Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Nazar Erişkin’in sunduğu Güne Dair programında gemi faciasına ilişkin soruları yanıtladı. Geminin sefer yapmasına hangi teknik incelemeler sonucunda izin verildiği, Türk Loydu klas sertifikasının açık kaynak sorgulamasında neden “invalid” göründüğü ve kaptanın Honduras’tan aldığı ehliyetin geçerliliği programda gündeme geldi.
Arıklı, gemilerin Kıbrıs’ın kuzeyinde çalışabilmesi açısından esas aldıkları kurumun Türk Loydu olduğunu söyledi. Türk Loydu’ndan geçerlilik alamayan gemilerin sefer yapamayacağını kaydeden Arıklı, söz konusu tipteki gemiler için mesafe sınırlaması bulunduğunu, Hatay-Kıbrıs hattının bu nedenle uygun görülmediğini ancak Girne-Taşucu hattının söz konusu sınırlar içinde kaldığını anlattı.
TÜRK LOYDU SERTİFİKASINDAKİ “INVALID” KAYDI SORULDU
Programda Erişkin, bakanlık tarafından daha önce paylaşılan sertifika numarası üzerinden Türk Loydu’nun internet sitesinde yaptığı sorgulamada sertifika durumunun “invalid” çıktığını belirtti. Bunun sertifikanın iptal edildiği anlamına mı geldiğini, yoksa veri tabanındaki başka bir durumdan mı kaynaklandığını Arıklı’ya sordu.
Arıklı, ilgili belgelerin yanında bulunmadığını belirterek, “Keşke dün bu soruyu soracağını söyleseydin de ona göre belgeleri alıp yanımda gelseydim. Şu anda evdeyim” dedi. Gemilerin Türk Loydu tarafından her yıl denetlendiğini belirten Arıklı, denetimlerin düzenli biçimde gerçekleştirildiğini söyledi.
Erişkin, açık kaynak sorgulamasındaki “invalid” kaydının bakanlık tarafından da araştırılması gerektiğini belirtti. Arıklı ise program sırasında bu kaydın nedenine ilişkin kesin bir açıklama yapmadı.
2003’TEKİ KAZA VE ONARIM RAPORU GÜNDEME GELDİ
Geminin geçmişte ağır bir kaza geçirdiğine ilişkin kayıtlar da programda ele alındı. Erişkin, gemi inşaat mühendisi Erdal Kılıç’ın geçmişte yaptığı incelemeyi ve geminin ağır hasarına ilişkin değerlendirmelerini hatırlatarak, daha sonra geminin tamamen yenilendiği yönündeki kayıtların hangi teknik dayanağa göre kabul edildiğini sordu.
Arıklı, elinde Akdeniz Tersanesi’nde gemi üzerinde gerçekleştirilen çalışmaların ayrıntılarını içeren kapsamlı bir rapor bulunduğunu söyledi. Raporun yaklaşık 35-40 sayfa olduğunu belirten Arıklı, geminin hangi bölümünde ne tür işlemlerin yapıldığının belgede yer aldığını kaydetti.
Arıklı, söz konusu raporun uzmanlar tarafından incelenmesinin yararlı olacağını belirterek, kendilerinin teknik uzman olmadığını vurguladı. Onarım çalışmalarının daha sonra Türk Loydu tarafından da denetlendiğini ifade etti.
Geminin daha önce kaza geçirmiş olmasının tek başına seferden çıkarılmasını gerektirmediğini savunan Arıklı, önemli olanın onarımın kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi ve uluslararası bir klas kuruluşunun denetiminden geçmesi olduğunu söyledi.
KAPTANIN HONDURAS EHLİYETİ İÇİN LİMANLAR DAİRESİNİ İŞARET ETTİ
Programın bir diğer başlığı, kaptanın Honduras tarafından düzenlenmiş ehliyeti oldu. Erişkin, söz konusu belgenin Kıbrıs’ın kuzeyinde hangi prosedürle geçerli kabul edildiğini ve neden Honduras’tan alınmış bir ehliyetin kullanıldığını sordu.
Arıklı, Limanlar Dairesi’nin aynı gün konuyla ilgili ayrıntılı bir açıklama yapacağını söyledi. Bir yabancı ülke tarafından verilen ehliyetin doğrudan kabul edilmediğini belirten Arıklı, belgenin önce düzenlendiği ülkedeki ilgili denizcilik makamından teyit edildiğini, ardından Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne, IMO’ya sorulduğunu anlattı.
Arıklı, “Yoksa her önüne gelen her belgeyi onaylama gibi bir durumu yok” dedi.
Erişkin, IMO kayıtlarında Honduras kaynaklı sahte belgelerle ilgili uyarıların bulunduğunu hatırlatarak, böylesi ülkelerden gelen belgelerin ayrıca denetlenip denetlenmediğini sordu. Arıklı, bu prosedürün ayrıntılarını Limanlar Dairesi’nin açıklayacağını, belgenin gerçekten geçerli olup olmadığının ise soruşturma ve gerektiğinde mahkeme sürecinde ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Arıklı, “Benim kaptanı aklama gibi bir derdim yok. Kaptanı şahsen de tanımıyorum. Filo Denizciliği aklama gibi bir derdim de yok” diyerek, şirket sahiplerinin yalnızca birkaçını tanıdığını ifade etti.
Soruşturma tamamlanmadan spekülatif değerlendirmelerin kamuoyunu yanlış yönlendirebileceğini savunan Arıklı, sosyal medyadaki linç ortamına da işaret etti.
TÜRKİYE’NİN STCW LİSTESİNDE HONDURAS SORUSU
Erişkin ayrıca Türkiye’nin güncel STCW tanıma protokolleri listesinde Honduras’ı göremediğini belirterek bunun Kıbrıs’ın kuzeyindeki uygulamaya etkisini sordu. Arıklı, bu sorunun da Limanlar Dairesi tarafından yanıtlanması gerektiğini söyledi.
Kaptanın belgesinde “3 bin gros ton ve üzeri” gemiler için yetki bulunduğu, batan geminin ise yaklaşık 339 gros ton olduğu hatırlatıldığında Arıklı, bu konuda uzman olmadığını söyledi. Ağır vasıta ehliyeti bulunan bir kişinin daha hafif bir aracı da kullanabilmesi üzerinden bir benzetme yapan Arıklı, kesin teknik yanıtın uzmanlar tarafından verilmesi gerektiğini kaydetti.
TCG IŞIN’IN ROBOTİK ARAÇLARLA BATIĞA ULAŞMASI BEKLENDİ
Arıklı, Çanakkale’den hareket eden TCG Işın’ın saat 13.00 civarında bölgede olmasının beklendiğini açıkladı. Geminin robotik araçlarla batığa ulaşmasının planlandığını belirten Arıklı, çalışmaların hem kayıplara ulaşılması hem de VDR cihazının bulunması açısından kritik olduğunu söyledi.
VDR cihazının geminin hızı, maruz kaldığı deniz koşulları ve kaptan köşkünde yapılan konuşmalar dahil çok sayıda veriyi içerebileceğini belirten Arıklı, özellikle geminin ne zaman su almaya başladığı ve SOS çağrısının ne zaman verildiğinin belirlenmesinin önemli olduğunu söyledi.






