“Hımhım ile Gizemli Mari”… Eğitimci-yazar Akile Ruh’un kaleme aldığı, “Hımhım ile Gizemli Mari-Dağın Öteki Tarafı”, küçük okurları Kıbrıs’ın doğal güzellikleri ve tarihî dokusu arasında masalsı bir yolculuğa çıkarıyor. Dostluk, dayanışma, doğa ve çevre sevgisini işleyen kitap, çocuklara yaşadıkları ülkeyi keşfetme fırsatı sunarken yeni maceraların da habercisi oluyor.
Aliye ÖZENCİ
Eğitimci-yazar Akile Ruh’un “Hımhım ile Gizemli Mari-Dağın Öteki Tarafı” adlı çocuk kitabı, ülkemizin seçkin kitap mağazalarında raflardaki yerini aldı.
Akile Ruh tarafından kaleme alınan, illüstrasyonları ise Merve Koçer tarafından hazırlanan çocuk hikâye kitabı, masalsı dünyasıyla küçük okurları Kıbrıs’ın farklı köşelerinde keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın dünyası ve çizimleri oluşturulurken Kıbrıs’ın kendine özgü dokusu, sokakları, doğal güzellikleri ve mimarisinden ilham alındı.
Koza programına konuk olan Akile Ruh, “Hımhım ile Gizemli Mari”nin ortaya çıkış hikayesini, karakterlerini ve kitabın içeriğini anlattı. Ruh, masalın yalnızca çocuklara keyifli bir hikâye sunmayı değil, aynı zamanda doğa ve çevre sevgisini aşılamayı ve Kıbrıs’ın kültürel dokusunu küçük okurlara tanıtmayı amaçladığını belirtti.
Bir kurs ödeviyle başlayan hikaye
Pandeminin son dönemlerinde katıldığı kurslardan birinde verilen hikâye kurgulama ödevinin, “Hımhım ile Gizemli Mari” kitabının çıkış noktası olduğunu anlatan Akile Ruh, hikayenin ilk olarak zıt karakterler üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ruh, “Hocamız, ‘Bir hikâye kurgulayın. Bu hikayede zıtlıklar olsun. Siz bir hayvan olsaydınız ne olurdunuz? Karşınıza da tam zıt bir kahraman koyun’ dedi. Ben de kendimi özgür bir kuş olarak hayal ettim. Karşıma da tam tersi, kanadı olmayan bir kaplumbağa koydum. Hatta bizim carettalarımızdan biri olsun dedim. Hikaye böyle başladı.” ifadelerini kullandı.
Sihirli ve gizemli bir dünya
İlk olarak kuş ve kaplumbağa üzerinden şekillenen hikayenin zaman içerisinde değişerek geliştiğini belirten Ruh, kuş karakterinin daha sonra yerini çocukların hayal dünyasına hitap eden sihirli bir buluta bıraktığını söyledi.
Ruh, “Çocuklar sihirli ve gizemli şeyleri çok seviyor. Ben de kendimden biliyorum. Böylece hikâyenin dünyası daha gizemli bir hale geldi ve Hımhım ile Gizemli Mari doğdu.” dedi.
Alagadi’deki carettalar ilham oldu
Hımhım ve Gizemli Mari’nin macerasının yalnızca bir masal olmadığını vurgulayan Ruh, hikâyenin içine çevre ve doğa bilincine yönelik mesajlar da yerleştirdiğini söyledi. Özellikle caretta carettaların Alagadi sahiline yumurtlamak için gelişlerinden ilham aldığını belirten Ruh, kitap basılmadan önce bölgeyi ziyaret ederek yavru carettaların yuvadan çıkışlarını ve denize bırakılışlarını gözlemlediğini anlattı.
Bu deneyimin kendisi için çok özel olduğunu ifade eden Ruh, hikâyenin devamında KKTC’nin farklı bölgelerinin de yer aldığını belirtti.

“Dağın Öteki Tarafı”
Masal kitabının alt başlığının “Dağın Öteki Tarafı” olmasının özel bir nedeni olduğunu belirten Ruh, bu ifadeyle çocuklarda merak duygusu uyandırmak istediğini söyledi.
