
-*-*-
Yine de şunu diyebilirim; Kuzey’de “Türkiyeli – Kıbrıslı” veya “Şükrancı – hain” bölünmeleri olmasa; Kıbrıs genelinde “Elen – Türk” şımarıklığı veya tarla fareliğinden kurtulabilsek; bu Ada hepimize de yeter ve Dünya’nın huzur adası olur!
-*-*-
Yani farelerin, çiftçinin kokmuş domuz oyununa karşı örgütlenmesi falan diyecektim ama bilemedim…
-*-*-
Canım, gördün mü; Facebook’ta seksenler modası var, haydi biz de yapay zekayla birlikte katılalım!
Bu arada ne oldu, müzik hala yasak mıydı?
-*-*-
Sahi gemi faciası vardı değil mi?
Unuttuk mu?
Yok canım, unutmadık ama…
Bir 80’ler fotosu gider yani!
Kaç “like” almışız?
Gazze’de son durum: Yorumsuz!
Amerikalı Sosyalist Senatör Bernie Sanders, bundan tam bir yıl önce (17 Eylül 2026’da) ilk kez “It is Genocide” (Bu soykırımdır) demişti!
-*-*-
Evet, İsrail, Gazze’de gerçek bir soykırım gerçekleştiriyor…
-*-*-
Dünya’da bazı devletler ilk kez biraz sert tepki göstermeye başladı…
8 Eylül günü 12 ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik yeni ticari yaptırımlar açıklayacağını duyurdu…
-*-*-
Bu ülkeler, Birleşik Krallık, Fransa, Kanada, tabii ki İspanya, İrlanda, İsveç, Belçika, Hollanda, Danimarka, Finlandiya, Norveç ve Lüksemburg!
-*-*-
İngiltere’de Yahudi Lobisi’nin kontrol ettiği gazeteler, “İngiliz Hükümeti bu kararla İngiltere’de yaşayan Yahudileri hedef gösteriyor” gibi başlıklar atsa da, vatandaşı olduğum bu ülkenin tavrını alkışlıyorum!
-*-*-
Geç kalınmış bir karar ama olsun!
-*-*-
İsrail aleyhine, 6 Eylül günü 8 ülke de Netanyahu hükümetindeki bakanların Gazze'deki Filistinlilerin zorla/kitlesel olarak yerinden edilmesine yönelik açıklamalarını ortak şekilde kınadı…
-*-*-
Bu ülkeler de şunlar: Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, BAE, Katar, Pakistan ve Endonezya…
-*-*-
Bu arada belirtelim İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un bugün yani 10 Eylül 2026’da günübirlik olarak hangi devleti ziyaret edecek?
-*-*-
Kıbrıs Cumhuriyeti!
-*-*-
Nikos Hristodulidis, Herzog’u Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda karşılayacak!
-*-*-
İngiliz vatandaşı olarak hükümetin aldığı kararı selamlamıştım; aynı anda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de vatandaşıyım; Herzog’un ziyaretini kınıyorum…
-*-*-
İsrail Gazze'de Dünya’nın gözü önünde soykırım gerçekleştiriyor.
Herkes iyi biliyor ki İsrail, “korkunç, yasa dışı bir savaş” yapıyor!
-*-*-
İsrail ordusu Hamas'la savaşmakla yetinmiyor…
-*-*-
Gazze'nin tamamına karşı savaş yürütüyor hatta dilediği anda Lübnan’ı, Suriye’yi, İran’ı bombalayabiliyor!
-*-*-
BM'ye göre Gazze’de yaklaşık 2 yılda 20 bine yakın çocuk katledildi!
Bunların 12 binden çoğu 12 yaşından küçük…
En az 3 bin çocuğun bir organı koptu…
-*-*-
Toplam öldürülen Filistinli sayısı 75 bine ulaştı…
Yıkıntılar altında en az 8 bin kayıp olduğu söyleniyor…
8 Eylül 2026'da Gazze'deki toplu cenazede enkazdan çıkarılanlar arasında yaklaşık 60 çocuk bulunuyordu.
-*-*-
İsrail’in son iki yıldaki askeri harcamalarının yüzde 75’ini Amerika karşıladı…
Amerika, İsrail’e 25 milyar dolarlık yardım – askeri destek - hatta savaşa aktif katılım katkısı bile yaptı!
-*-*-
İsrail’in katliamda kullandığı akaryakıtın büyük bir kısmını (yüzde 50 kadarını) Azerbaycan, bir kısmını Kırgızistan (yüzde 25) sağlıyor… Bu akaryakıt, Türkiye üzerinden (Bakü – Ceyhan Boru Hattı) geçerek İsrail’e ulaştırılıyor!

Bu yazı toplam 139 defa okunmuştur.