Arıklı, Girne–Taşucu seferini gerçekleştirmek üzere Girne Limanı’ndan ayrılan FİLOJET isimli yolcu gemisinin geçirdiği kazanın herkesi derinden sarstığını ifade ederek, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diledi.
Kayıp kişilerin sağ olarak bulunması, yaralıların tedavilerinin tamamlanması ve kazazedelerin ailelerine ulaştırılmasının devletin birinci önceliği olduğunu vurgulayan Arıklı, arama-kurtarma çalışmaları sonuçlanıncaya kadar tüm kurumların imkânlarının seferber edildiğini kaydetti.
Arama-kurtarma çalışmalarına Türkiye de katıldı
Kaza ihbarının alınmasının hemen ardından KKTC Sahil Güvenlik unsurlarının bölgeye sevk edildiğini belirten Arıklı, helikopterlerin ve bölgede bulunan sivil gemilerin de kurtarma çalışmalarına dahil edildiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti makamlarının da olayın ilk anından itibaren tüm imkânlarıyla KKTC’nin yanında olduğunu kaydeden Arıklı, Türk Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri unsurlarının arama-kurtarma çalışmalarına katıldığını belirtti.
Arıklı, çalışmalara katkı koyan Türkiye Cumhuriyeti makamlarına, Sahil Güvenlik Komutanlıklarına, Güvenlik Kuvvetlerine, Polis Teşkilatına, Sivil Savunma Teşkilatına, sağlık ekiplerine, liman personeline ve sivil denizcilere teşekkür etti.
“Kazanın nedeni konusunda spekülasyon yapmayacağız”
Kazanın nedenine ilişkin kamuoyunda çeşitli iddialar bulunduğunu ifade eden Arıklı, geminin baş bölümünden su aldığı ve kısa süre içerisinde ciddi şekilde su almaya başlayarak alabora olduğu yönünde bilgiler bulunduğunu söyledi.
Ancak soruşturma tamamlanmadan kazanın nedeni konusunda kesin bir hüküm vermeyeceklerini vurgulayan Arıklı, teknik arıza, yapısal problem, stabilite sorunu, yük veya balast kaynaklı problem, insan hatası, deniz koşulları veya başka bir gemi ya da cisimle temas dahil tüm ihtimallerin bilimsel ve teknik olarak araştırıldığını belirtti.
“Devlet olarak bizim görevimiz birilerini korumak veya birilerini peşinen suçlamak değildir. Bizim görevimiz gerçeği ortaya çıkarmaktır” diyen Arıklı, soruşturmanın kapsamlı yürütüleceğini kaydetti.
Denetim süreci de mercek altında
Soruşturmanın yalnızca geminin kaptanı veya mürettebatının davranışlarıyla sınırlı kalmayacağını açıklayan Arıklı, geminin yüzde 60 kapasiteyle sefere çıktığını ve tüm yolculara yetecek sayıda can yeleğinin bulunduğunun bilindiğini ifade etti.
Geminin denize elverişlilik belgesi, klas kayıtları ve kaptanın ehliyeti ile Meteoroloji Dairesi raporunun kamuoyuyla paylaşıldığını kaydeden Arıklı; Yüksek Hızlı Tekne İşletme İzni, Klas Sertifikası, IMO kontrolünün ardından verilen kaptanlık lisansı ve kaptanın Uygunluk Sertifikası'nın da mevcut olduğunu belirtti.
Arıklı, geminin son teknik muayeneleri, yükleme ve ağırlık dağılımı, stabilite hesapları, balast durumu, limandan çıkış işlemleri ve ilgili kurumlar tarafından gerçekleştirilen denetimlerin tek tek incelendiğini açıkladı.
Herhangi bir kamu görevlisinin, kurumun veya özel şirketin görevini ihmal ettiğinin ortaya çıkması halinde gereğinin yapılacağını vurgulayan Arıklı, “Hiç kimse makamına, görevine veya konumuna bakılmaksızın soruşturmanın dışında tutulmayacaktır” dedi.
Bağımsız uzmanlar da sürece dahil edilebilir
Kazanın yalnızca adli soruşturmayla sınırlı kalmasını yeterli görmediğini ifade eden Arıklı, teknik ve idari boyutların da bağımsız şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda AIS ve GPS kayıtları, radar kayıtları, VHF telsiz görüşmeleri, gemi içi kamera kayıtları, makine ve alarm kayıtları, bakım ve klas belgeleri, yükleme ve yolcu kayıtları ile meteorolojik verilerin incelendiğini kaydetti.






