Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında batan gemiye ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı.
İşte Arıklı’nın açıklaması:
“Dün Girne–Taşucu seferini gerçekleştirmek üzere Girne Limanı’ndan ayrılan FİLOJET isimli yolcu gemisinin Girne açıklarında geçirdiği elim kaza hepimizi derinden sarsmıştır.
Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum.
Kayıp olan vatandaşlarımızın bir an önce sağ olarak bulunması, yaralılarımızın tedavilerinin tamamlanması ve kazazedelerimizin ailelerine ulaştırılması şu anda devletimizin birinci önceliğidir.
Bu nedenle arama-kurtarma çalışmaları sonuçlanıncaya kadar bütün kurumlarımızın tüm imkânları seferber edilmiş durumdadır.
ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARI
Kaza ihbarının alınmasından hemen sonra KKTC Sahil Güvenlik unsurlarımız bölgeye sevk edilmiş, helikopterler ve bölgede bulunan sivil gemiler de kurtarma çalışmalarına dahil edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti makamları da olayın ilk anından itibaren bütün imkânlarıyla KKTC’nin yanında olmuş; Türk Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri unsurları arama-kurtarma çalışmalarına katılmıştır.
Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti makamlarına, Sahil Güvenlik Komutanlıklarımıza, Güvenlik Kuvvetlerimize, Polis Teşkilatımıza, Sivil Savunma Teşkilatımıza, sağlık ekiplerimize, liman personelimize ve hiçbir tereddüt göstermeden kurtarma çalışmalarına katılan sivil denizcilerimize teşekkür ediyorum.
Bu tür olaylarda ilk dakikalar hayati önem taşır. Ekiplerimizin olay yerine mümkün olan en kısa sürede ulaşması ve kurtarma faaliyetlerinin başlatılması için gerekli bütün imkânlar kullanılmıştır.
Ancak bugün burada asıl konuşmamız gereken konu, kurtarma çalışmalarının yanında, bu kazanın neden meydana geldiğinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır.
KAZANIN NEDENİ KONUSUNDA SPEKÜLASYON YAPMAYACAĞIZ
Şu anda kamuoyunda kazanın nedeni konusunda çeşitli iddialar bulunmaktadır.
Geminin baş bölümünden su aldığı, kısa süre içerisinde ciddi şekilde su almaya başladığı, ardından alabora olduğu yönünde bilgiler bulunmaktadır.
Ancak özellikle altını çizmek istiyorum:
Soruşturma tamamlanmadan kazanın nedeni konusunda kesin bir hüküm vermeyeceğiz.
Teknik arıza mı?
Yapısal bir problem mi?
Stabilite sorunu mu?
Yük veya balast kaynaklı bir problem mi?
İnsan hatası mı?
Deniz koşullarının etkisi mi?
Başka bir gemi veya cisimle temas mı?
Yoksa bunların birden fazlasının birleşmesi mi?
Bütün ihtimaller bilimsel ve teknik olarak araştırılmaktadır.
Devlet olarak bizim görevimiz birilerini korumak veya birilerini peşinen suçlamak değildir.
Bizim görevimiz gerçeği ortaya çıkarmaktır.
DENETİM SÜRECİ DE ARAŞTIRILACAKTIR
Burada çok açık bir taahhütte bulunmak istiyorum.
Soruşturma sadece geminin kaptanı veya mürettebatının davranışlarıyla sınırlı kalmayacaktır.
Geminin yüzde 60 kapasite ile sefere çıktığı, tüm yolculara yetecek sayıda can yeleği bulunduğu bilinmektedir. Geminin denize elverişlilik belgesi, klas kayıtları ve kaptanın ehliyeti sizlerle paylaşılmıştır. Geminin seyredeceği güzergahtaki denizin durumunu gösteren Meteoroloji Dairesi raporu ile birlikte paylaşılan belgeler arasında; Yüksek Hızlı Tekne İşletme İzni, Klas Sertifikası, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO- International Maretime Organisation) tarafından yapılan kontrolün ardından verilen kaptanlık lisansı ve IMO’dan alınan belge sonrasında Limanlar Dairesi tarafından uzun yıllar önce onaylanan kaptanın Uygunluk Sertifikası bulunmaktadır.

Buna ek olarak geminin;
* son teknik muayeneleri,
* yükleme ve ağırlık dağılımı,
* stabilite hesapları,
* balast durumu,
* limandan çıkış işlemleri,
* ilgili kurumlar tarafından yapılan denetimleri tek tek yerinde incelenmektedir.
Eğer herhangi bir kamu görevlisinin, kurumun veya özel şirketin görevini ihmal ettiği ortaya çıkarsa, bunun gereği yapılacaktır.
Hiç kimse makamına, görevine veya konumuna bakılmaksızın soruşturmanın dışında tutulmayacaktır.
BAĞIMSIZ VE ŞEFFAF SORUŞTURMA
Ben ayrıca şunu da özellikle belirtmek istiyorum:
Bu olayın yalnızca adli bir soruşturma olarak kalmasını yeterli görmüyorum.
Kazanın teknik ve idari boyutunun da bağımsız biçimde araştırılması gerektiğine inanıyorum.
Bu nedenle ilgili tüm teknik kayıtların muhafaza altına alınması ve;
AIS ve GPS kayıtları,
radar kayıtları,
VHF telsiz görüşmeleri,
gemi içi kamera kayıtları,
makine ve alarm kayıtları,