Ruh, “Birincisi, biraz merak uyandırmak istedim. Çocuk kitabı eline aldığında ‘Hımhım ile Gizemli Mari’ zaten ilgisini çekiyor. ‘Gizemli’ sözcüğü de çocuğun merakını uyandırıyor. Ardından ‘Dağın öteki tarafında ne var?’ diye düşünüyor. Dağın öteki tarafı hep merak konusu olmuştur” dedi.
Birlik ve dayanışma
Hımhım’ın sahip olmadığı uçma özelliğini keşfetmesinin de hikâyedeki zıtlıklardan yola çıkılarak işlendiğini anlatan Ruh, “Kuşta kanat var, Hımhım’da yok. Hımhım da ‘Keşke bende de olsa’ diye hayıflanıyor. Tam bu noktada Gizemli Mari hikâyeye giriyor ve ona ‘Bunu yalnız başına yapmak zorunda değilsin, ben seni uçurabilirim’ diyor. Aslında burada birlik ve dayanışma duygusu da ortaya çıkıyor. Dostlukları böyle başlıyor” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs ve doğa sevgisi
Mari’nin sihirli bulutuyla Hımhım’ı dağın öteki tarafına götürdüğünü belirten Ruh, bu yolculuğun küçük okurlar için aynı zamanda Kıbrıs’ı tanımaya yönelik bir keşif serüvenine dönüştüğünü söyledi.
Hımhım ve Mari’nin Haspolat Göleti’ne uğrayarak flamingoları gözlemlediğini anlatan Ruh, hikâye aracılığıyla çocuklara fark ettirmeden küçük bilgiler aktarmayı amaçladığını belirtti. Ruh, “Flamingoların oraya geldiğini, balıkçılları ve çevredeki doğal yaşamı hikâyenin içinde öğreniyorlar. Böylece hem masalı takip ediyor hem de çevre ve doğa hakkında küçük bilgiler ediniyorlar” dedi.
Lefkoşa’nın tarihî dokusu
Yolculuğun ardından Lefkoşa’ya uzandığını anlatan Ruh, Hımhım’ın şehir karşısındaki merakının da hikâyeye dahil edildiğini söyledi. “Lefkoşa’ya yaklaşırken Hımhım’ın gözüne çok fazla bina çarpıyor ve ‘Neden bu kadar ev var?’ diye soruyor. Mari de ona buranın bir şehir olduğunu, bu nedenle çok sayıda insanın ve evin bulunduğunu anlatıyor” ifadelerini kullandı.
Hımhım ve Mari’nin Lefkoşa’nın surlarını, yıldız şeklindeki yapısını ve Dikilitaş’ı da gördüğünü belirten Ruh, böylece masaldaki Kıbrıs yolculuğunun tamamlandığını ifade etti.
Doğa ve sorumluluk bilinci
Masalda caretta carettaların yumurtlama dönemine ilişkin bilgilerin de doğal biçimde aktarıldığını anlatan Ruh, Hımhım’ın hava kararmadan Alagadi’ye dönmesi gerektiğini söyledi. “Hımhım’ın yumurtlama zamanı geldiği için hava kararmak üzereyken geri dönmeleri gerekiyor. Mari de kendi masallar ülkesine dönmek zorunda. Çünkü onun da hava kararmadan dönmesi gerekiyor. Böylece ikisinin de yerine getirmesi gereken bir sorumluluğu oluyor” dedi.
Yeni maceralar yolda
Yolculuğun sonunda ise Hımhım ile Mari arasında yeni maceraların kapısını aralayan bir sözleşme gerçekleşiyor. Mari, Hımhım’ın yeniden gelmesini istiyor. Hımhım ise “Yine gelecek misin?” diye soruyor. Mari de ona “Evet, geleceğim ve seni başka yerlere de götüreceğim.” diyerek masalın devamı için umut veren bir kapı bırakıyor.
Bu mesajlada “Hımhım ve Gizemli Mari’nin tek kitap olarak kalmasını istemedim” diyen Ruh, devam eden çalışmalar hakkında da bilgi vererek, “Şu anda devamında yer alacak üç masal daha yazıyorum. Ancak üzerlerinde daha çok çalışacağım.” dedi.